Kimyon, özel aromatik tadı ve kendine has kokusuyla sofralarımızda sıkça konuk ettiğimiz en eski baharatlardan biri. Ortaçağ'dan beridir kullanılan kimyon o dönem Avrupa'da sevgi ve sadakatin sembolü olarak kabul edilmiş.
Kimyonun vatanı Akdeniz bölgesi ve Asya'nın batısı olsa da, asırlardır Eski Yunan, Roma ve Ortadoğu mutfağında çorbalarda, et, tavuk ve balık yemeklerinde de kullanılıyor. Avrupa'da ayrıca ekmek, peynir, şeker, bisküvi ve hamur işlerinde de kimyona rastlanıyor. Türkiye'de ise kimyon Orta Anadolu'da kuru tarım alanlarında, özellikle Eskişehir, Sivrihisar, Polatlı, Konya'da yetiştirilip yemeklere lezzet verici olarak katılıyor.
ÖDEMİ ATIYOR, GAZ PROBLEMİNİ ÇÖZÜYOR
Kimyon sindirim problemi olan bireyleri rahatlatan, etkisini hemen gösteren mükemmel bir baharat. Bu etkisini hem tükürük salgısını hem de karaciğerden salgılanan, yağ sindiriminde görev alan safrayı uyararak gösteriyor. Bu özelliği sayesinde yemeklerinize kimyon eklemek, yemeğin ardından yaşadığınız hazımsızlığı önleyebilir. Bunun yanında yağların sindirim sürecini hızlandırdığınız için kilo kaybınız için de önemli bir destek sağlarsınız. İdrar söktüren ve gaz sorununa iyi gelen kimyonun kuru baklagiller ile tüketildiğinde de olumlu etkisi görülüyor.
Çalışmalar düzenli tüketilen kimyonun bağırsak problemlerini azaltıcı etki göstermesi için iki hafta gibi kısa bir sürenin yeterli olduğunu gösteriyor.
BALLA TÜKETEN ANNELERİN SÜTÜ ARTIYOR
Kimyon, yüksek oranda demir içeriğine sahip. Özellikle demir ihtiyacının arttığı gebelik ve emziklilik döneminde kadınların mutlaka tüketmesi gerekir. Aynı dönemde gereksinimi artan bir diğer mikro besin öğesi ise kalsiyum. Kalsiyum yeterli düzeyde alınmadığında annede diş çürükleri, osteoporoz gibi hastalıkların gelişim riski artar. Bu nedenle kalsiyumdan zengin kimyonu anneler yemeklere eklemeli.