Aldığımız krediyi binamız ödeyecek

14 milyon dolar harcanarak yenilenen Şişhane'deki yeni binasına taşınan İKSV'nin Genel Müdürü Görgün Taner, "Binamızın gelir getirmesi için salonumuz 365 gün konserlere açık olacak. Restoran, kafe ve hediyelik mağaza, aldığımız banka kredisini geri ödememizi sağlayacak" diyor

Pazar 13.12.2009
Son Güncelleme: Pazar 13.12.2009
ABONE OL
Önce Beyoğlu'nda ardından Pera denilen bölgede ve son olarak da Şişhane'de müthiş bir değişim yaşanıyor. Tarihi binaların bir kısmı el değiştiriyor, tadilattan geçiriliyor ve birbiri ardına butik oteller, restoranlar, kafeler açılıyor. Aslında Şişhane'nin değişimin İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın (İKSV) 2004 yılında satın aldığı ve 2005 yılında bienal mekanı olarak kullandığı Deniz Palas Apartmanı'yla başladığını söyleyebilirim. Önceki gün İKSV Genel Müdürü Görgün Taner ile restorasyonu tamamlanan ve hemen hemen her noktasına müthiş bir sanat eli değen İKSV'nin yeni mekanı Deniz Palas Apartmanı'nda buluştuk. İKSV'ye büyük emeği geçenlerden biri olan Şakir Eczacıbaşı'nın sanırım hayali de bu binayla gerçekleşmiş oluyor. Çünkü hakikaten de bir kültür ve sanat vakfı için bundan daha iyi bir bina olamaz. Görgün Taner ile buluştuğumuz gün binanın içinde hummalı bir telaş vardı. İKSV, 14 yıldır çalışmalarını sürdürdüğü Beyoğlu'ndaki Luvr Apartmanı'ndan Deniz Palas'a taşınmaya başlamıştı. Bir yandan binaya son rötuşlar yapılıyor, bir yandan da eşyalar taşınıyordu. Ancak binada taşınma telaşı bittiği ve ilk davet verildiği gün, herkes büyülenmeye hazır olsun. İstanbul, müthiş bir buluşma noktasına kavuşuyor. Türkiye'de gerçekleştirdiği kültür ve sanat festivalleriyle hak ettiği noktaya çoktan ulaşan İKSV, gücünü son olarak Fransa'da üstlendiği Türkiye Mevsimi ile de gösterdi. Mütevazı kalmaya çalışan İKSV'nin ekibinin başında 8 yıldır Görgün Taner var. Bu Pazar sizlere hem İKSV'nin yeni binasını hem Fransa'daki Türk Mevsimi'nin bugüne kadar olan sonuçlarını anlatması için mikrofonumuzu İKSV Genel Müdürü Görgün Taner'e tuttuk…

İKSV'nin yeni mekanı Deniz Palas Apartmanı'nın içine girdiğim anda büyülendiğimi itiraf etmeliyim. 1920 yılında Rum mimar Georges Coulouthros'un elinden çıkan Deniz Palas'ı Deniz Palas'a gelenleri kimlerin hangi sanat eserlerinin karşılayacağına gelince... Binaya dışarıdan bakıldığında ilk görülecek eser sanatçı Ayşe Erkmen'e ait. Ön cepheye yerleştirme yapan Erkmen, cephedeki bütün camlara rengarenk storlar yerleştiriyor. Beni en çok etkileyen eserlerden birini görmek için ise içerideki asansöre binmeniz gerekiyor. Çünkü asansör boşluğunda Canan Tolon'un aynalar ve ampullerle yaptığı enstelasyonu yer alıyor.

WC'DE BİLE SANAT!

Binanın girişindeki merdivenin üstünde Sarkis'in bir avize uygulaması, merdivenlerden yukarı çıkıp salona gelindiğinde ise Hüseyin Bahri Alptekin'in 2007 yılında Venedik Bienali'nde sergilediği 'Don't Complain' isimli ışık yerleştirmesi sizi karşılıyor. Salonun fuayesinin zemini, İnci Eviner'in mermer üzerine uyguladığı siyah beyaz desenlerden oluşurken, fuayenin tuvaletlerinde Fuat ve Murat Şahinler'in bir enstelasyonu sizi bekliyor.

CAM KÜPTE NE VAR?

Merdiven kovasında mekana özgü mühür baskı tekniğiyle gerçekleştirdiği Selim Birsel'in başak tarlalarına bakmaya doyamayacağınıza eminim. Ama bitmedi. Devam ediyoruz. İKSV'nin ciddi gelir elde edeceğine emin olduğum restoran katındaki cam küpün içinde Canan Dağdelen'in hem terastan hem de restoranın içinden izlenebilen seramik küplerden oluşturduğu bir enstelasyonu yer alacak. Binanın üstündeki teras katında ise 2007 bienalinde antreponun dış cephesinde kullanılan neon enstelasyon, el yazısı ile yazılmış bir slogan ya da mottodan oluşuyor: I believe in angels! Bu eser Çinli sanatçı Yang Jechang tarafından İKSV'ye bağışlanmış. Sanatçı Aydan Murtezaoğlu'nun, 3-4 ve 5'inci katların giriş camlarına kendi fotoğraflarından kapı camı üstüne uyguladığı kariyerist isimli eseri yer alırken, diğer sanatçıların eserleri de binadaki ofis katlarına yerleştiriliyor.