İşte Portre: Selen Kocabaş

PERYÖN'ün çiçeği burnunda başkanı Selen Kocabaş, işsizliğin yanı sıra doğru elemanı bulamamanın da ciddi bir sorun olduğunu söylüyor ve ekliyor: â??Doğru yeteneği kazanmak için ciddi bir efor sarf ediyoruz!â?

İŞ'TE İNSAN - 25.04.10
Feride Cem
feride.cem@sabah.com.tr  

“Bir ayağımız Anadolu’da diğeri Avrupa’da olacak”

Geçtiğimiz ay yapılan ve hayli çekişmeli geçen Türkiye Personel Yönetimi Derneği’nin (PERYÖN) başkanlık koltuğuna sektörün tecrübeli ismi Turkcell İş Destekten Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Selen Kocabaş oturdu.

İnsan kaynakları konusunda 20 yıla yakın tecrübeye sahip olan Kocabaş, son iki yıldır yönetiminde olduğu PERYÖN’ü daha etkin bir STK yapmak için kolları sıvamış durumda.

İnsan yönetimi konusunda lider bir STK olan PERYÖN’ün Kocabaş’la birlikte bir yandan Anadolu’daki etkinliğini artırmak bir yandan da Avrupa’ya açılmak gibi hedefleri var.

“Üç bin üyesi olan derneği çok daha fazla ses getirecek bir noktaya taşımak istiyoruz. Bizi, bu vizyonumuza taşıyacak stratejik odaklarımız önemli” diyen Kocabaş’la PERYÖN’ün yeni dönemdeki stratejileri üzerine konuştuk…

Başkanlık nasıl gidiyor? Koltuğa alışabildiniz mi?
Elbette… Çünkü PERYÖN benim için hiç yabancı bir yer değil. Çünkü son iki dönemde de yönetim kurulundaydım. Tabi başkanlık benim için ayrı bir misyon. Ekip çok önemli, liderliği taşımak da ayrı bir sorumluluk gerektiriyor. Aslında birçok arkadaşım “bayrağı sen teslim al devam et” diyordu. Açıkçası ben de bu işe inanmak ve misyonu sahiplenmek istiyordum. Bir süre “hayat dengem içinde Peryön’e yer verebilir miyim” konusunu tarttım ve sonra “bu işi yaparım” dedim ve bayrağı devraldık devam ediyoruz.

Sizinle birlikte PERYÖN’de neler değişecek?
PERYÖN olarak iki yıl önce oturup “İnsan yönetimi konusunda lider bir STK olmak” diye bir vizyon belirlemiştik. Baktığımızda zaman bugün bu durumda olduğumuzu görüyoruz. Örneğin 2011’de Avrupa PERYÖN kongresi Türkiye’de yapılacak. Bunu çok önemsiyoruz. Çünkü hedeflerimizden biri Avrupa’da lider bir STK olmak.

İnsan kaynakları yönetiminin önem kazanması PERYÖN’ün de önemini artırıyor mu?
Eskiden bilgi sınırlı ve bilgiye sahip olmak önemliydi. Şimdi durum çok değişti. Artık bilgi her yerde. Önemli olan çalışanın doğru bilgiyi alıp, birey olarak fark yaratması. Bu noktada İK yönetimi de ciddi anlamda değişiklik gösterdi. Eskiden personel yönetimi, mali ve idari işler bölümü altında idi. Yani insan maliyet unsuru olarak görülürdü. Sonradan insanın bir sermaye olduğu düşünüldü. Bu durumda, o insanı müşterimiz gibi yönetmek ve değerli tutmak zorunluluk oldu. Eskiden müşteriyi kazanmak için efor sarf ediyorduk. Şimdi ise çalışanı, yani doğru yeteneği kazanmak için efor sarf ediyoruz. Tüm bu resme baktığımızda insan kaynakları çok daha stratejik bir konuma geldi. Öyle ki 10 yıl önce CEO’ların ajandasında ilk 10, “insan” en alttayken bugün ilk sıralarda insan var.

İnsanın önemi nasıl fark edildi? Kırılma noktaları ne oldu?
Bence en temel unsur, bireyin her noktadan bilgiye ulaşabilir hale gelmesi oldu. Bu noktada da bireyin iş sonuçlarına katkısı arttı. Artık çalışan ile iş sonucu arasındaki bağlantı çok daha net. Memnun çalışanın, müşteri memnuniyetine bu anlamda da şirketin karlılığına etkisi konuşuluyor artık. Bu nedenle de karlılığa iş sonucuna bireyin etkisinin çok daha büyük olduğu bir dünyadayız. Bu nedenle de CEO’ların ajandasında ilk sıradalar.

