Yerli otoya 2 babayiğit talip

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, yerli otomobil üretimi ile ilgili, ''Şu anda öyle bir babayiğit yok falan demiştik. Şimdi 1-2 tane babayiğitle görüşmeye başladık'' dedi.

CNN Türk'te açıklamalar yapan Çağlayan, yerli otomobil üretimine ilişkin bir soru üzerine, ''Şu anda öyle bir babayiğit yok falan demiştik. Şimdi 1-2 tane babayiğitle görüşmeye başladık'' diye konuştu.

Firmaların ismi hakkında bilgi vermeyen Çağlayan, firmaların yurt içinden mi yoksa yurt dışından mı olduğuyla ilgili soruya, ''Dışarıdan, ama Türkiye'de de olan bir şey. İki gün evvel bu konu üzerinde önemli bir görüş alışverişinde bulunduk. Ne beklediklerini, ne istediklerini anlattılar ve bizim bu konuda taleplerimizin ne olduğunu ifade ettik. Önümüzdeki günlerde birkaç kez daha görüşeceğiz. Ümit ediyorum ki, inşallah şu anda benim bire bir yapmış olduğum görüşme bu. Herhalde iyi bir seviyeye gelecek, çok kısa birkaç gün önce'' yanıtını verdi.

Çağlayan, görüşmelerin sonucundan umutlu olup olmadığına ilişkin bir soru üzerine de ''Babayiğit yavaş yavaş çıkacak. Şu anda babayiğit adayı var, namzetleri var, onlarla görüşüyoruz. İnşallah bu konuda Sayın Başbakanımızın Türk sanayisi, Türk ekonomisi adına yapmış olduğu bu çağrı inşallah yerini bulacak. Bekleyin bakalım, ümit ederim inşallah güzel bir haber gelecektir'' dedi.


''FAİZ İNDİRİMİ KONUSUNU UZUN SÜREDİR KONUŞUYORUZ''

Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı'nın ölçülü faiz indirimine gidilebileceğine ilişkin açıklamaları ile ilgili, ''Faiz indirimi konusunu uzun süredir konuşuyoruz. Çünkü, Türkiye'nin şu anda her türlü şartları buna müsaittir. İlla bunun olması için Fitch'in değerlendirmesini beklemenin bir anlamı yoktu'' dedi.

Ekonomi Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamaya göre, CNN Türk'te yayınlanan programa katılan Çağlayan, Başçı'nın dün Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nda yaptığı açıklamalara ilişkin bir soru üzerine Türkiye Cumhuriyeti'nin bir vatandaşı, eski bir sanayici ve Ekonomi Bakanı olarak Türk Lirası'nın değerli olmasının kendilerine gurur verdiğini söyledi.

Buna karşın, Türk Lirası'nın aşırı değerlenmesinin ithalat konusunda sıkıntı yarattığını ifade eden Çağlayan, ''Çünkü, Türk Lirası'nın aşırı değerlendiği zamanlara bakın, mutlaka ithalatımız artmıştır ve sanayinin iç üretimle ilgili haksız bir rekabet unsuru oluşmuştur ve arkasından cari açık problemi gelmiştir. Burada söylenen şey, mutlaka Türk Lirası'nın aşırı değerlenmesiyle ilgili politika yapıcıların, politika belirleyicilerin gerekli politik tedbirleri alması'' dedi.


''FAİZ İNDİRİMİ İÇİN FİTCH'İN KARARI BEKLENMEYEBİLİRDİ''

Merkez Bankası Başkanı Başçı'nın faizin ölçülü olarak indirilebileceğine ilişkin sözlerini de değerlendiren Çağlayan, Merkez Bankası'nın Türkiye'nin önemli ve bağımsız bir kuruluşu olduğunu ve proaktif olması gerektiğini ifade ederek, şunları söyledi:

''Merkez Bankası, hadiselerin peşinden gidemez, reaktif olamaz. Merkez Bankası gibi politika belirleyen, Merkez Bankası gibi önemli bir regülasyon görevine haiz olan ve kendisine yasayla ilgili verilmiş olan görevi bir taraftan fiyat istikrarı, ama bununla beraber asıl finansal istikrarı sağlamak ve meselelerin tamamına bakmak zorunda olan bir kuruluştan benim beklediğim, Ekonomi Bakanı olarak, eski bir sanayici olarak, Sanayi Odası Başkanı olarak proaktif bir davranıştır. Dolayısıyla, bu faiz indirimi konusunu uzun süredir konuşuyoruz. Çünkü, Türkiye'nin şu anda her türlü şartları buna müsaittir. İlla bunun olması için Fitch'in değerlendirmesini beklemenin bir anlamı yoktu. Fitch'in böyle bir geç kalmış ve Türkiye'nin hakkının geç teslim edilmiş olduğu bir değerlendirmeyi yapmasına gerek yoktu.''


''FAİZ İNDİRİMİ KAÇINILMAZ HALE GELDİ''

Bakan Çağlayan, ''6 yıldır hedefi tutturamayan bir Merkez Bankası'ndan faiz indirimi talebinde bulunmanın ne kadar doğru olduğu''na dair bir soru üzerine, Merkez Bankası'nın önemli, gayretli çalışmaları ile ihracatçıya destek veren tutum, davranışları da olduğunu dile getirdi.

Buna karşın, 2008-2009 krizinin yaşandığı dönemde Amerikan Merkez Bankası, Japon Merkez Bankası, Avrupa Merkez Bankası gibi merkez bankalarının faiz indirimine gitmesine karşın Türkiye'de faizin yüzde 16 seviyelerine çıktığını ve bu seviyeden geri dönüşün hayli güç olduğunu hatırlatan Çağlayan, ''Tabii, burada faiz indirimi aslında kaçınılmaz bir hale gelmiş. Türk Lirası'nın aşırı değerlenmesi Türkiye'nin ihracatına zarar verir, ithalatını körükler ve şu andaki ekonomik gidişimizi maalesef olumsuz etkileyebilir. Bu konuda Merkez Bankası, bakın bir sözlü ifadesi bile bu konudaki dengeyi sağlamaya yetti'' diye konuştu.

BİZE ULAŞIN