Baraj inşaatı için Siirt fıstığının nemine bakılıyor

Siirt'te 401 megavatlık Çetin Hidroelektrik Santralı için inceleme yapan Norveçli Statkraft, barajın bölgedeki nemi artırıp fıstık üretimini etkileyip etkilemeyeceğini bile araştırıyor

Norveçli Statkraft Siirt'te inşa etmeyi planladığı 401 megavatlık Çetin Hidrorelektrik Santralı için bölgedeki mikro iklimin değişip değişmeyeceğini inceliyor. Çevrede projeden etkilenmesi beklenen 15 köyün bu yöndeki endişesi üzerine İstanbul Teknik Üniversitesi'nden (İTÜ) bir ekip getirdiklerini ve inceleme başlattıklarını ifade eden Stakraft Türkiye Genel Müdürü Stainer Björnbet, yapılaca inceleme sonucunda ortaya çıkacak sonuçların bölgede yaşayanlarla paylaşılacağını ifade etti. Türkiye'de enerji yatırımları öncesinde riskli bölgeleri analiz ettiklerini ve bu HES yatırımı için daha az riskli bölgeleri tercih ettiklerini belirten Björnbet, 'Bugün Doğu Karadeniz'de elinize bir yatırım fırsatı geçse yatırım yapar mısınız? sorusu üzerine "Bu aslında projeye bağlı. Proje bazında konuyu inceleriz. Ama bizim seçtiğimiz bölgeler genellikle halkın bu yatırımlardan en az etkileneceği bölgeler" diye konuştu. Elektrik üretiminin yüzde 90'ının hidroelektrik santrallardan yapıldığı Norveç'te bu tür konularda çok büyük deneyim sahibi olduklarını ve iletişimin son derece önemli olduğunu ifade eden Björnbet, "Biz bir yatırım yaptığımızda muhakkak olarak o bölgede yaşayanların yaşam standartlarının olumlu yönde etkilenmesine dikkat ederiz. Temel ilkemiz bu" dedi. Siirt'teki Çetin santralı inşatında da 15 köyün etkilendiğini tesbit ettilerini ve 6 aydan bu yana bölgede 15 bilim adamından oluşan bir heyetle sosyal incelemeler yaptıklarını ifade eden Björnbet, bu çalışmalarda halkın ihtiyaçlarını ve yaşamlarına sürüdürülebilir anlamda nasıl olumlu bir katkı yapabileceklerini incelediklerini söyledi. Türkiye'deki en büyük problemlerinin yasal altyapının sürekli değişmesi olduğunu ifade eden Stainer Björnbet, "Norveç'te veya Avrupa Birliği'nde bir enerji yatırımı için lisans alma süreci en az 2 yıl sürer. Lisans alındıktan sonra ise herşey kolaylaşır. Türkiye'de ise lisans almak kolay ama daha sonra sürekli yönetmelikler dreğişytiği için yatırım sürecinre bir türlü geçilemiyor. Lisansı alıyorsunuz daha sonra ÇED alıyorsunuz. Norveçte ÇED'i ve lisansı veren kurum aynı. Yapılacak yatırımın bütün çevreye olan etkilerini de aynı kurum inceler, ondan sonra lisans vermeye karar verilir. Lisans verildikten sonra ise işler kolaylaşır" dedi.

'Elektrik fiyatı ucuzlar'
ÜRETİM özelleştirmesi sürecini de yakından takip ettiklerini ifade eden Björnbet, "Biz ilkesel olarak termik santrallar ile ilgili değiliz. Sadece yenilenebilir enerji kaynakları ile ilgiliyiz. Üretim özelleştirmeleri ile ilgili olarak da sadece portföyü biliyoruz. Bunun dışında sürecin nasıl işleyeceği, gelecekte fiyatların ne olacağı gibi konularda hiçbir bilgiye sahip değiliz" dedi. Buna rağmen Türkiye'de piyasanın açılıyor ve serbest rekabetin artıyor olmasının son tüketiciye olumlu yansıyacağını belirten Björnbet, "Ben Türkiye'de uzun vadede elektrik fiyatlarının düşeceğine inanıyorum. Bugün Norveç'te elektrik fiyatı kilovatsaat başına 3 eurocent civarında" diye konuştu.

BİZE ULAŞIN