Eğlencenin milyonluk baronesleri

Sting, Rihanna, Shakira gibi sanatçıları İstanbul'a getiren dev konserlerin arkasında bu iki isim var. İki ortak, altı yılda 21 konser düzenleyerek 36 milyon TL'lik ekonomi yarattı

Eğlencenin milyonluk baronesleri
Cumartesi 31.12.2011
Son Güncelleme: Cumartesi 31.12.2011
ABONE OL
Altı yıl önce "Organize İşler" filmiyle buluşan Beşiktaş Kültür Merkezi Genel Müdürü Zümrüt Arol Bekçe ve Garanti Bankası Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Elvan Bilge, bugün eğlence dünyasına yön veren kadınlar olarak anılıyorlar. Zira Sting, Rihanna, Shakira, Maron 5, Mark Knopfler, Lenny Kravitz, Roger Waters, Mamma Mia gibi birçok ünlünün Türkiye'deki konserinin arkasında bu iki ortak var. "Eğlence Dünyası'na yön veren kadınlar" olarak ün salan Erol ve Bilge'yi bir araya getirdik. Geçmişi ve 2012'nin yeni projelerini konuştuk...
Altı yılda eğlence dünyasında neler değişti?
Elvan Bilge:
BKM ile buluşmamız sayesinde 6 yılda bu kadar çok organizasyon düzenleyebildik. Biz de büyüdük BKM de. Markaya sanat anlamında ciddi şeyler kattılar. Dünyada dikkat çeken isimleri Türkiye'ye getirme cesaretinde bulunduk.
Yurtdışında konser seyrederken artık farklı düşünüyor musunuz?
E.B:
Yurtdışında bir performans seyrederken 'Türkiye'ye getirebiliriz' diye düşünüyorum. Bunların geri dönüşümlerini analiz ediyoruz. Bu konuda bir tecrübe kazandığımız kesin ama yine de BKM'nin yönlendirmesi çok önemli.
Sponsor olma kararını verirken tedirginlik yaşadınız mı?
E.B:
Oldu... Şu an baktığımızda da üç değil beş organizasyon yapmak istiyoruz. Garanti Bankası bu yıl yine çok konuşulacak bir projeye imza atacak.
Risk aldığınıza inanıyor musunuz?
Zümrüt Arol Bilge:
Kesinlikle risk alıyoruz. Biz Mamma Mia'yı getirirken Türkiye'ye daha önce hiç müzikal gelmemişti. 'Nasıl yaparız' dedik ve hep birlikte Londra'ya gittik. Anlaştık, sonra çok yoğun bir hazırlık dönemi geçirdik. Mamma Mia'nın dünyada mavi değil de yeşil yapılmış tek afişi bizim ülkemizde. Bu tip uygulamalar büyük logolardan çok daha fazla etkili oluyor.
Kuruçeşme Arena'daki konserlerde nasıl bir ekonomik hareketlilik oluyor?
Z.A.B:
Mekanın yarattığı kültürel faydanın dışında, Mayıs - Eylül ayları boyunca turizm konusunda da çok yoğun bir hareketliliğe sebep oluyor. Arena, sadece Türkiye için değil, bölgedeki diğer ülkeler için de heyecan verici konserlerin yapıldığı efsanevi bir mekân olarak biliniyor. Uluslararası isimlerin konserlerine hem Avrupa ülkelerinden hem de Türkiye'nin kuzey ve doğu komşularından pek çok müzikseverin katılmasıyla ulaşım, konaklama ve yiyecek içecek sektörlerinde fark edilir artışlar gözleniyor. Yerli veya yabancı tüm konserlerde ve etkinliklerde yüzlerce görevli çalışıyor. Ekonomik hareketliliğin yükselmesiyle istihdama da katkı sağlanıyor.

Türkiye'ye kimse 'hayır' demez
Türkiye'ye getirmeyi hayâl ettiğiniz sanatçılar kimler?
Z.A.B:
Lady Gaga'yı düşünüyoruz. İlk ünlü olduğu zamanlarda getirelim dedik. Hatta gidip izledik. Fiyatı çok uygundu, olmadı. Şimdi misli misli paralar istiyor, biz de istiyoruz ama denk getiremedik. Bir de tabii ki "Priscilla Quinn of the desert" gerçek hayalim. Peruklar falan da tam olur, sanki Bonus için yapılmış gibi.
Bugün Türkiye'ye 'hayır' diyecek bir sanatçı var mı?
Z.A.B:
Bence hiç yok. İstanbul dendiğinde hepsi çok heyecanlanıyor ve gelmek istiyor. Muhteşem boğaz manzarasında konser verme fikri muazzam geliyor. Hatta Amy Winehouse'u çok riskli bulduğumuz için teklif vermedik. O riske girmek istemedik.

Shakira'nın Kuruçeşme konseri referans oldu
Peki sanatçılar eskisine oranla kolay geliyor mu?
Z.A.B:
Geçen gün bir sanatçı için teklif verdim. Dünyanın en önemli menajerlerinden biri, mekân ise Turkcell Kuruçeşme Arena olacak. Shakira'nın Youtube'daki İstanbul videosunu yolladım. Sahneye çıktığında şöyle demişti; "Buraya çıkmak için ben size para vermeliydim." Çok etkilendiler. Örneğin biz Maron 5'i neden nisanda burada yaptık? Çünkü Kuruçeşme Arena'da çıkmak istediler. O görüntüleri izlemişler. Sinan Erdem'de de, Abdi İpekçi'de de rezervasyonum vardı. 18 derecede konser verdiler.