Akbank'tan döviz uyarısı

Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, Türkiye'nin büyümesi için uzun vadeli kredilerin döviz yerine TL ile verilmesi gerektiğini söyledi.

Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, ''Türkiye'nin büyümesi için uzun vadeli kredilerin, döviz değil Türk parasıyla verilmeye başlanması lazım. Artık kendi paramızı daha fazla kullanmamız lazım'' dedi.
Binbaşgil, Grand Yazıcı Otel'de düzenlenen Uludağ Ekonomi Zirvesi'ndeki ''Finans Merkezine Doğru'' başlıklı oturumda yaptığı konuşmada, Türk bankalarının Avrupa ve ABD'deki bankalardan daha şanslı olduğunu belirtti.

Problemlerle uğraşmadan, ileriye güvenle bakabildiklerini ifade eden Binbaşgil, ''2 trilyonluk ekonomiye ulaşmak için bankacılığın da daha yüksek miktarlara sahip olması gerekiyor. Bu kapsamda politikaların dengeli ve sürdürülebilir olması lazım'' dedi.

Binbaşgil, öz kaynakların sağlam olması gerektiğini vurgulayarak, ''Büyümeyi karlılık içinde yapmak lazım. Ülkede büyüme potansiyel var. Türkiye 2012'de yüzde 4 büyüyecek. Bununla beraber kredi hacminin yüzde 15, meblağların da yüzde 13 civarında artmasını bekliyoruz. Planlarımızı bu yönde yapıyoruz. Yatırımlara devam edeceğiz. Hepimizin dikkatli olması gereken bir dönemden geçeceğiz. Bu süreçte verimlilik, risk yönetimi, altyapı önemli olacak'' diye konuştu.

Türkiye'deki tasarruf ve kaynak miktarının büyümesi gerektiğini ifade eden Binbaşgil, şunları kaydetti:

''Türkiye'nin kaynak problemi var. 10 ekonomi arasına gireceksek, cari açığı halledeceksek, bunu da halletmemiz lazım. Açıklanacak tedbirlerle beraber kaynağın vadesini uzatabilmek çok önemli. Bu vadeleri bizim uzatabilmemiz lazım. Türkiye'nin büyümesi için uzun vadeli kredilerin, döviz değil Türk parasıyla verilmeye başlanması lazım. Artık kendi paramızı daha fazla kullanmamız lazım.''

''Bankaların müşteriye sahip olması lazım''
Accenture Avrupa-Afrika-Latin Amerika Bankacılık Sektör Lideri Eugenio Bonomi de Türkiye'ye yabancı yatırımcıların fırsatlar ülkesi olarak baktığını söyledi.

Güvenin çok sarsıldığı ortamda bankaların saygınlığını yeniden kazanması gerektiğini vurgulayan Bonomi, ''Topluma daha fazla refah getirecek projeler lazım. Müşterinin önüne koyup satmak yerine, ihtiyacını tespit ederek, müşteriye sahip olma anlayışının yerleşmesi lazım. Müşteri için çok fırsat var rakiplere gitmesi için. Yani müşteriye sahip olmak bankacılık için asıl konu olması lazım'' diye konuştu.

Bank Asya Genel Müdürü Abdullah Çelik de Bankalar Kanunu içerisine alınmalarının kendilerine olumlu yansıdığını söyledi.

Katılım bankalarının bankacılık sektörü içindeki payının 2002'den sonra yüzde 1,9'dan 4,6'ya çıktığını belirten Çelik, ''Payımız 4 milyardan 56 milyara çıktı. Konsept gereği faiz hassasiyeti olan kesimin tasarruflarını sisteme çekmek için önemli bir işlev yapıyoruz. Hükümet tarafından katılım bankalarının yeteri kadar ciddiye alınmadığını görüyoruz. Açıklanan 71 maddelik plan içerisinde sadece 2 madde faizsiz bankacılıkla ilgili'' görüşünü kaydetti.

İstanbul'un faizsiz bankacılığın merkezi haline getirilebileceğini ifade eden Çelik, ''2023'te katılım bankalarının payının dünyada 8 trilyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor. Türkiye'de de yüzde 4,5 olan payımızın 15'lere ulaşması hayal değil'' dedi.
BİZE ULAŞIN