"Türkiye, yükselen bir küresel güç"

İngiliz The Economist dergisi, bu haftaki sayısında Türkiye'nin dış politikasına geniş yer ayırdı.

Türkiye'nin dışarıdaki gücü için "babalarından kalma rüya" tabirini kullanan dergi, Ankara'nın Arap dünyası, İsrail, İran, Amerika ve Avrupa ülkeleriyle iyi ilişkiler içinde olduğunun altını çizdi. The Economist, Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'un Türkiye için kullandığı "dünyanın yükselen yeni küresel gücü" tabirine dikkat çekti.

İran'daki seçimlerin hemen ardından Türkiye'nin Mahmud Ahmedinejad'ı kutlayan ilk ülkelerden biri olduğunu vurgulayan derginin haberinde, bunun, Türkiye'nin bazı kesimlerce batı dünyasına sırtını döndüğüne yönelik bir işaret olarak algılandığını yazdı.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, "İnsanlar sadece olayların bir yanını görüyor" sözlerine dikkat çeken The Economist, şu yorumu kullandı: "Türkiye'nin İran ile olan iyi ilişkileri, Batı dünyasının da işine yarıyor. Örneğin İngiltere'nin Tahran Büyükelçiliği'nde göz altına alınan İngiliz diplomatların serbest bırakılmasındaa Türkiye'nin payı büyüktü. Bunun yanı sıra Amerikalı askerler tarafından 2007 yılında Irak'ta yakalanan 5 İranlı diplomatın da serbest bırakılmasında da Türkiye'nin payı yine büyük"
The Economist, Türkiye'nin İsrail ile de ilişkileri iyi olan nadir Müslüman ülkelerden biri olduğunu, Uygur Türkleri konusunda Çin'e kafa tuttuğunu, ve bölgesinde ağırlığı olan bir ülke olması hasebiyle Amerikan Başkanı Obama'nın ziyaret ettiği ilk Müslüman ülke olduğunu yazdı.

"DAVUTOĞLU, EN ETKİLİ DIŞİŞLERİ BAKANLARINDAN BİRİ"

Haberinde sık sık Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nu metheden The Economist, Davutoğlu'nun Türk Dış Politikası'nın mimarlarından biri olduğunu yazdı. Davuoğlu'nun Türkiye Cumhuriyeti tarihinde en etkili dışişleri bakanlarından biri olduğuna dikkat çeken The Economist, "Davuoğlu'nun stratejisi iki temel üzerine kurulu. Bunlardan biri 'komşu ülkelerle sıfır problem', diğeri ise 'stratejik derinlik" ifadelerine yer verdi. Haberde, "Türkiye, her ne kadar Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrılan ülkelerle sıkı işbirliği içine girmiş olsa da, bunlardan hiç biri ülkeyi Avrupa Birliği'nden uzaklaştırmadı" denildi. Davutoğlu'nun, Fransa ve Almanya'nın Türkiye'ye karşı takındığı tavırlardan etkilenmediğini yazan The Economist, Davutoğlu'nun, "Bunlara kızmak, şikayet etmek yerine bu ülkelerle iş birliğine gitmeliyiz" sözlerine yer verdi.

"Fransa ve Almanya, Güney Kıbrıs Rum Kesimi'ne limanlarını açmayan Türkiye'yle Avrupa Birliği üyelik görüşmelerini dondurur mu?" sorusunu soran The Economist, "Türk siyasiler, Türkiye'den çok Avrupa'nın Türkiye'ye ihtiyacı olduğu görüşündeler. En son Türkiye'den geçecek olan Nabucco projesinin imzalanması bu inancı daha da pekiştirdi" yorumunu yaptı.

"TÜRKİYE'NİN STRATEJİK KONUMU, BİR KEZ DAHA GÜCÜNÜ KANITLADI"

Türkiye'nin stratejik konumunun, bölgesinde istikrar için bir güvence olduğuna işaret eden The Economist, Amerikan askerlerinin Irak'tan çekilmesi için geri sayım başlarken, Türkiye'nin Arap ve Kürt kökenli topluluklar arasında çıkması muhtemel bir çatışmayı önlemeye çalıştığını yazdı.

Son olarak Davutoğlu'nun ABD ile son derece iyi ilişkilere sahip oldukları yönündeki açıklamalarını haberine taşıyan The Economist, batılı bir diplomatın, "Ne zaman olay Türkiye-Ermenistan ilişkilerine gelse, her zaman kazanan taraf Türkiye oluyor" sözlerini aktardı.





BİZE ULAŞIN