Ünlü oyuncu Pınar Altuğ ile iş, aile ve özel hayatıyla ilgili samimi bir söyleşi yaptık. Sosyal medyada sürekli eşinin kendisinden küçük göründüğüne dair gelen yorumlara, "Elalem ne der diye yaşamadım hayatı hiç, Yağmurla aramızda yaş konusu hiç konuşulmuyor" dedi.
Anne olmayı çok sevdiğini söyleyen Altuğ, annesini henüz 24 yaşında iken kaybetmiş ama bunu dramatik bir hale getirmedim hiç dedi ve ekledi: "Hayatın getirisi bu, başıma bu geldi ama kenara çekilmedim, mücadele etmeyi seçtim."
Peki, nasıl bir anne Altuğ dersiniz? Kendi ifadesiyle: "Sert bir anneyim. Disiplinli ve kuralcıyım. Kızımın arkadaşı değil annesiyim."
'AİLEM BENİM HAYATIM'
Ekranlardan uzak kaldığınız dönemlerde bile büyük bir ilgiyle takip edilen bir isminiz. Siz bunu neye bağlıyorsunuz?
Samimiyete bağlıyorum öncelikle. Her şey çok gerçek hayatımda. Şöhret olmak, gündemde kalmak için strateji ya da planlar yaparak basına konuşan biri değilim. Ne düşünüyorsam onu söylerim. Şunu söyleyeyim de medyaya haber olayım diye derdim olmadı hiç. Bir de yemek programı ya da Çocuklar Duymasın gibi bugüne kadar yaptığım projeleri seçerek güzel bir yol aldığımı düşünüyorum. Bana iş teklifi geldiğinde ilk önceliğim 'iyi yapabilecek miyim?' oluyor. Paradan öte projeyi hakkıyla yapacak mıyım diye düşündüm ve öyle karar verdim hep...
'Çocuklar Duymasın' dizisinin bu kadar sevileceğini düşünüyor muydunuz?
İlk iki bölümü çekerken ne yaptığımızı da çok bilmeden yaptık. Önümüzde senaryo, biz oynuyorduk sadece. Projenin bu kadar sevileceğini kimse hayal etmiyordu. Yapımcısından senaryosuna oyunculara kadar Çocuklar Duymasın'ın büyüsü vardı. Tamer Karadağlı, Özgür Ozan, Zeyno Günenç gibi usta oyuncularla oynadım. Bu açıdan çok şanslıydım ki, oyunculuğum daha iyi olsun diye bana hep destek oldular, asla dirsek atmadılar. Düşünsenize ben mankenlikten gelmiştim ve anne değildim o yıllarda. Ama dizide anne rolünü oynadım. Meltem karakterini canlandırmam kolay değildi, ama teknik ekipten oyunculara kadar herkesten yardım gördüm. Çocuklar Duymasın hem benim için hem de Türkiye için büyük bir şanstı. Çocukken izleyenler şimdi evlendi anne oldu mesela... Tekrarları o kadar çok yayınlandı ki Avrupa'da bu projeyi yapsaydım, kesin çok büyük paralar kazanırdım ve bir daha çalışmama gerek kalmazdı.
Annenize mi benziyorsunuz kızınızla ilişkinizde?
Evet. Annem çok disiplinli, kuralcı ve otoriter bir kadındı. Ben de kızıma karşı öyleyim. Sert bir anneyim. Babası da benim gibi. Su, hem benden hem de babasından çekinir. Zaten böyle de olmalı. Birlikte çok güzel vakit geçiriyoruz, çok eğleniyoruz ama biz Su'nun arkadaşı değiliz. Annesi ve babasıyız. Bu sınırı çocuk bilmeli...