Yazarlığı Attila İlhan sayesinde meslek edindim

Edebiyatımızın büyük ustası Selim İleri yeni kitabı Bir Gölge Gibi Silineceksin'de, kendisinde yer eden yazarlar ve eserlere ilişkin bol bol anekdot veriyor... İleri'yle, Adnan Menderes'ten Sait Faik'e, Halid Ziya'dan Mehmet Akif'e bir mazi yolculuğuna çıktık

  • Pazar 06.10.2019
Yazarlığı Attila İlhan sayesinde meslek edindim

Edebiyatımızın büyük ustası Selim İleri yeni kitabı Bir Gölge Gibi Silineceksin'de, kendisinde yer eden yazarlar ve eserlere ilişkin bol bol anekdot veriyor... İleri'yle, Adnan Menderes'ten Sait Faik'e, Halid Ziya'dan Mehmet Akif'e bir mazi yolculuğuna çıktık

Yazarlığı Attila İlhan sayesinde meslek edindim

Bazı insanların çağdaşı olmaktan gurur duyulur... Hele bir vesileyle onlarla tanışmanın verdiği mutluluk duygusunun tarifi müşküldür. İşte Türk edebiyatının çınarı, naif ve usta kalemi Selim İleri böyle bir isim... Büyük yazarın bir nevi kendisine 70 yaş armağanı olarak kaleme aldığı, Everest Yayınları'ndan çıkan Bir Gölge Gibi Silineceksin kitabının adı bile, onun mütevazılığının tezahürü. "Sonuçta" diyor kendisi, "Ne yaparsak yapalım, dünyada misafiriz. Müthiş egolara, kalp kırmalara lüzum yok. Bir gölge gibi silineceğiz."

Yazarlığı Attila İlhan sayesinde meslek edindim

Bu kitapta kısa kısa yazılar var. Kendisi 'çiziktirmeler' diyor bunlar için. Ama ne çiziktirmeler... Türk edebiyatının büyük eserlerinin, büyük yazarlarının ve dahi farklı sanat camialarından insanların Selim İleri'de bıraktığı anılar, izdüşümler, düşünceler... Aslında Selim İleri'yi meydana getiren hamurun muhteviyatına ilişkin sıkı bir fikir edinmemize imkan veriyor bu kitap. Onu etkileyen, onda iz bırakan, geçmiş kahramanlarını okurken İleri'nin dünyasına da giriş yapıyoruz.

Yazarlığı Attila İlhan sayesinde meslek edindim

Her zamanki gibi naif, bazen hüzünlü, bazen neşeli ve şaşırtıcı anekdotlar veriyor İleri kitabında. Hüzün demişken hatırlamakta fayda var. Türk sinemasının 'Sultan'ı, Selim İleri'nin yakın dostu Türkan Şoray bakın ne demişti kendisi için bir konuşmamızda: "Sevgili, değerli yazar Selim İleri ile dostluğumuz öylesine derin ki; ruh ikizim gibi hissederim. Son derece ince ruhlu, duygusal... Genellikle hep bir hüzün sezilir gözlerinde.

Yazarlığı Attila İlhan sayesinde meslek edindim

Kitaplarını okurken her satırında yüreğini akıttığını hissederim ve zaman zaman da ince bir hüzün... Kitaplarındaki karakterler bana hep çok tanıdık gelir, yazarın duygularını sezerim. O karakterlerle arkadaş, dost olasım gelir." İşte biz de bu kez, yeni kitabından hareketle Selim İleri'yle hayatının gerçek kahramanlarını, onlara ilişkin fikirlerini konuştuk...

Yazarlığı Attila İlhan sayesinde meslek edindim

MEGALOMANDIM YAŞLANDIKÇA DURULDUM

"Gençliğimde megalomandım! Yaptığım şeylerin çok önemli olduğunu düşünüyordum. Muhteristim... Başkalarının yaptıklarını kıskanmasam bile, 'Niye bunu ben yapmadım' derdim. Yaşamla ödeştikçe duruluyor insan. Yaşamın ne kadar başka büyük sorunları olduğunu, bütün bunların aslında bir sınav olan yaşamın içinde ne kadar boş olduğunu, yaptıklarınızın aslında hayatın içinde küçücük kaldığını ayırt ede ede öğreniyor insan.

Yazarlığı Attila İlhan sayesinde meslek edindim

Rahmetli Sadri Alışık 'Benimle ilgili ne yazacaksanız, ben ölmeden ama ölmüşüm gibi yazın, ben de göreyim' derdi. Var insanda bu duygu: 'Benden sonra ne olacak!' Hele yazıp çizen, sanatla uğraşanlar için çok daha fazla var. Ama benim için eserlerimin çok kalıcı olması falan eskisi kadar önem arz etmiyor. Kalsa ne olacak, kalmasa ne olacak. Neticede işimizi düzgün yapmamız önemli. Vardığım nokta bu. Geçmişteki ihtiraslarımı yitirdim."

Yazarlığı Attila İlhan sayesinde meslek edindim

HALİD ZİYA'NIN DERİNLİĞİ

"Aşk-ı Memnu bir Boğaziçi ve Büyükada romanı. Mâi ve Siyah, Aşk-ı Memnu öncesinde bütün İstanbul'a açılmayı denemiş. Halid Ziya, Kırk Yıl'da bu romanın yazılış sürecini anlatır: Hem toplumsal hem bireysel panoramalar çizmek istemiştir; ne var ki ülküsünde yol alamayacak, Mâi ve Siyah'ın sınırlarını daraltacak... Sanki bir roman kişisi! Sokaklar, Sergüzeşt'in yağmurlu sokakları -Celâl'in Dilber'i aradığı o unutulmaz sahneler!- gibi, bayındırlıktan alabildiğine uzaktır. O sokakları, tam da istibdat günlerinde ve gecelerinde, karanlıkta, yıkımlarda, çamur girdabıyla, viraneler, cılız ışıklar ve bunların iç dünyada uyandırdığı ürkünç çağrışımlarla yazan Halid Ziya, kahramanı Ahmet Cemil gibi, yaşadığı dönemden sessizce, satır aralarında yakınır. Bana kalsaydı, bu sokakları hem Fikret'in Yağmur şiiriyle birlikte okuturdum. 'Sokaklarda seylâbeler ağlaşır/ Ufuk yaklaşır, yaklaşır, yaklaşır..."

BİZE ULAŞIN