Yerli sanatçıya teşvik Türkiye'ye kazandırır

İstanbul küresel finans merkezi olacaksa kültür, sanat, moda olmadan olmaz, kuru kalır. Ama bunun için de yerli sanatçıya destek şart. ABD, Kennedy'den bu yana yerli sanatçıya vergi teşviki uyguluyor. Avrupa galeride satılan sanat eserinden % 8 KDV alıyor. Bizde ise bu rakam % 18. Sanat tarihçisi Yalçın Sadak'a göre artık sanatçılarımıza teşvik vermek zorundayız

İstanbul uluslararası alanda finans merkezi olma yarışında. Dünyadaki finans merkezi denilince akla gelen ilk rakipler New York, Londra, Paris, Milano, Hong Kong... Çok kültürlülük ve ticaret hepsine sosyal bir zenginlik getirmiş. Hemen hepsi moda ve sanatta da birer trend belirleyici. Bu vasıfları şehirlerin sakinleri için büyük bir kazanç kapısı. Modasından gösteri dünyasına, sanatından eğlence sektörüne kadar dev ekonomiler yaratılmış. Üstelik bu ekonomiyi sakinlerinden çok ziyaretçileri besliyor, yüksek bedeller ödeyerek. Haksız mıyım? Aramızdan gidenler muhakkak vardır... Saydığım şehirlerin hiçbirinde gündelik fiyatlar Türkiye'dekinden ya da İstanbul'dakinden daha ucuz değil. Herşey dünyanın parası. Bize gelen turist kişibaşı bin dolar bile harcamıyor. Ama biz yurtdışına gittiğimizde kat kat fazlasını bırakıp geliyoruz. Neden? Çünkü göze daha güzel geliyor, tasarımları daha güzel oluyor vs... Olay artık sadece kalite değil ki, tasarım, dizayn, estetik. Sonuçta hepsi beğeniden ve sanattan türeyen kavramlar. Sözün özü moda olmadan, sanat olmadan, estetik olmadan, yeme-içme, eğlence olmadan bir finans merkezi planlamak pek mümkün görünmüyor...

BÜYÜK SERVET AKIYOR

Ben Eko Sanat'ta üstüme düşeni yapmak istedim. Bu konuda neler yapılabilir, Türkiye'nin en ünlü sanat tarihçilerinden birine sormak istedim. Türkiye'nin en ünlü koleksiyonerlerine sanat tarihi dersi veren araştırmacı yazar Yalçın Sadak'a sordum. Bana konuyla ilgili ekonomi boyutu da çok önemli olan ilginç bilgiler aktardı. 1950'li yıllara kadar ABD'de sanat ve kültürün Avrupa'ya bağımlı olarak sürdüğünü ve Amerikalı zenginlerin sanat eseri vb. kültür varlıkları için Avrupa'ya büyük bir servet akıttığını söylüyor Sadak. Efsanevi Başkan John Fitzgerald Ken- nedy ise ülkesinden para kaçıran bu akımı tersine çevirmek için bir yasayla Amerikan sanatçılarının galerilerde satılan eserlerine bir süreliğine vergi muafiyeti getirmiş. Avrupa'dan gelen eserlere ise aynı şekilde yüksek vergi uygulanarak yerli sanatçılar için önemli bir rekabet avantajı yaratılmış. Yalçın Hoca tarihsel gelişime bakıldığında bu yasanın, Amerikan sanatı açısından en büyük fiziksel devrimlerden birini gerçekleştirdiğini belirtiyor. O yasadan sonra ABD'li ressamların eserlerinin fiyatı hızla yükselişe geçmiş. Bugün dünyanın en pahalı ressamları arasında ABD'liler zirveye oynuyor. Sanırım Jackson Pollock, Andy Warhol denildiğinde hemen herkesin aklına 10 milyonlarca dolarlık tablolar geliyordur.

VERGİ AVANTAJI VAR

Ayrıca sözkonusu yasanın ardından yaşanan sanatsal gelişimin, ABD müzeciliği ve turizmine yaptığı katkıdan bahsetmeye sanırım fazla gerek de yok. Bugün sadece Metropolitan, MoMA gibi müzeleri milyonlarca turist ziyaret ediyor. Meraklısı Manhatten, Chealsea'ye gidip sokaklarındaki galerilerde 100 binler, milyonlar döküp Amerikalı ressamların eserlerini satın alıyor. Üstelik Amerika kendi sanatını canlı tutmak adına bugün hâlâ belirli yasaları uyguluyor. Örneğin bir yabancı Amerika'ya gidip Amerikalı sanatçının eserini aldığında hiçbir vergi ödemiyor


BİZE ULAŞIN