‘Dağların kralı’ kalbine yenildi

Tanrı Dağları zirve tırmanışı sonrası dönüş yolunda kalp krizi geçirerek ölen Hakan Coşkun’un annesi Hatice Coşkun, “Ben aslanımı, dağlar da kralını kaybetti” dedi

‘Dağların kralı’ kalbine yenildi
Kırgızistan'daki 7 bin 300 metre yükseklikte bulunan Tanrı Dağları'na yaptığı zirve tırmanışı sonrası dönüş yolunda 6 bin 300 metrede kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden Türkiye Dağcılık Federasyonu Üyesi ve Elbistan Dağcılık Kulübü Başkanı Hakan Coşkun (41) Kahramanmaraş'ın Elbistan ilçesinde toprağa verildi. Evli ve bir çocuk babası Coşkun'un annesi Hatice Coşkun (65), "Dağlar onun her şeyiydi. Ben aslanımı, dağlar da kralını kaybetti" diyerek gözyaşı döktü. Dağcı Hakan Coşkun'un cenazesi memleketi Elbistan'a getirilerek Ulu Cami'de İlçe Müftüsü Muhsin Demir tarafından kıldırılan cenaze namazı sonrası son yolcuğuna uğurlandı. Gariplik Mezarlığı'nda gözyaşları arasında toprağa verilen Coşkun'un doktor eşi Tuğba Coşkun, "Nil'imizin babişkosu… Canımın içi, gözlerimin en derin yeri, ben sana 'kılavuzumsun' derdim. Sen bana 'dünyamsın' derdin. Sen bizim her şeyimizdin. Evimizin sesi, direği, seni çok seviyorum" diye gözyaşı döktü.

AŞKI ÜNİVERSİTEDE BAŞLADI
Oğlunu genç yaşta toprağa vermenin acısını yaşayan anne Hatice Coşkun, acısını SABAH Güney'e anlattı. Oğlunun dağcılıkla İstanbul'da eczacılık okurken tanıştığını söyleyen Hatice Coşkun, "Okul yönetimi öğrencilerden yapmak istedikleri spor dalı ile ilgili bir stant kurmalarını istemiş. Hakan da bahçeye bir çadır kurup dağcılık sporunu tanıtacak şekilde giyinmiş. Arkadaşları Hakan'a, 'Dağcı geldi, dağcı gitti' demeye başlamışlar ve dağcılık serüveni başlamış" dedi. Defalarca oğlunu bu sevdadan vazgeçirmek istediğini anlatan anne Coşkun, "Hakan bu aşkından asla vazgeçmedi. Hatta her geçen gün dağlara olan sevdası daha da arttı. Kısıtlı imkânlarla bu spora gönül verdi. İstanbul'un çevresinde nereyi bulduysa elindeki kısıtlı malzemeyle tırmanış yapmaya başladı. Okulu bitirdikten sonra eczanesini açtı. Para kazanmaya başlayınca dağcılık malzemelerini en iyisini alarak yüksek dağlara tırmanmaya başladı. Dağa çıkmasına hiç razı olmazdım" diye konuştu.



"GURUR DUYUYORDUM"
Elbistan'daki arkadaşlarına dağcılığı sevdirdiğini ve beraber dağlara tırmandıklarını anlatan Hatice Coşkun şöyle devam etti: İlçede dağcılık kulübü kurdu. Parası olmadığı için kendi işyerimizi dağcılık kulübü yaptık. Kulübün bir süre sonra 50 üyesi oldu ve zamanla daha da büyüdü. Zorlu dağların tamamında zirveye çıkmayı başardı. Tırmanışlarda sakatlandı, yaralandı ama bu spordan hiç vazgeçmedi. Oğlum zirvede çektirdiği resimleri gördüğümde gurur duyuyordum.

ÜÇÜNCÜDE BAŞARDI
Hakan'ın Tanrı Dağları'na daha önce 2 defa tırmandığını ancak birincisinde zirveye çıkamadığını, ikinci denemesinde hava şartları yüzünden zirveye 60 metre kala dönmek zorunda kaldığını anlatan gözü yaşlı anne, "3'üncü kez dağa tırmanacağını duyunca 'Oğlum artık gitme, evlisin ve çocuğun var' dedim. 'Beni engellemeyin yoksa sizden habersiz giderim' dedi, vazgeçiremedim. Üçüncü tırmanışında başardı ama eve dönemedi. Sevenlerinin kalbine kor ateş düşürdü" dedi.
BİZE ULAŞIN