Çocuğunuzdan uzun süre ayrı kalmayın!

Çocuğunuzdan uzun süre ayrı kalmayın!

Özellikle yaz gelince, yazlıkta büyük anne ve büyük babaların yanında haftalarca kalmaları sebebiyle çocukların anne babalarından ayrı geçirdiği süre de artıyor. Peki, zorunluluk olmadıkça çocuklardan ayrı kalma süresinin en fazla kaç gün olması sağlıklı?

Çocuğunuzdan uzun süre ayrı kalmayın!

Anne ve babaların hem birlikte özel zamanlar geçirmeye hem de bireysel olarak kendilerine zaman ayırmaya ihtiyaçları olabiliyor. Ancak diğer taraftan çocukların anne ve babalarından belli bir süre ayrı kalmalarının, psikolojik gelişimleri açısından çok da sağlıklı bir durum olmadığı belirtiliyor. Çok sıra dışı durumlar olmadığı sürece küçük çocuklardan birkaç gün için üst üste gözden uzak olmak, onlarda devamlılık duygusunu zedeliyor ve terk edildiklerini düşünmelerine neden oluyor. Anne-babanın kendilerine vakit ayırmak için çocuklarından fiziksel olarak uzak kalmalarının şart olmadığını vurgulayan Psikolog Nazende Ceren Öksüz, çocuklara çok daha iyi gelen, sağlıklı ve kalıcı önerilerini bizimle paylaştı.

Çocuğunuzdan uzun süre ayrı kalmayın!

ANNE VE BABALAR ÇOCUKLARINDAN EN FAZLA KAÇ GÜN AYRI KALMALI?

Çocuğun anne-babasıyla kurduğu bağ, başka hiçbir yetişkinle gerçekleşemez. Bu yüzden de çocukların anne-babalarından uzak kalmaları genel olarak uygun değildir. Bununla birlikte çocuklar istikrarlı bir hayat düzenine ihtiyaç duyarlar. Bu nedenle sık değişen bir yaşam düzeni, çocukların iç dengesini de olumsuz etkiler.

Çocuğunuzdan uzun süre ayrı kalmayın!

Ayrıca çocuklar anne-babadan uzak kaldıklarında, başka bir düzene alışırlar ve tekrar onlarla bir araya geldiklerinde her iki taraf için de eski düzene dönmek zor olabilir. Bu nedenle çok sıra dışı durumlar olmadığı sürece çocukların anne-babalarından ayrı kalmamaları yerinde olur. Peki, nedir bu sıra dışı durumlar? Örneğin; anne-babanın sağlık sorunu yaşaması, iş hayatının getirdiği zorunluluklar, çocuğun güvenliği ya da gelişimi açısından uygun olmayan ortam koşulları gibi nedenlerle bazen ayrılıklar da kaçınılmaz olabiliyor. Tüm bu olumsuz koşulların ille de uzak kalmayı gerektirdiği durumlarda ebeveynler en az haftanın iki gününü çocuklarıyla birlikte geçirmeliler. Buradaki bir diğer önemli nokta ise çocukla geçirilen zamanın düzenli ve kaliteli olması. Çocuk anne-babası ile bir araya geldiği zamanlarda kendisini rahatça ifade edebiliyor olmalı. 6-7 yaşlarından önce, birkaç gün için üst üste gözden uzak olmak, çocuktaki devamlılık duygusunu zedeleyebilir. Çünkü çocuk için gözden uzak olan bir şeyin devamlılığı şüphelidir. Uzak kaldığı anne-babasının kendisini terk ettiğini düşünebilir. Anne-baba açıklamış olsa bile, çocuğun duygusal olarak bunu idrak edip etmeyeceğini öngörmek zordur.

Çocuğunuzdan uzun süre ayrı kalmayın!

Anne-babaların bazı akşamlar baş başa yemeğe çıkmak gibi kendilerine küçük zamanlar ayırması iyi olabilir. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki; anne-babaların kendilerine zaman ayırabilmeleri için çocuklarından fiziksel olarak uzak kalmaları şart değildir. Çocuklarının yanında da kendilerine zaman ayırabilmeyi öğrenmeleri daha sağlıklı ve kalıcı olacaktır. Örneğin; anne-baba kitap okuyacaklarsa bunu hep birlikte gerçekleştirilecek bir okuma saatine çevirebilirler. Anne yemek yapacaksa çocuğunu da sürece dahil edebilir ya da kendi başına bir şey yapmak istediğinde çocuğunun da gözünün önünde ve tek başına oyalanabileceği bir oyun kurabilir.

Çocuğunuzdan uzun süre ayrı kalmayın!

İŞ İÇİN EVEDEN ERKEN ÇIKAN VE GEÇ DÖNEN ANNE BABALAR NELERE DİKKAT ETMELİ?

Evden çıkarken çocuğa akşam kaç gibi geleceğini söylemek gerekir. Eğer çocuk saat okumayı henüz bilmiyorsa anne ve baba
akrep ve yelkovanı olan bir saat üzerinde gösterebilirler. Ya da örneğin; 'Sen okuldan gelip yemeğini yedikten sonra' gibi çocuğun da takip edebileceği tahmini bir zaman verilebilir. Eğer görüntülü konuşma yapılabilen bir telefon var ise gün içerisinde zaman buldukça çocukla bu telefondan görüşülebilir. Eve gelindiğinde ise çocuğun istediği biçimde ve anne-babanın belirlediği sürede oyun oynanmalıdır. Bu süre; her akşam yarım saat ile bir saat arası olarak belirlenebilir.

Çocuğunuzdan uzun süre ayrı kalmayın!

ÇOCUKTA KAYGI VE GÜVENSİZLİK HİSSİ OLUŞTURMAMAK İÇİN NELERE DİKKAT EDİLMELİ?

Her çocuğun mizaç özellikleri farklıdır. Bu nedenle farklı tutumlar gerekebilir. Öncelikle çocuğun duygularını ifade etmesine fırsat verilmelidir. Belli bir durumla ilgili konuşurken, "Peki bununla ilgili sen ne hissediyorsun? Senin bununla ilgili fikrin
ne?" gibi sorular sorulabilir. Çocuğun kullandığı eşyaları (belirli sınırlar çerçevesinde kalmak koşuluyla) kendisinin seçmesine müsaade etmek, kural koyulacaksa alternatifler sunarak onun seçmesini sağlamak özgüvenini geliştirir. Aşırı kuralcı ve baskıcı olmamak gerekir. Bunun yanında her çocuğun belirli kurallara ve tutarlılığa ihtiyacı vardır. Bu da çocuğun kaygısını azaltmasında ve iç dengesini korumasında yardımcı olur. Anne-babanın ortak dil oluşturması da bu anlamda önem taşır.

Çocuğunuzdan uzun süre ayrı kalmayın!

AYRILMA KOKUSU OLAN ÇOCUĞA NASIL DAVRANILMALI?

Ayrılma korkusu kendiliğinden gelişen bir durum değildir. Eğer bir çocukta ayrılma korkusu var ise bunun nedenleri araştırılmalıdır. Bazı durumlarda çocuk anne-babadan ayrılabilse de anne-baba çocuktan ayrılamayabiliyor. Ve bu tablo, çocuktan kaynaklı gibi görülebiliyor. Bu gibi durumlarda anne-babanın duygularınıyönetebilmesi için çalışılması gerekir. Ya da belirli bir durum ayrılık korkusunu tetiklediyse bu durumu çözümlemek gerekir.

BİZE ULAŞIN