TÜSİAD'ın gitmediği yerde Cumhuriyet Halk Partisi de yok

CHP'nin ekonomideki tercihi hiçbir zaman Anadolu ve Kaplanlar olmadı. Tercihini daima "yaşam tarzı akrabası" büyüklerden ve özellikle TÜSİAD'dan yana kullandı. Bugün TÜSİAD, Ankara'nın doğusunda yok. TÜSİAD'ın olmadığı ve bazı seçkinlerin "cahil ve fakir" diye küçümsediği bölgelerde CHP de yok

Salı 21.09.2010
ABONE OL
Dün ekonomik açıdan CHP'nin kafasındaki ülkeyle Türkiye'nin birbirinden farklı olduğundan bahsettik. Bu yüzden Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP'nin son referandumda halka ulaşamadığına değindik. Peki ekonomik açıdan halka inemeyen CHP, sermayeye inebiliyor mu? Gördüğümüz, Hayır! 20 yıldan bu yana tırmanan Anadolu Kaplanları gerçeği, CHP'nin bir diğer "kapsayamadığı alan" halini almış. Anadolu kökenli ve son referandumda "evet adresli" yörelerdeki firmaların, son 8 yılda yaptığı atak; Türkiye'nin ikinci 500 büyük firması arasında İstanbullu şirketleri azınlığa düşürmüş bulunuyor. 2002'de 500 büyük firmanın 234'ü Anadolu'dan çıkarken geçen yıl bu sayı 289'a yükselmiş. Son referandumda daha da açık şekilde görüldüğü gibi CHP'nin ekonomideki tercihi hiçbir zaman Anadolu ve Kaplanlar olmadı. Tercihini daima "yaşam tarzı akrabası" büyüklerden ve özellikle TÜSİAD'dan yana kullandı. Bugün TÜSİAD, Ankara'nın doğusunda yok. TÜSİAD'ın olmadığı "cahil ve fakir" bölgelerde CHP de yok. CHP'nin seçimine başka taraftan bakarsak, bir kitle partisi için ölümcül bir hata: 1 milyon 300 bin işletmesi olan Türkiye'de 500 civarındaki "krem tabaka" büyük şirketi tercih etmek. Başbakan - TÜSİAD polemiğinde Kılıçdaroğlu; "korkmayın, yanınızdayım" demişti. Oysa aynı süreçte "neden hep o kazanıyor?" diye sorgulanan Recep Tayyip Erdoğan; daha fazla istihdam yaratılsın diye, yalnızca TÜSİAD ile değil, TOBB ile de sertleşiyordu. Başbakan'ın işsizinden Anadolu'daki esnafına dek pek çok kesim, "bizim için büyüklerle çatır çatır kavga ediyor" derken, CHP'nin "yaşam tarzı akrabası" TÜSİAD'a verdiği destek, neden sürekli kaybettiğinin de bir başka ipucunu oluşturuyor. Başbakan büyük sermayenin karşısında işçiyi koruma gayretindeyken, CHP kurmayları tam tersi bir görüntü çiziyor. Zaten krizdeki çalışan kıyımları yüzünden geniş kitlelerin tepkisini çeken elit sermayenin yanında durmak CHP için siyasi intihar halini alıyor

Fakir ve cahil' Anadolu'nun alışveriş patlaması
Anadolu'nun tırmanışında bir başka gösterge; alışveriş merkezleri... AVM Endeksi'ne göre Anadolu'daki alışveriş merkezleri ilk defa ciroda İstanbul'daki AVM'leri geçmiş durumda.

Anadolu'daki
alışveriş merkezlerine ilk altı ayda 270 milyon ziyaretçi giderken, bu rakam İstanbul'da 225 milyon olarak gerçekleşti.

Aynı
dönemde Anadolu'daki AVM'ler 6.5 milyar, İstanbul'dakiler ise 6.1 milyarlık ciroya imza attı. Toplam ciro ise 12.5 milyarı aştı.

Anadolu Kaplanları tek örnek değil, gecekonduyu da ıskalamışlardı
CHP'nin Anadolu Kaplanları'nı ıskalayarak gösterdiği sermaye alanındaki 'hayati körlük' bundan yıllar önce sosyal hayatta da yaşanmıştı. 1980'li yıllarda patlayan gecekondulaşma, burada yaşayan dar gelirli ailelere yönelik seçim söylemlerini de "yokluk" üzerine şekillendirmişti. Zamanın CHP'si, bu dönemde de ekonomik açılımlarda bir başarı gösteremedi. Bunun sebebi, gecekondu gerçeğinden kaynaklanıyordu. Zira gecekondu, sanıldığının aksine, "yoksulluk ve yoksunluk odağı" değil, aksine, 2'nci TV'leri normal evlerden önce satın alan birer "beyaz eşya galerisine" dönmüştü. Kemalettin Tuğcu'nun hikâyelerinde ağlayan çocukları avutmak için tencerede aş yerine çakıl kaynatan yoksullar, zaman içinde, süpermarket ve AVM'lerin sadık müşterileri halini almış. CHP'nin göremediği değişimin bir yüzü de bu zaten.

İki anahtarın peşinde 40 milyon
İnsanlar büyüyen Türkiye'de artan refahtan daha fazla pay derdinde iken, yurttaşları "yoklukta eşitlemeye çalışan" CHP'ye itibar etmedi.

2 anahtar önerene siyaset şansı veren halk, zenginliği hayatın eksenini koyamayan CHP'den çözüm yerine daima olan biteni eleştiri" buldu.

Bugün tüketici kredisi kullananların sayısı 10 milyona ulaşmış durumda.

Ev veya araba almak için kullandırılan kredinin toplamı 102 milyar lirayı geçti.

Bu da 4 kişilik çekirdek aile üzerinden 40 milyon kişinin kredi sistemine dahil olduğunu gösteriyor.

YARIN: Enternasyonal Sol'dan yerel siyaset figürüne