Ölümünün 104.yılında Tevfik Fikret ve Aşiyan!

Edebiyat-ı Cedide diğer bir adıyla Servet-i Fünun dönemi topluluğunun en önemli temsilcilerinden şair Tevfik Fikret, 104 yıl önce bugün hayatını kaybetti. Türkçeyi en iyi kullanan şairlerden biri olarak ön plana çıkan Tevfik Fikret, yaşadığı döneme getirdiği eleştirilerle kendinden sonra gelen aydınlara kaynak oldu.

  • Pazartesi 19.08.2019
Ölümünün 104.yılında Tevfik Fikret ve Aşiyan!

İstanbul'un Kadırga semtinde dünyaya gelen şairin asıl adı adı Mehmed Tevfik'tir. Memur babası, Osmanlı Devleti'nin çeşitli illerinde görev almış bir mutasarrıftı. Annesi ise 1822'de Yunan ayaklanmasında kimsesiz kalmış, Osmanlı'ya sığınmış ve Müslüman olmuş Rum çocuğunun kızıydı. Mehmed Tevfik'in Sıdıka adlı bir kız kardeşi de vardı.

12 yaşında annesi Hac ibadeti dönüşü yolda hayatını kaybetmiş, babası jurnaller tarafından saraya ihbar edilip sürgün edilmiş olan Tevfik, kız kardeşiyle birlikte anneannesi ve büyük yengesinin yanında büyüdü.

Galatasaray Sultanisi'nde öğrenim gören genç Tevfik, dönemin önemli isimleri Recaizade Ekrem, Muallim Naci, Muallim Feyzi'den ders aldı. Şiir yazmaya lise yıllarında başladı, ilk şiiri de bu yıllarda Tercüman-ı Hakikat'te yayımlandı. Bu şiir Nazmi mahlasıyla yazılmış, gazel tarzında bir şiirdi. Başarılı bir okul hayatı geçiren Tevfik Fikret, liseyi birincilikle bitirmeyi başardı.

Galatasaray Sultanisi'nden mezun olduktan sonra Hariciye Nezareti ve Sadaret Mektubi Kalemi'ne memurluk tecrübesi yaşarken, bir yandan da Fransızca ve Türkçe dersleri vermeye başladı.

Tevfik Fikret'in edebiyatta ün kazanması bu dönemde oldu. Mirsad dergisine bir şiir gönderdi, aynı sene dergide 18 şiiri yayınlandı ve derginin açtığı iki yarışmada birer birincilik elde etti.

Ancak Mirsad dergisi kapandı. Şiire tekrar ara veren Tevfik Fikret, arkadaşları Hüseyin Kazım ve Ali Ekrem'in çıkaracakları Malumat dergisinin başyazarlığını üstlendi. Derginin bir yıllık süren yayın hayatında 25 şiiri yayımlandı. Şiirlerinde daha çok batı tarzına yönelen şairdi.

Ölümünün 104.yılında Tevfik Fikret ve Aşiyan!

İnziva düşüncesini yeniden düşünen şair, Kadırga'daki konağını sattı, Rumelihisarı'nda planlarını kendi çizdiği bir ev yaptırmaya başladı. Üç katlı ahşap yapının inşaatı, 1905'te tamamlandı. Günümüzde müze olarak hizmet veren eve eşi ve oğlu ile birlikte yerleşti. Toplumla arasına bir mesafe koyabileceği, mesleğine devam edebileceği, ülkenin gidişatını uzaktan izleyip eser üretebileceği bu mekana Aşiyan (yuva) adını verdi. Evinin bahçesine gömülmeyi vasiyet etti.

Ölümünün 104.yılında Tevfik Fikret ve Aşiyan!

Bahçe içerisinde ahşap 3 katlı olan Aşiyan Müzesinin zemin katı bugün idari işler için kullanılmaktadır. Birinci katta Edebiyat-ı Cedideciler`in fotoğraf, kitap ve özel eşyalarının sergilendiği Edebiyat-ı Cedide Odası, Abdülhak Hamit`e ait kişisel eşyalar, tablolar, fotoğraflar, çalışma masası ve koltukların bulunduğu Abdülhak Hamit Salonu, kadın şairlerimizden Nigar Hanım`a ait kitaplar, fotoğraf, resimler, şahsi arşiv ve eşyalarının sergilendiği Şair Nigar Hanım Odası bulunmaktadır.

Ölümünün 104.yılında Tevfik Fikret ve Aşiyan!

Tevfik Fikret`e ayrılmış olan ikinci katta; şairin yatak odası ve çalışma odası yer almaktadır. Şairin yaşadığı yıllarda yatak odası olarak kullandığı odada; şahsi eşyaları, vefat ettiği yatak ve Mihri Hanım tarafından şairin yüzünden alınan maskın kopyası gibi objeler sergilenmektedir.

Ölümünün 104.yılında Tevfik Fikret ve Aşiyan!

Çalışma odası olarak kullandığı odada ise; çalışma masası ve koltuğu, kendisi tarafından yapılan resim çalışmaları, tablolar bulunmaktadır. Şehzade Abdülmecit Efendinin, Tevfik Fikret`in "Sis" şiirinden esinlenerek yaptığı ünlü "Sis"tablosu da buradadır.

Ölümünün 104.yılında Tevfik Fikret ve Aşiyan!

Tevfik Fikret, 1908-1909 yılları arasında Galatasaray Spor Kulübü'nün Hami Başkanı olarak kulübü koruyucu şekilde davranmış, dönemin şartlarından etkilenmemesi için elinden geleni yaptı.

Ölümünün 104.yılında Tevfik Fikret ve Aşiyan!

Son yıllarında hece ölçüsüyle çocuk şiirleri de yazdı, bu şiirlerini "Şermin" adlı kitapta topladı. Kitaba, genç yaşta ölen kız kardeşi Sıdıka'nın kızı ve eğitimci Mustafa Satı Bey'in kurduğu Yuva adlı okulun öğrencileri ilham vermişti. Geçirdiği bir ameliyat sonrasında 19 Ağustos 1915'te Aşiyan'da hayatını kaybetti.

BİZE ULAŞIN