Murat Arın: Düzeltme küçük mü, büyük mü olacak?

Borsalardaki yükselişin ardından bir düzeltme yaşanması kaçınılmaz gözüküyor. Bununla birlikte satışlar hafif yoğunlukta atlatılabilir ve balonu şişirme eğilimi devam edebilir.

Piyasalardaki düzeltme küçük mü, büyük mü olacak?  

Küresel piyasalar beklediğim gibi yeni yıla iyi bir başlangıç yaptı. IMF ile anlaşma ihtimalinin yeniden güçlenmesi bu olumlu havanın içeride daha güçlü bir biçimde hissedilmesini sağladı. Hazine 30 yıl gibi uzun bir vadede iki milyar dolarlık dış borçlanmayı başarıyla tamamladı. Cuma günü kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'ten gelen not artırımı her şeyin yolunda gittiği algısını güçlendirdi ve İMKB-100 Endeksi 55 bin puan seviyesini aştı.

Yeni yıla yükselişe hazır bir havada giren küresel piyasalar, son dönemde olduğu gibi can sıkıcı haberlerin üstesinden gelmeyi kolaylıkla başardı. Hafta içinde Yunanistan'ın ve İzlanda'nın borç sorunları öne çıktı, ABD'de özellikle konut piyasasıyla ilgili veriler oldukça kötü geldi, Çin'de kredileri yavaşlatma yönünde bir adım atıldı ve üç aylık faiz yükseldi; ancak tüm bu haberler o kadar önemsenmedi.

İki hafta önceki yazımda yeni bir balonun şişmekte olduğu konusunda uyarmış ve kısa vadeli bu spekülasyondan yararlanmak isteyenlere alım önermiştim. George Soros'un "Balon görünce alın" stratejisinin doğrulandığını bu kez de gördük. Peki balon şişmeye devam edecek mi? Buna geçmeden önce birkaç noktanın altını çizmemde yarar var.

Birincisi rakamlar ne kadar olumlu bir tablo ortaya koysa da kötümserler ve ekonomistler olumsuz beklentilerinde hiçbir değişikliğe gitmedi. Önde gelen ekonomistler teşviklerle gelen ekonomik büyümenin kalıcı olmayabileceğini, ekonomilerin birkaç ay içinde yeniden durgunluğa, hatta daralmaya dönebileceğini belirtiyor, teşviklerin sürmemesi halinde ekonomilerde ikinci bir dip olasılığını ciddi bir risk olarak görüyor. Piyasalarda ikinci bir dip yaşanacağını, varlık fiyatlarının yeniden dip seviyelere ineceğini savunan piyasa uzmanları da görüşlerini değiştirmiş değil. Bu uzmanlar arasında, temelde görüş değiştirmemekle birlikte kısa vadeli beklentilerini değiştiren Mobius'un açıklamaları dikkat çekiciydi. Templeton Varlık Yönetimi Başkanı Mark Mobius, geçen yıl yaşanan yükselişi ilk öngörenler arasındaydı. Mobius son bir yıldır sürekli olumlu açıklamalar yaptıktan sonra ilk kez yüzde 20'lik bir düşüş olasılığından söz etti. Mobius'a göre piyasalar bir boğa piyasasının içinde, bu nedenle düzeltmenin ardından yükseliş devam edecek ama 2009'dakine benzer yüksek bir performans beklememek gerekir.

Küresel piyasaların son bir aylık yükselişinde en belirleyici rolü üstlenen ABD işsizlik verileri bu kez beklendiği kadar iyi gelmedi. Tarım dışı istihdamın hafif artması ya da aynı kalması bekleniyordu ama 85 bin azaldı. İşsizlik oranı ise yüzde 10 seviyesinde kaldı. ABD'de işsiz sayısı iki yılda 7.7 milyondan 15.3 milyona yükseldi. Kötüleşme yavaşlasa da iyimser olmak için fazla bir neden yok. Ama cuma açıklanan verilerin ardından piyasalardaki ilk tepki hafif kaldı. Borsalardaki yükselişin ardından bir düzeltme yaşanması kaçınılmaz gözüküyor. Bununla birlikte satışlar hafif yoğunlukta atlatılabilir ve balonu şişirme eğilimi devam edebilir. En azından bazılarının (ben dahil) beklediği sert düzeltmenin hemen başlayacağına dair bir işaret henüz yok. Heyecanı seven ve balona yapışanları ise stresli bir hafta bekliyor...

Euronun ışıltısı bir ayda söndü

Euro Bölgesi'nin Yunanistan gibi üye ülkelerin mali problemleriyle nasıl baş edeceğine dair endişeler artarken euro’ya inanan yatırımcıların sayısı da azalmaya başladı. Bunu vadeli kontrat sayılarındaki dönüşümde gözlemek de mümkün. Spekülatif traderlar tarafından vadeli kontratlardaki açık pozisyonların sayısı 1 Aralık itibariyle 22 bin kontratla euro’nun yükseleceği yönündeydi. En son rakamlar bu yatırımcıların fikir değiştirdiğini ve şimdi euro’ya karşı pozisyon alanların sayısının arttığını gösteriyor. 29 Aralık'ta euro’nun değer kaybı durumunda kar edecek olan 33 bin açık kontrat bulunuyordu.

ABD'de Kasım'da tahmin edilenden iyi gelen istihdam verileri Fed'in yakın zamanda sıkılaştırmaya gideceği beklentilerini artırdı. Daha sonra da Euro Bölgesi'nde Yunanistan'la birlikte ülke riskleri yeniden gündeme geldi. Bunları birleştirdiğimizde euro’da algının boğadan negatife dönmesi çok kolay oldu. Cuma günü açıklanan ABD işsizlik verileri bu kez beklenenden kötüydü. Bakalım piyasa oyuncularının euro ile ilgili beklentileri yeniden güçlenebilecek mi? (www.finanstrend.com)

(Murat Arın - 10.01.2010)

BİZE ULAŞIN