Bu konuştuğumuz şeyler Türkiye’nin en büyük şirketlerinin gündeminde olan konular mı? Anadolu’daki bir şirket için “insan kaynağı” ne kadar önemli?
Türkiye’nin bütününde aynı resmin olduğunu söylemek doğru değil. Ancak bu noktaya eğilim arzu ve odak var onu söyleyebilirim. PERYÖN olarak Anadolu’ya da değip dokunuyoruz. Türkiye’de beş bölgede şubemiz var. Çünkü KOBİ’ler “Biz bunun farkındayız bizi donatın” diyorlar. KOBİ’leri bu süreçlere daha fazla dahil etmek ve özendirmek adına çeşitli çalışmalarımız olacak.

Neler yapacaksınız?
Bizim için yönetimde devamlılık ve süreklilik önemli. Bir olmak ve Türkiye’yi kucaklamak istiyoruz. Türkiye’nin gündeminde işsizlik ve dolayısıyla istihdam ciddi bir ajanda.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’nin gündeminde de işsizlik ciddi bir sorun. Bu konu da PERYÖN’ün gündeminde mi?
2009 dünya için zor bir yıldı. Ülkelerinin çok ötesinde insanlar iş arar noktada. Bu nedenle de okurken fırsatları yakalamak önemli. Staj, part time çalışmak, STK’larda görev almak çok önemli. Bana göre Türkiye’de işsizliğin ötesinde mesleksizlik sorunu var. Bu anlamda da fırsat olan alanlarda insanları meslek sahibi yapıp işe katmak lazım. “İşe girsin sonra işi öğrensin” düşüncesi engelleyici oluyor. Bu anlamda İŞKUR’la işbirliği yapacağız.

Kimler daha kolay iş bulabilir? Gerçekten mümkün mü iş bulmak?
Aslında burada çift yönlü bir sıkıntı var. Kurumlar da “aradığımız özelliklere uygun çalışan bulamıyoruz” diye şikayet ediyor. Yani onlar da etkin çalışanı bulmak derdinde. Patron, en yetkin adamı bulup, işi verip, unutmak istiyor. O yetkin elemanı bulmak da zor. Bu nedenle iş bulmanın imkansız olduğunu düşünmüyorum. Örneğin biz 2009’da grup olarak yüzde 5 büyüdük. Bu yıla büyüyerek başladık. 2010 yılını da yüzde 5-7 arasında büyümeyle kapatmayı hedefliyoruz.

Hem Turkcell’deki hem PERYÖN’deki göreviniz nedeniyle, iş umuduyla size çok başvuru geliyor mu?
Çok geliyor… Eşten, dosttan, akrabadan geldiği gibi hiç tanımadığım kişilerden de geliyor. Ben de CV’leri doğru yere akıtma konusunda kontak sağlarım ama orada bir arayışın olması lazım” diyorum. Eğer aradığımız pozisyonla aday örtüşüyorsa görüşmeye çağırıyorlar. Yani ben sadece bir köprü oluyorum.

Denizde yorgunluk atıyor

• Saint Benoit Fransız Lisesi mezunu Selen Kocabaş, üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümü’nde tamamladı.

• “Tip olarak yerinde duramayan biriyim” diyen Kocabaş, üniversite yıllarında organizasyon firmalarında çalışmış. Bu süreçte hangi işi yapmayacağına karar vermiş.

• Üniversiteden mezun olunca matematiği iyi olduğu için denetim sektöründe çalışmayı düşünürken, Koç Grubu’nda yetiştirme elemanı olarak işe başlamış: “İK merakımı cezp ediyordu. Daha sonra Arçelik’te endüstriyel ilişkilerde çalışmaya başladım. Sonra bir reorganizasyon ol ve İK’da çalışmaya başladım. Tebalaların değiştiği dönemdi. Orası benim için okul gibiydi.”

• Arçelik’te aldıklarını uygulayabileceği bir mecra aradığını söyleyen Kocabaş, bu arayışları sonucunda Marshall Boya’ya geçmiş.

• Marshall’da 5.5 yıl çalışan Kocabaş’ın karşısına Danone çıkmış. Şirketin Türkiye’deki yapılandığı dönemde buradan teklif alan Kocabaş, “Hiçbir şey yerine oturmamıştı, benim için çok heyecan vericiydi. Orada çok zor ama keyifli bir dönem geçirdim” diyor.

• “Turkcell’de çok şey yaptık yapacak çok işim var” diyen Kocabaş, kariyer yolculuğunda belli konularda “hayır” demeyi öğrendiğini bunun da işini kolaylaştırdığını söylüyor.

• Denizci bir aileden geldiği için denizi çok sevdiğini söyleyen Kocabaş, eşi ve oğluyla birlikte tekneyle denize açılmanın büyük keyif olduğunu düşünüyor ve ekliyor: “Deniz kafamı dağıtıyor.”

PERYÖN’ün hedefleri

• Üyelerini geliştirmek.

• İnsan yönetimini geliştirmek.

• Derneğin kurumsal yapılanmasını geliştirmek.

• Ülke gelişimine katkıda bulunmak.

 

BİZE ULAŞIN