Dünya görüşü nedir?

Bu anlamda bir dünya görüşü edinebilmek için gerçekten aydın olmak gerekir. dünya görüşü deyimi genellikle kötüye kullanılmış ve çeşitli sınıf ve anlayışlara bağlı olanların ayrı ayrı dünya görüşleri olabileceği sanılmıştır.

Dünya görüşü nedir?

Cheler, insanı tanımak ve açıklamak iddiasındaki yaklaşımların çoğunu "yetersiz ve dar" bulur. Bütün çabasını, insanın "kozmostaki özel yerini gösterme"ye, onun diğer canlılardan "apayrı" bir varlık olduğunu kanıtlamaya yönelir. Ona göre, insan, bir "nesne" ya da "şey" değil; "geistle" (ruhsallıkla) donanmış bir mikrokosmos küçük evren'dir. Bir başka deyişiyle, makrokosmosu temsil eden bir varlıktır. Bu özelliği insanı, "kendi başına varlık (ensoi)'la (tanrıyla) benzer kılar; Onun diğer canlılardan "apayrı"lığını oluşturur: Sahip olduğu geist sayesinde biyolojik yanından kurtulur, "otonom bir varlık" olur.

Bu nedenle, diğer canlılarla insan arasında bir derece farkı değil, bir nitelik (mahiyet) farkı vardır. Scheler, aşağıdaki metinde, "psikolojinin bile araştırma konusu yapamayacağı" geist'in varlığını (özel varlık alanını) belirterek insanın sahip olduğu imkana dikkat çekiyor o, bu açıdan felsefi antropolojinin bir numaralı temsilcisi durumundadır. "Yığın hiç bir zaman filozof olamaz." Platon'un bu sözü bugün de geçerlidir. Çoğu insanlar dünya görüşlerini dinsel veya herhangi başka bir gelenek yoluyla edinirler.oysa felsefi bir dünya görüşünü amaçlayan kimse, kendi aklına dayanma cesaretini göstermelidir. O, alışılagelen bütün kanıları kuşkuyla karşılamak ve kendi kişiliğince açık seçik ve temellendirilebilir olmayan hiçbir düşünceyi kabullenmemek zorundadır.

Gerçi felsefe her zaman üstün bir düşünür kişiliğinin çevresinde toplanan seçkinlerin işi olmuştur, fakat felsefi dünya görüşü hiçbir zaman insanlık tarihinin gidişi üzerinde etkisiz kalmaz. Bütün tarih aslıda seçkinlerin ve onları izleyenlerin bir ürünüdür.felsefi seçkinler zümresinin etkileyici gücüne örnek Platon ve Aristoteles'in kilise üzerindeki; Kant, Fichte, Schelling ve Hegel'in özgürlük savaşları Almanya'sında politika, askerlik, edebiyat ve eğitim alanındaki etkileridir. Kısa bir süre öncesine kadar Alman felsefesi özellikle akademik felsefe bir dünya görüşünün ortaya konulmasından vazgeçmişti. Akademik felsefe yıllarca pozitif bilimlerin yalnızca bir hizmetçisi olmak ve bunların yöntem ve amaçlarını incelemekle yetindi. Böylece 19. yüzyılın son çeyreğinde felsefi araştırmalar bilgi kuramı ile deneysel psikoloji çerçevesi içinde kapalı kaldı. Oysa felsefe ne bir dinin ne de bilimlerin hizmetçisi olabilir. Bu görüş ışığında felsefe son yıllarda niteliği ve amaçları bakımından derin bir değişikliğe uğradı. Felsefe uzun çabalar sonucunda "metafizik" denilen problemleri belli bir çözüme götürmek için, pozitif bilimlerin önderliği altında değil, ama onlarla iş birliği içinde, yeniden temelli ve kesin yöntemler kazandı. Metafiziğin her türünü reddeden üç büyük düşünce akımı pozitivizm, Yeni Kantçılık ve historizm (tarihselcilik) günümüzde geniş ölçüde etkisini yitirdi.

BİZE ULAŞIN