IMF de 'karavanacılar' gibi

Türkiye para politikasıyla cari açığı azaltıp istihdamı artırdığı için dünyaya örnek gösterilirken IMF tam tersi rapor yayımladı. Eylül ayında hazırlanan rapor ocak ayındaki gelişmelerden hiç bahsetmiyor. "Faiz artırın" diyen raf ömrü dolmuş raporun döviz ve faizde düşüş yaşanırken yayımlanması ise dikkat çekti

Uluslararası Para Fonu (IMF) dün raf ömrü dolmuş bir raporla Türkiye ekonomisini karalayıp tıpkı içerideki 'Karavanacı ekonomistler' (link: http://www.sabah.com. tr/Ekonomi/2012/01/28/karavanaci-ekonomistler) gibi faiz artırımı istedi. IMF tarafından eylül ayında yazılıp, kasımda revize edilen raporun ocak ayı boyunca yaşanan gelişmeleri dikkate almadan ve Türkiye piyasalarında sakinleşme sağlandığı sırada dün yayına verilmesi ise dikkat çekti.

FAİZ ARTIRIMI İSTİYOR

19 Eylül'deki raporu 22 Kasım'da yenileyen IMF, aradan iki ay geçtikten sonra siteye koydu. Türk ekonomisinin yabancı sermayeye bağımlılığının bir risk olduğunu belirten IMF, bunun da geçmiş 10 yılda sağlanan esnekliği zedeleyerek kırılgan hale getirdiğini iddia etti. IMF buna çözüm olarak Merkez Bankası'nın faiz artırımı yapmasını öner

IMF NE DİYOR
Faizi yükseltirseniz, sermaye çıkışı riski azalır, yumuşak iniş olur.
Makroekonomik politikalar gevşek, rekabet gücü eksik. Bu yüzden ithalata yoğunlaşan bir iç talep var. Bu da cari açığı yükseltiyor.
Tasarruf düzeyi düşük, ithalatta sermaye akışına güveniyorsunuz.
Para politikası çok yüklü ve alışılmamış.
Para politikası çok yüklü ve alışılmamış.
Cari işlemler açığı yüzde 7.8, petrol giderleri hariç cari işlemler açığı ise yüzde 1.8 olarak tahmin edildi.
2009'dan bu yana sermaye Türkiye'deki sağlıklı bilançolar ve Türk politika üretenlerin küresel krize hızlı karşılıklarıyla yoğunlaştı.

EKO YORUM
Süleyman Yaşar-Sabah Gazetesi Yazarı
Rapor şaibeli
IMF raporu Türkiye'nin makro ekonomik analizinde tutarsız. Ve şaibeli bir rapor. Niye? Çünkü IMF raporunun "uzun dönemli perspektif" bölümünün dördüncü maddesinde Türkiye ekonomisinin en önemli sorunu olarak gündemde tutulan cari açığın özel tasarruf ve yatırım açığından kaynaklandığı belirtiliyor. Geniş bir kayıtdışı ekonominin özel tasarrufları kısıtladığı ileri sürülüyor. O halde IMF'nin Türkiye'nin temel sorununun cari açık yerine kayıtdışı ekonomi olduğunu vurgulaması gerekirken bunu yapmayarak adeta birilerini korumaya alıyor. Son dönemde yeni Ticaret Kanuna yapılan saldırılar da dikkate alındığında özellikle IMF'nin raporunu yazarken kendisini yönlendiren statükocu İstanbul sermayesini korumaya çalıştığını ileri sürebiliriz. Çünkü IMF kayıt dışı ekonominin, cari açığı nasıl finanse ettiğini araştıracağı yerde bu konuyu görmezden gelip doğrudan cari açığın özel tasarruf ve yatırım farkından kaynaklanan bir sorun olduğunu belirtmesi tutarlı bir analiz olmuyor. Anlayacağınız IMF, statükocu sermayenin cari açığın oluşmasına neden olan bir cepten bir cebe borçlanması "back to back" işlemlerini örtbas etmeye çalışıyor.Ve bu konuya hiç girmiyor.Bunun nedeni "Türkiye'de kazanılıp, çoğunluğu gelişmiş ülke bankalarında tutulan tasarrufların çıkışını önlemek olabilir mi?" sorusu insanın aklına geliyor doğrusu. Yani IMF zenginlerin jandarmalığını yapmaya devam ediyor.

Oğuz Karamuk-Sabah Gazetesi Ekonomi Müdürü:
Kasıt yoksa IMF bir açıklama yapmalı
Hangisi daha dikkat çekici bilmiyorum. Rapordaki tahminlerin yanlış olması mı yoksa IMF'nin yanlış olduğunu bile bile, bu raporu Türkiye piyasalarında istikrar sağlandığı ve beklentilerin hızla olumluya döndüğü bir dönemde yayımlanması mı? Rapor eylül ayı şartlarına göre hazırlanmış ve bir zahmet kasım ayında bazı veriler güncellenmiş. Birçok iddialı ve olumsuz tahmin, üstü örtülü tehdit içeriyor. İlla bir faiz artırımı isteniyor. Oysa şu an faiz indirimini konuşuyoruz değil mi? Koskoca bankaların genel müdürleri televizyonlarda faiz indirimi olacağını söylüyor! Cari açık kapanıyor, ihracat, istihdam artıyor. Hatta doların daha fazla düşmesini istemeyenler de her geçen gün çoğalıyor. Demek ki uygulanan para politikası doğruymuş. Tamam IMF, aynı bizim 'Karavanacı Ekonomistler' gibi tahminlerinde yanılmış olabilir. Ancak raporu neden dün yayımlıyor, anlaşılması güç, sosyal sorumlulukla, iyi niyetle örtüşmeyen bir davranış. IMF eğer Türkiye'ye spekülatif atak yapan o meşhur lobinin bir parçası değilse bir açıklama yapmalıdır. Çünkü yaptıklarının ekonomi içinde izahı yok.




BİZE ULAŞIN