''Türkiye krizde çok iyi bir imtihan verdi''

Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Özyeğin, Türkiye'nin bu krizde çok iyi bir imtihan verdiğini, ekonominin büyük ölçüde ayakları üzerinde durmayı bildiğini söyledi.

Özyeğin, Perakende Liderleri Platformu'nun toplantısında yaptığı konuşmada, Amerika ve Avrupa'daki ekonomik gelişmelerin başlamasının hem zaman alacağını hem de yavaş gelişeceğini kaydetti.

Özyeğin, özellikle Amerika'da şirketlerin daha az personelle iş yapmayı öğrenmelerinden dolayı işler açıldığında işsizlerin iş bulmasının zorlaşacağına dikkati çekti.

Türkiye'de 2008'in son üç ayında bankaların kredileri kıstığını, ancak son birkaç aydır bankaların müşterileri dolaşarak kredi vermek istediklerini anlatan Özyeğin, kurumsal ve ticari kredi talebinin ise az olduğunu kaydetti.

Perakende ve konut piyasasının çevre ülkelere göre çok daha iyi bir konumda olduğunu vurgulayan Özyeğin, şöyle devam etti:

''IMF Dünya Bankası toplantılarında şunu gözlemledim; önümüzdeki yıllarda Türkiye dünyada gelişmekte olan ülkeler içinde, Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin'den sonra en çok ilgi çeken ülkelerden biri. Türkiye bu krizde çok iyi bir imtihan verdi. Her ne kadar sanayi üretimi çok düştü, işsizlik çok yükseldiyse de ekonomi büyük ölçüde ayakları üstünde durmayı bildi. Bunun ana sebeplerinden biri bankacılık sektörünün 2001 krizinden sonra ayakları üstüne çok sağlam biçimde basmasıdır. Bankacılık sektörünün omurgasının sağlam olmasının ekonomide açılma başladığında tüm sektörlere faydası olacaktır.''

''TÜRKİYE'YE EN AZINDAN YABANCILAR KADAR GÜVENMEMİZ LAZIM''


Perakende sektörünün de geçen yılki konumuna geldiğini hatta bunun biraz üstüne çıktığını ifade eden Özyeğin, ''Krizin faydalı taraflarını da görmek gerekir. Hepimiz daha çok kağıdı, kalemi elimize aldık. Her şeyi daha ayrıntılı gözden geçirdik. Aldığımız ürünü nasıl daha ucuza alırıza baktık. Bundan dolayı kriz dönemleri şirketlerin daha verimli olmasını sağlayan bir dönem. Krizden çıkılıyor ve böyle bir kriz inşallah bizim ömrü hayatımızda bir daha tekrar etmez'' şeklinde konuştu.

Hüsnü Özyeğin, açıklanan bir rapora göre 2050'de Türkiye'nin İtalya hatta Fransa'yı GSMH açısından geçeceğinin tahmin edildiğini belirterek, ''Hepimizin Türkiye'ye en azından yabancılar kadar güvenmesi lazım. Türk insanı çok kreatif. Dubai'de işler yavaşladı, müteahhitlerimiz tası tarağı topladı Libya'ya geçtiler. Nerede iş varsa oraya giden bir milletiz'' dedi.

Büyümek için dışarıya da gitmek gerektiğini, ülke sınırlarının büyük hacimler yaratmaya yetmediğini ifade eden Özyeğin, Türkiye'nin gerçekleştirdiği açılımlara da işaret ederek, ''Çevre ülkelerle siyasi ortam sağlandığı zaman Türkiye'nin ekonomik anlamda da bundan istifade edeceğine inanıyorum'' diye konuştu.

Hüsnü Özyeğin, 9-10 yıl önce GİMA'nın sahibiyken indirim mağazaları kurmak fikrinin geliştiğini ve bunun için Almanya'ya giderek Aldi'yi gezdiklerini anlatarak, ''Bu işle ilgili yaptığımız en başarılı şey, kurduğumuz dükkanların isminin Aldi'ye benzemesi oldu. Biz de Endi'yi kurduk. Ancak herkes her işi yapamaz, bir işte başarılı olmak için ciddi efor, gayret ve emek lazım'' dedi.

''BİM GERÇEK ANLAMDA BİR BAŞARI HİKAYESİDİR''

Alman indirim marketi zinciri Aldi'nin eski Üst Yöneticisi (CEO) ve ''Konsequent Einfach'' Başkanlığını yürüten Dieter Brandes de Aldi ve indirim marketlerini anlattığı konuşmasında, ''BİM'i dünyada Aldi'nin en mükemmel kopyası olarak tanımlıyorum. Sadelik ve basit olmak her zaman çok güçtür'' diye
konuştu.

Dünyada 8 bin civarında mağazası olan Aldi'nin başarısındaki en önemli unsurun sadelik olduğunu ifade eden Brandes, günümüzde perakende sektöründe ihtiyaç duyulsun ya da duyulmasın çok karmaşık ve kompleks sistemler kullanıldığını söyledi.

Karmaşıklıktan uzak durup sadeliğe yakınlaşmanın başarıyı artıracağını ifade eden Brandes, ''Örneğin ben kredi kartlarını sıklıkla kullanmıyorum, neden? hesaplarımı daha sade tutmak için, karmaşıklığa yer vermemek için'' dedi.

Mastercard Güneydoğu Avrupa Genel Müdürü Özlem Erçelen İmece de Türkiye'de bankalar ve perakende sektörü arasındaki işbirliğinin Batı Avrupa'da bile görülmeyecek düzeyde başarılı olduğunu söyledi.

Yapılan araştırmalara göre 2003'te kredi kartlarının ayda sadece 4 kez kullanılırken şu anda ortalama 8 kez kullanıldığını ve erkeklerin de zannedilenin aksine kadınlara göre daha çok kredi kartı kullandığını belirten İmece, şu anda iş yerlerinde yapılan işlemlerin yüzde 52'sinin Mastercard ile yapıldığını belirtti.

BİZE ULAŞIN