Ben sosyal bir cerrahım

Kendisini sosyal bir cerrah olarak nitelendiren usta oyuncu Veysel Diker, “Sahnede, televizyonda, dizilerde hayatı kesip biçiyoruz. Hayatın anatomisini izleyicilere sunuyoruz” dedi

Ben sosyal bir cerrahım
Bugüne kadar hayat verdiği karakterler ile tiyatro sahnesinde ve televizyonda evlerimize konuk olan Veysel Diker, "Şen Makas" oyunu için geldiği İzmir'de Altan erkekli ile birlikte sahne aldığı 'Şifa Niyeti'ne isimli oyunundan, nisan ayı içinde çıkacak yeni albümüne ve Tiyatro 3023'e kadar pek çok konuda keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. Kendisini "sosyal bir cerrah" olarak nitelendiren Veysel Diker, "Oynamayı sevdim, sahneyi sevdim. Dolayısı ile sistem de beni sevdi. Ben oyunculuğu bile isteye seçtim. Kendimi keşfetmek ile ilgili heyecanlarım varmış. Sahnede, hayatın anatomisini sunuyoruz" dedi.

Şen Makas nasıl bir oyun?
Şen Makas güzel ve eğlenceli bir oyun. Tiyatro Kare'nin bir oyunu. Nedim Saban, bu oyunu 20 yıl önce de sahneye koymuş. Şimdi, yeni bir kadroyla tekrar koydu. Amerika'da 1972'den beri oynanan bir oyun. Oyunda bir kuaförü canlandırıyorum. Aslında Şen Makas konu olarak bir cinayet parodisi ve seyircinin de katıldığı interaktif bir oyun. Seyirci ile soru-cevap kısmımız var ve ikinci perdede seyirci ile birlikte katilin kim olduğu tespit edilmeye çalışılıyor. Ekip olarak 6 kişiyiz ve çok keyif alıyoruz sahnede. Yüksek performans sergilemek zorunda olduğunuz bir oyun. Oyun iki buçuk saati buluyor. Sahnede bu kadar yorulduğumu hatırladığım bir oyun yok.

Sanatçılar genelde okudukları bölümü bırakarak sanat okuluna yönelir. Ama siz harita bölümünü bitirmişsiniz....
Evet, harita bölümünü bitirdim. Üstelik çalışmaya da başlamıştım. Annem beni evlendirmeyi düşünüyordu. Her ay altın alıyordum falan (gülerek). Amatörce tiyatro ile uğraşıyordum zaten. Yaptığım iş içime sinmedi bir türlü. Her şeyi bıraktım.

Bu kararınızı tiyatrodan para kazanacağım diyerek mi yaptınız?
Hayır. Sadece mutlu olacağını düşünerek yaptım. Dediğim gibi harita bölümünü bitirmiştim. Güzel bir işe yerleşmiştim. Her şey aslına bakarsanız yolundaydı. Ama tiyatroyu çok sevdiğim için her şeyi bıraktım. Tekrar başa döndüm ve tekrar öğrenci olmayı seçtim. Ankara'ya gittim ve Ankara Üniversitesi D.T.C.F. Tiyatro Bölümü'nün sınavını kazandım. İlk üç ay itiraf ediyorum çok zor geçti.(gülerek)

1997'den 2016'ya kadar hiç üretmediğiniz yılınız olmamış. Devamlı filmlerde, dizilerde, tiyatro oyunlarında ve farklı televizyon projelerinde yer almışsınız. Ben sadece 36 tanesini sayabildim. Bu kadar üretken olmayı neye borçlusunuz?
Oyunculuğu hep çok sevdim. Oynamayı sevdim, sahneyi sevdim. Dolayısı ile sistem de beni sevdi. Ben oyunculuğu bile isteye seçtim. Kendimi keşfetmek ile ilgili heyecanlarım varmış. O gün bunu anlamam imkânsızmış ama bugün anlıyorum neyin peşinde olduğumu. Kendimin peşindeymişim ben. Bana mesleğiniz ne diye sorarsanız, hemen söyleyeyim. Sosyal cerrahım. Sahnede, televizyonda, dizilerde bizler hayatı kesip biçiyoruz. Hayatın anatomisini sunuyoruz. Biz hayatı bir anını, bir bölümünü sahneye taşıyoruz. Hayat giderken dur diyorsun. Hiçbir zaman ne oldum demedim.

İZMİR SEYİRCİSİ ANALİTİK DÜŞÜNÜYOR

Hayat tavsiyeniz var mı?
Ben mucizeye inanıyorum. Hayat koskocaman bir mucize. Hayat, bir sonraki anı bilmediğimiz bir süreç. Biliyormuş gibi davranırsanız kendi hayatınıza ipotek koymuş olursunuz. Ne olacağına hayat karar verecek. Hayat sana yeni şeyler sunacak. 1988'de İzmir'de Altan Erkekli'yi izledim sahnede. Benim zihinsel olarak tiyatro kararı vermemin en büyük etkilerinden birisi Altan Erkekli'yi sahnede görmek olmuştur. 30 yıl önceki bu dokunuş, bakın, bugün beni buraya getirdi.

Başarı ve sürekliliği nasıl sağladınız?
Hiçbir şey rastlantısal değildir. Şans faktörüne ancak sonuca gelindiğinde inanırım. Bir işte başarılı olmak için yeterlilik ve iş disiplini gerekiyor. Ben sanırım doğru anahtarlarla işi çözdüm. Sete vaktinde gittim, kendimi sürekli geliştirmeye çalıştım. Başka bir işleyiş var. Motivasyonun dağılabilir, belki dünyayı gezelim dersin. Bana bu ara bilmediğim ülkelerin, bilmediğim şehirlerinin sokaklarında sırt çantasıyla gezmek, oturmak, çevreye bakmak çok heyecan verici geliyor mesela.

İzmir seyircisini nasıl buldunuz?
Muhteşem. İzmir'de çok renklilik var. İzmir seyircisinin analitik düşünebilen bir yapısı var. Her zaman İzmir seyircisinden çok keyif alıyoruz.

Kendi tiyatronuz var. Biraz bahseder misiniz?
İstanbul'da bir sahnem var. Tiyatro 3023... Orası benim atölyem, keyfim, arka bahçem, benim lüksüm diyebilirim. Altan Erkekli hocam ile Şifa Niyetine adlı bir oyunumuz var. Ayda 5-6 kere oynayabiliyoruz. Ayrıca şimdi de bir albüm geliyor. Adı "Ayletmen Beni" Babamdan dinlediğim türküleri bugün Veysel Diker'in dinleyebileceği şekilde yorumladım ve vücuda getirdim. Klasik müziği çok seviyorum. Babamdan dinlediğim o türküleri bugünkü algımla ve batı altyapısıyla harmanladık. Albüm çalışması tamamlandı ve kapak tasarımı bitti. Sanıyorum Nisan ayı içinde albümü dinleyicilerle de buluşturacağız.
BİZE ULAŞIN