ESAM'dan eğitim paneli

Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi ESAM tarafından, “Türkiye’de Eğitim Sistemi ve Problemleri” başlıklı program düzenledi. Yıldız Teknik Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen program, 9 Aralık 2017 Cumartesi günü yapıldı.

ESAM'dan eğitim paneli

Program, ESAM İstanbul başkanı Ekrem Arıkan'ın konuşması ile başladı. Konuşmasında ESAM hakkında bilgi veren Başkan, eğitimle ilgili hadislerden örnekler vererek İslam'ın bilime verdiği önemi belirtti.

Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy'un moderatörlüğünü yaptığı panele Prof. Dr. Hamdullah Şevli, Doç. Dr. Mustafa Doğan ve Doç.Dr. Murat Kirişci konuşmacı olarak katıldı.

Pisa Sınavı ve Türkiye başlıklı panelin konuşmacılarından Doç. Dr. Mustafa Doğan, Pisa sınavının içeriği, bu içeriğe göre yapılması gerekenler, teknik bilgiler ve değerlendirme kriterleri hakkında konuştu. PISA sınavından sadece sorulara verilen cevaplar değil bunun dışında sosyal, kültürel, ekonomik, coğrafik gibi birçok parametrenin de değerlendirmeye alındığını ifade eden Doğan ülkemizin sonuçlarını okurken bu parametreleri de dikkate almak gerektiğini belirtti.

Doç. Dr. Murat Kirişci ise; genel olarak Türkiye'de sınavları değerlendirirken Pisa sınavının Türkiye'de doğru tanımlanmadığını ve bazı mecralar tarafından hükümete karşı kullanıldığını ifade etti. Eksikliklerle beraber yeni bir yola girmiş olan Türkiye için bu seviyenin de sevindirici olduğunu söyleyen Kirişci, biraz sabır ve sistemli çalışmalarla istenilen noktalara gelinebileceğini dile getirdi..

Prof. Dr. Hamdullah Şevli de; "gelişmiş, kalkınmış güçlü Türkiye'yi inşa etmek için özgüveni yüksek, potansiyelinin farkında bir nesil yetiştirmek için, milli, ilmi ve irfani bir eğitim olmalıdır. Bunun için de öğrenciyi merkeze alan ve ailesini eğitimin içine katan eğitim sistemini 1-Öğretmen Eğitimi, 2-Müfredat, 3-Fiziki Ortam ve 4-Vizyon Sahibi Yöneticiler şeklinde oluşturup yeniden ele almak gerekmektedir. Öğrencilerin Fen ve Matematik okuryazarlığı ile okuduğunu anlama gibi temel öğrenme çıktılarını belirlemek amacıyla yapılan PISA sınavı sonuçlarının açıklanması ve OECD'nin yayınladığı rapor üzerinden eğitime yapıcı eleştiriler getirmek yerine, kamuoyunda bu konuyu siyasi malzeme aracı olarak kullanan beyanatlar verilmektedir. PISA sonuçlarının iyi olmadığını kabul ediyoruz. Ancak bu sonuçların nedenini derinlemesine analiz etmek ve ona göre eğitim-öğretim stratejileri geliştirmek amaçlanmalıdır." dedi.

Programın ikinci kısmında Bakırköy İlçe Milli Eğitim Müdürü Emrullah Aydın, Eğitimde Yeni Paradigma Arayışı başlıklı bir konuşma yaptı. Konuşmasında Türkiye'nin eğitim geçmişi ile geldiği noktalara değinen Aydın, bundan sonra yapılabilecek çalışmalar konusunda bilgiler verdi.

Programın son konuğu Ahi Evran Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Vatan Karakaya oldu. Yetişmiş İnsan Problemimiz ve Eğitimin Gücü başlıklı bir konuşma yapan Rektör Karakaya, "Yetişmiş insan; yeteneği, ilgisi ve istekleri doğrultusunda iyi eğitim almış birey, iyi eğitim almış insan gücüne de "nitelikli insan gücü" denilmektedir. Bu genel kabulden, özele doğru gidildiğinde "Nitelik veren eğitim nasıl yapılır?" sorusuna cevap aramalıyız. Öncelikli olarak bu eğitime muhatap olan insanı tanımak gerekir.

Bilginin insanda davranış değişikliği oluşturması, onun anlamlılığına bağlı olduğundan; bu bilgi kaynaklarının uyumlu olması da yetişmiş insanın ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Eğitim sistemimizi bu tasnife tabi tutarak yeniden yorumlamak zorundayız." dedi.

Program hakkında bilgi veren Prof. Dr. Bayram Ali Ersoy ise şunları söyledi:

"Bu programın yapılmasının amacı ESAM İstanbul şubesi tarafından hazırlanan 'PISA Sınavı ve Türkiye' başlıklı raporun konuşulması ve araştırma sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılmasıdır. Bu raporu hazırlamak ve bu programı düzenlemek konusundaki amacımız, ülkemizin uluslararası sınavlardaki eğitim karnesi hakkında bilgi vermek, yapılacakları konuşmak, gelecekte eğitim sistemimizin ve katıldığımız sınavların başarılarının daha iyi olması konusunda önerilerde bulunmaktır. Günümüzde eğitim konusunda güzel işler yapılmış olmasına rağmen ciddi problemlerin olduğunu da biliyoruz. Bu problemlerin gelecek nesillere bir miras gibi kalmaması en öncelikli derdimizdir. Çünkü ülkemizin en önemli kaynağının insanımız olduğunu ve yetişmiş insanlara olan ihtiyacın bu çağda çok önemli hale geldiğini biliyoruz. Eğitimde problemleri minimize ederken aynı zamanda düşünen, hayat içinde problem çözebilen, üreten bir gelecek için gereken her çabayı da göstermemiz gerekmektedir. Altyapıyı mükemmel hale getirmek, öğretim araç ve gereçlerinin en kalitelisini en iyisini almak yeterli değildir. Öğretmenlerimizi doğru yetiştirmezsek, düşünen, kritik yapabilen, üreten öğretmen ortamlarını oluşturmazsak bu kadar imkâna rağmen eğitim yolunda yine yaya kalırız. Geleceğimizi şekillendirecek olanlar bugünün çocukları, gençleri ve onları yetiştirecek öğretmenlerimizdir. Raporumuzdaki incelemelerin, sonuç ve önerilerinin bir adım olmasını temenni ediyoruz."

BİZE ULAŞIN