Murat Arın: ABD'de işsizlik azaldı, hesaplar alt üst oldu

Hafta boyunca üst üste olumlu haberler birbirini izledi ve cuma günü ABD işsizlik verisi piyasalara bir bomba gibi düştü. Yepyeni soru işaretleriyle dolu bir döneme adım attık

Pazar 06.12.2009 02:30
ABONE OL

Geçen hafta sonundaki beklentilerin aksine içeride ve dışarıda çok olumlu geçen bir haftayı geride bıraktık. İçeride Dubai krizinin etkileri bayram tatili dolayısıyla çok fazla hissedilmeden atlatıldı ve bayram sonrasında sert düşüş yerine gelişen piyasalardaki mini kriz sonrası toparlanma eğilimi öne çıktı. Bundan Türkiye de yararlandı. Ardından Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın IMF ile görüşmelerin devam ettiğini açıklaması (her ne kadar anlaşma ihtimali çok zayıf da olsa), JP Morgan'ın İMKB için "ağırlığı artır" tavsiyesi ve son olarak Fitch'in Türkiye'nin notunu iki basamak birden yükseltmesi İMKB-100 Endeksi'nin yüzde 10 yükselmesini sağladı. Yerli ve yabancı birçok kaynağın iddiasına göre ise not artırım haberi açıklanmadan en az bir gün önce bazı "kulaklar"a fısıldanmıştı, bu nedenle borsadaki yükseliş bu haber gelmeden önce başlamıştı.

Not artırımıyla Türkiye hak ettiği not seviyesine doğru yükseldi. Her ne kadar S&P ve Moody's notlarını düşük tutmaya devam etseler de uluslararası piyasalarda Türk tahvilleri ve CDS'leri, Fitch'in yeni verdiği nota göre işlem görüyordu. ABD ve Avrupa'daki banka iflaslarının geldiğini göremeyen, ancak Dubai krizi patladıktan sonra not indirimine gidebilen bu kredi kuruluşlarının pet itibarı kalmadı. Piyasalar Türkiye'ye hak ettiği notu zaten çok önceden verdiği için not artırımının İMKB hariç fiyatlar üzerinde etkisi olmadı. Özetle "malumun ilanıydı".  

Cuma günü ise sürpriz bir olumlu haber bu kez ABD'den geldi. Yaklaşık iki yıl aradan sonra ABD'de işsizlik verileri ilk kez gerçekten iyi geldi. Tarım dışı istihdam kaybı dururken işsizlik oranı yüzde 10'a indi. Son iki ayın verileri de olumlu yönde revize edilince krizin en büyük kanayan yarası işsizlikte bambaşka bir tablo ortaya çıktı. Son birkaç haftadır haftalık işsizlik başvurularında azalma yaşanıyordu. Bu olumlu gelişme işten çıkarmaların azalmasına bağlanıyordu ama yeni işe almalar yaşanmadığı kanısı hakimdi ve bu nedenle işsizlik sorununun büyüyerek devam etmesi bekleniyordu.

Ne olursa olsun bu veri piyasalara bir bomba gibi düştü. Süreci doğru gösterip göstermediğini, işsizliğin sürdürülebilir bir şekilde azalmaya başladığını anlayabilmek için bir iki ay daha beklememiz gerekecek. Ama cuma günü 15.30'da gelen verinin ardından piyasalardaki bütün hesaplar alt üst oldu. İşsizlik nedeniyle ABD Merkez Bankası'nın faiz artırmaması ve doların düşmesi bekleniyordu: Veriye ilk tepki olarak dolar yükseldi. Güvenli liman olarak görülen altında küçük de olsa bir satış yaşandı. Borsalar ilk tepki olarak yukarı hareketlendi ama aynı anda faizlerin de yukarı gitmesi akılları karıştırdı.

Dubai'den Yunanistan'a, banka bilançolarından şirketlerinin karlılıklarına kadar birçok kör nokta yerli yerinde duruyor. Ama ekonomideki kıpırdanmanın işsizlik rakamlarında bir iyileşme yaratmaya başlaması, bütün bu sorunların çözümü için anahtar konumunda. İşsizlik artarken sorunları aşmak ne kadar imkansız ise ekonomi canlanır ve işsizlik azalırken bunlara çözüm bulmak o kadar mümkün. Birkaç ay için yepyeni soru işaretleriyle dolu yeni bir döneme adım attık.

Dubai'nin ardındaki İran gerçeği

Dubai krizi mali açıdan birçok yönüyle tartışıldı ama gözden kaçırılan şey İran’ın rolü oldu. Birleşik Arap Emirlikleri içinde İran ile en yakın bağları Dubai kurmuş durumda. İran üzerindeki uluslararası baskı son 10 yılda arttığından bu yana, Dubai bu ilişkilerden kazanç elde ediyor. Dubai, uluslararası anlaşmaları ihlal etmeden İran ile iş yapmak isteyen şirketler için kritik bankacılık ve ticaret bağlarını sağlıyor.

BAE’nin en varlıklı üyesi ve ABD’nin en yakın müttefiklerinden Abu Dabi ise Dubai’ye İran ile bağlarını azaltması için baskı yapıyor. Abu Dhabi´den gelen Dubai için seçici destek açıklamaları aslında bu baskının işareti olabilir. Dubai´nin İran ile olan bağları sebebiyle ABD´li finansal kuruluşlar Dubai World´ün en büyük kreditörleri arasında yok.

Krizin nedeni elbette sadece İran değil. Dubai varlıklarının çoğu turizm, nakliye, inşaat ve gayrimenkule bağımlı ki bu sektörler küresel ekonomik krizde ciddi sorunlar yaşıyor. (finanstrend.com)

(Murat Arın - 06.12.09)