TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN

Murat Arın: Havalar ısındıkça piyasalar yükseliyor

Yükselişin ne kadar gerçekçi olduğu tartışılıyor ancak bunun en önemli gerekçesi merkez bankalarının piyasalara savurduğu trilyonlarca dolarâ?¦

Piyasalarda martın ikinci yarısından itibaren başlayan bahar havası mayısa girerken devam ediyor. Piyasalar ekonomik daralma, ABD ve Avrupa’da bankaların bitmeyen sorunları, kredi piyasalarındaki sıkışıklığın çözülmemiş olması, domuz gribi gibi temel olumsuzlukları bir kenara atıp yükselmeye devam etti. Bu köşeyi takip eden okurlarımız için bu durumun şaşırtıcı olmadığını sanıyorum.

Bir yandan yükselişin ne kadar gerçekçi olduğu tartışılmaya devam ediyor; her ne kadar bunun aldatıcı olduğunu, piyasaları sert düşüşlerin beklendiğini savunanların sesi daha az işitilse bile…

Yükselişin nedenini şöyle sıralayabiliriz:
1. Merkez bankaları piyasalara trilyonlarca dolar savurdu ve bu likidite sonunda borsalarda etkisini göstermeye başladı. Buna hisse senetlerinden ve diğer riskli yatırım araçlarından çıkmış ve yeni bir alım için fırsat kollayan yüz milyarlarca doları da eklemek gerekir.
2. ABD ve Avrupa’da kısa vadede yeni banka iflas haberlerinin alınmayacağı anlaşıldı. ABD Hazinesi stres testleri sonrasında önce bankaların sermayelerinin yeterli olduğunu açıkladı. Sonra medyaya önce bir, sonra altı bankanın sermaye artırmaya ihtiyacı olduğu haberi sızdı. Ancak haberler genel satışlara neden olmadı. Çünkü bankaların kötü durumda olduğunu herkes biliyor.
3. Ekonomilerin daralması nedeniyle ABD’de şirketlerin bilançoları için beklentiler çok aşağıya çekilmişti. Bilançolar kötü geldi ama beklendiği kadar kötü değil. 4. Ekonomiler şubat-mart aylarında dibe vurduktan sonra çok hafif de olsa harcamalar açılmaya başladı. Kriz yorgunu tüketiciler harcamalarını normal düzeye çıkarmasalar da artırmaya başladı.
5. Ekonomiler ve veriler dibe vurduktan sonra görece iyileşmeye başladı. İşten çıkarmalar yavaşlarken tüketiciler yeniden ileriye umutla bakmaya başladı.
Bütün bu gerekçelerin karşısında sıralanacak birçok karşı argüman var. Ancak bunları konuşmanın sırası değil. Birkaç ay daha sürecek bu yükselen piyasanın keyfini çıkarmaya bakmak gerek şimdi. Hava dönmeye başladığı zaman gerçekleri hatırlarız.
Geçen hafta dolar-TL kurunun 1.60’ın üstünde sırıttığını yazmıştım. Hafta başında global piyasalar karışınca TL de değer kaybetti. Ancak çabuk toparlandı ve 1.60’ın altına indi. Ama bana bu seviyeler de yüksek geliyor. Bu piyasa koşullarında doların 1.50’nin üzerinde olmasının bir gerekçesi yok.

Altın cazibesini yitirebilir
Geçen yıl altın, diğer emtia fiyatlarıyla birlikte rekor seviyelere yükselmişti. Ardından ekonomik daralmayla birlikle emtia fiyatlarında ciddi düşüşler yaşanırken, altın güvenli liman olarak çekiciliğini korudu. Investec Varlık Yönetimi’ne göre ekonomilerin toparlanma eğilimine girmesi bu durumu değiştirebilir. Ilımlı ekonomik büyümeyi sağlayan, düşük enflasyonlu ve düşük faiz oranlı yapı altının güvenli liman olduğu senaryoları ortadan kaldırıyor.
Investec "Toparlanma başladığında Fed çabucak uyum sağlayacak ve para arzı düşecek. Bütün merkez bankaları da Fed’i izleyecek. Böylece enflasyon önlenecek ve büyüme sürecek" diyor. Investec piyasalarda risk iştahının geri dönmesinin ve diğer varlık sınıflarında bir iyileşmenin fiyatlarda düşüş baskısı yaratacağını öngörüyor. (finanstrend.com)

(Murat ARIN – 03.05.09)

BİZE ULAŞIN