Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım

  • 1
  • 60
Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım
Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım

Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım

BURCU ALDİNÇ

Haber spikeri Sonay Dikkaya yedi ay önce sevdiklerini, ailesini ve çok sevdiği ülkesini bırakıp Orlando'ya taşındı. 10 yaşındaki otizmli oğlu için bu kararı verdiğini söyleyen Dikkaya ile binlerce kilometre uzaklıktaki yeni yuvasında buluştuk.

  • 2
  • 60
Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım
Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım

Sonay Dikkaya'yı hepimiz ekranlardan tanıyoruz. Haber spikeri denilince aklımıza ilk gelen isimlerden. Şimdi ekranlardan uzak. Şarkıcı Ufuk Yıldırım'la olan evliliğinden dünyaya gelen 10 yaşındaki oğlu Şan ile geçen ağustos ayında tasını tarağını toplayıp Orlando'ya yerleşti. Bu kararı almasının en önemli gerekçesi ise Şan'ın otizmli olması. 2007'de beş buçuk aylık, 600 gram doğduğunda "Yaşamaz" denilen Şan bebek yaşam savaşını kazanmıştı. Sonrasını ise hiç birimiz bilmiyorduk. Dört yaşında otizm tanısı konan Şan hakkında hiç konuşmamıştı Dikkaya. "O dönem hazır değildim" diyor. Bizim yollarımız da Orlando'da anne-oğulun yeni yuvasında kesişiyor. "Ablam" diye hitap ettiği ve Orlando'da en büyük destekçisi olduğunu söylediği annem araya giriyor ve Sonay'la Şan'ın evlerini ziyaret ediyoruz. Otizm hakkında bu onun ilk röportajı. 43 yaşında sevdiklerini, kariyerini bırakıp oğlu için Orlando'ya taşınma kararı vermesini anlatıyor. "Bu saatten sonra Şan'la olmak istiyorum, gezip tozmak değil derdim" diyor. "Türkiye'de bize garip bakan gözler burada yok" derken de gözleri doluyor.

  • 3
  • 60
Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım
Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım

- Sizi en son erken doğan Yiğit Şan bebeğin yaşam mücadelesinde bırakmıştık. Beş buçuk aylık, 600 gram doğmuştu lakabı da 'Parmak Çocuk' olmuştu.

- Yaşaması zaten mucize Şan'ın. Doğduğunda önce 24 saat verdiler, sonra 48, sonra 72 saat. Hepsini aştık. 91 günlük yoğun bakım dönemi başladı. 26 Ekim'de doğdu Şan, 5 Aralık'ta ilk kez kucağıma verdiler. Ama sonrasında yine uzun bir süre alamadım. İlk hastaneden çıktığımızda bile korkuyordum. Monitörlerden ayrıldığında bir şey olacak mı diye. Çünkü morarmaları çok fazlaydı. Dokuz aylık olana kadar morardı. Ciğerleri çok zor gelişti çünkü. Ve hiç uyumadım bu süreçte. Birazcık uyusam annem ya da Ufuk bekliyordu.

- Şan'ın yaşam savaşını birçok kişi yakından takip etti. Ama otizmli olduğundan haberimiz yoktu.

- Dillendirmedim bunu. O zaman hazır değildim.

  • 4
  • 60
Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım
Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım

- Şan'ın otizmli olduğunu ilk ne zaman anladınız?

- İki-üç yaşındayken anlamaya başladık. İlk başlarda erken doğduğu için gelişim geriliği olabileceğini söylediler. Belki ileride düzgün gelişir diye beklerken, otizmli çıktı. Ama dört yaşında tanı kondu. Çünkü çok zekiydi, her şeyi yapıyordu. Fakat konuşması gecikiyor, insanlara çok da ilgi göstermiyordu. Ağlama krizlerimiz vardı. Çok fazla zıplıyordu kucağımdayken. Ama yürümesi çok erken oldu mesela. Prematüre bir bebeğe göre çok erken yürüdü. Dişleri çok erken çıktı. Onlar çok güzel şeyler ama dört yaşına kadar konuşmadı.

  • 5
  • 60
Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım
Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım

- Otizm tanısı konduğunda ne hissetiniz?

- Ben o kadar mücadeleye alışmıştım ki çok fazla bunalıma girmedim. Çocuğum yanımdaydı, sağlıklıydı, "Eyvah ne yapacağız!" olmadım açıkçası. Fakat ilk başlarda galiba ben de kondurmadım. Yani anlamış olmama rağmen otizmli demiyordum. Hâlâ da demiyorum. Tabii otizm denilince de hep Rain Man geliyor akıllara, yani üstün zeka olarak düşünülüyor. Ve Rain Man'deki gibi kolay zannediyorlar otizmi. Oysa 20 yaşında hâlâ konuşamayan, göz kontağı olmayan çocuklar var. Otizm denilince "Çok şanslısın, otizmli çocuğun var" diyen bile oluyor. Maalesef Türkiye'de bu durumun farkında değiller. Türkiye'de inanılmaz sayıda otizmli çocuk var. Dünyada çok arttı. 68 çocuktan biri otizmli. Belki de mutasyona uğruyoruz. İleride belki bu otizmliler sayesinde dünya kurtulacak. Hidrosefalisi olan çocukların, Down sendromlu çocukların annelerini Instagramda takip ediyorum. Bir anne için çocuğunun bir rahatsızlığı olması çok zor ve çok üzücü bir şey. Bunu ancak yaşayanlar bilir.

  • 6
  • 60
Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım
Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım

- Orlando'da durum daha mı farklı?

- Türkiye'de diyorum çünkü burada çok farklı yaşıyoruz biz her şeyi. O kadar keyifliyiz ki burada. İnanılmaz. Hiç bir yerde bize garip bakan insanlar görmüyorum. Ne olur anlasınlar artık. Bu çocuğun bir problemi var. İlla görüntüsünün bozuk olması gerekmiyor. Down sendromluların gözlerinden anlaşıyor. Otizmlileri yaramaz çocuk zannediyorlar. Sonra da adamın ya da kadının biri çıkıp kafa tutuyor. Türkiye'de birkaç sinir bozucu hikayem var. Markette mesela Şan ses çıkartıyor diye bir kadın "Yeter artık, kafam şişti" dedi. Şan'ı tutamıyorum ki, görüyorsun sen de. Hiçbir şey yapamadım, gözümden iki damla yaş geldi. "Siz de böyle bir şey yaşasaydınız bilirdiniz" dedim sadece. Burada restoranlara gittiğimizde ben hemen "Affedersiniz biraz fazla ses yaptık" diyorum. Herkes "Problem yok, biz anladık zaten" diyorlar. Çünkü burada herkes otizmi biliyor. Çocuğum otizmli diye restoranda sıra beklemiyorum. Burada mutluyuz.

  • 7
  • 60
Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım
Sonay Dikkaya: Artık kendimi oğluma adadım

- Eski eşiniz Ufuk Yıldırım taşınma kararını nasıl karşıladı. O ne kadar destek oluyor size?

- Ufuk çok ilgileniyor diyemeyeceğim. Bunu laf sokmak için söylemiyorum. Ben artık alıştım. Ufuk'un başka bir kızı var. Biz çok iyi anlaşan iki arkadaş olduk. Ama bu mücadelede ben çok yalnızdım. Ne Ufuk ne de o dönemki eşi destek olmadılar. Belki onlar destek olduklarını zannediyorlar. Telefon açıp "Oğlum nasıl?" diye sormak bana göre pek destek değil. Maddi olarak da kendim her şeyimi yapıyorum.

BİZE ULAŞIN