İhracatta 'Samanpazarı modeli' sona eriyor

Devlet Bakanı Çağlayan "Her işi yaparım" mantıklı Samanpazarı modelinin sona erdiğini, Türkiye'nin ülke masaları kurarak hedefe odaklı ticaretle pazarını büyüteceğini söyledi

Küresel krizin yarattığı risklerin fırsata dönüştürülmesi için Ankara'da hummalı bir çalışma sürüyor. Dış Ticaretten Sorumlu Devlet Bakanı Zafer Çağlayan, bu yıl dünya ticaretinin 4 trilyon dolar gerileyeceğini belirtti ve Türkiye'nin ülke masaları kurarak hedefe odaklı ticarete yönelerek pazarını büyüteceğini söyledi. "Dünyada ayak basmadık yer bırakmayacağız" diyen Çağlayan, dış ticaretteki yapısal değişimin ana hatlarını şöyle çizdi:
Anlayış-felsefe farkı: 132 milyar dolarlık ihracatımıza rağmen ihmal ettiğimiz pazarlar var. Yeni ve hedef pazar çalışmasıyla hangi ülkeye niçin gitmemiz gerektiğini araştırıyoruz.
Ülke masaları: 30 yıl önce Samanpazarı'nda "Bilimum iş itinayla yapılır" tabelaları vardı. Bugün "Her işi yaparım abi" mantığı yok. Ülke masaları kuruyoruz. Hangi ülke nereden ne alıyor, biz ne satabiliriz, buna bakıyoruz
Türkler çekirge yemiyor: Çin'de yeterince fındık satamıyoruz. Biz nasıl çekirge yemiyorsak, onlar da fındık yemiyor. Oradaki insanı kendimiz gibi zannedersek yanlış yaparız. İnovasyon lazım.
Özelleştirilmiş dış ticaret: Dış ticaret hizmetlerini özelleştireceğiz. Ülkede araştırma yapma, bilgi derleme, işadamlarını karşılama, muhataplarıyla buluşturma gibi işleri yapacak performansa dayalı personel istihdam edeceğiz.
Baş teşrifatçı: DTM'yi bir dış ticaret şirketi gibi görüyorum. Benim personelim teşrifatçı, ben de baş teşrifatçıyım. Bundan sonra dış göreve giden arkadaşlarımıza devletin farklı kurumları bir ay eğitim verecek. Daha önce o ülkelerde çalışmış arkadaşlarımız bilgilerini paylaşacak.
Çin'e moral ziyareti: Sincan Özerk Bölgesi'ndeki son olaylardan sonra bir boşluk oluştu. Şanghay, Pekin ve Urumçi'yi kapsayan bir seyahate çıkacağım.
Akredite müteahhit: Bu yıl Libya'ya gitmeyi planlıyoruz. Bize, '11-12 milyar dolarlık yeni işiniz var' dediler. Biz de 'hepsini alabiliriz' cevabını verdik. Libyalılara da 'çantasını kapan firmayı kabul etmeyin. Türkiye Müteahhitler Birliği akredite etsin" dedik,
onlar da benimsedi.

BİZE ULAŞIN