Murat Arın: Bankalara vergi şoku düzeltmeyi başlatır mı?

IMF, G-20 öncesinde bankalara iki vergi getirilmesini önerdi. Kabul edilirse ABD bankaları 300-600 milyar dolar, Türk bankaları 20-40 milyar dolar vergi ödemek durumunda kalabilir

Küresel piyasalar nisan ayını genelde olumlu bir havada geçirdi. Yunanistan'ın borçlanma sorunları, Goldman Sachs'a yapılan dolandırıcılık suçlaması piyasalarda fazla bir sarsıntı yaratmadan atlatıldı. Aslında sorunlar alttan alta kaynamaya devam ederken Wall Street'in öncülüğünde yükseliş trendi korundu. Piyasalarda yeni bir satış dalgası başlar gibi gözüktüğü anda ABD borsalarında trend yeniden yukarı döndü.

Wall Street'in son iki haftada bu olumlu havayı korumasının nedeni gelen bilançolardı. Şirketler, mali sektörden teknolojiye genelde daha iyi bilançolar açıkladı ve alımlar için ortamı hazırladılar. ABD ekonomisiyle ilgili veriler ise ne çok iyi ne çok kötü bir tablo çizdi. Enflasyonun kıpırdamaması, faizlerin düşük kalmaya devam edeceği beklentisinin korunmasını sağladı. İmalat sanayinde canlanmaya işaret eden verileri perakende satışların iyi gelmesi izledi. İşsizlik ve konut piyasasıyla ilgili veriler pek iyi değil ama bunlar genelde göz ardı edildi. Kredilerdeki kötüye gidiş biraz durulurken, son gelen banka bilançolarında kredilerden kaynaklanan zararlar küçülmeye başladı. Özetle veriler “bardağı dolu mu, boş mu” görmek isteyeceğinize göre seçebileceğiniz şekilde geldi. Wall Street "bardağı dolu görmek istediği için" piyasalardaki yükseliş hareketi devam etti.

Oysa Yunanistan'daki durum hemen her gün biraz daha kötüleşti, geçen hafta boyunca tahvil faizleri yükselirken CDS (kredi iflas sigortası) fiyatları rekor seviyelere çıktı. Nisan başındakinden farklı olarak Portekiz, İspanya ve İtalya'nın CDS'leri de yükseldi ve krizin bu ülkelere sıçrayabileceğini yansıtmaya başladı. Yunanistan'ın artık borçlarını çeviremez durumda olduğu kesinlik kazanırken haftaya yardım konusundaki tartışmaların sürdüğüne tanık olacağız. Fransa daha önce açıklanan koşullar çerçevesinde Yunanistan'a yüzde 5 faizli 3 yıl vadeli 3.9 milyar euro kredi vermeye hazır ve iki hafta içinde meclisten karar çıkaracak. Buna karşın Almanya'da muhalefet ve kamuoyu karşı çıkarken bu yardımı kabul ettirmek çok daha zor olacak.

Yaklaşık bir aydır, teknik göstergelerin aşırı alımda olmalarına karşın piyasaların yükselişe devam edeceklerini yazıyorum. Bunun nedeni düzeltmelerin, kısa süreli, bazen seans içi, bazen bir günlük düşüşlerle atlatılması oldu. Bu nedenle geçen hafta Goldman Sachs'a dolandırıcılık suçlamasının ardından gelen satışların iki gün devam edip etmeyeceğinin belirleyici olacağını yazdım. Cuma günkü sert satışın ardından pazartesi günü ABD borsalarından başlayan toparlanma sürpriz olmadı.

Grafikler artık bir ya da iki hafta içinde düzeltmenin geleceğini göstermeye başladı. Siz bu satırları okurken sona erecek olan G-20 toplantısından bankalara vergi kararı çıkarsa satışlar hemen başlayabilir. IMF, tüm finansal kuruluşların ilk etapta bir banka harcı ödemelerini öngörüyor. Bu harç miktarının kuruluşların finansal sistem için ne kadar büyük riskler oluşturduklarına bağlı olarak değişik oranlarda olabilecek. IMF ayrıca, bankalara karlar ve ücretler üzerinden alınacak ikinci bir vergi teklifinde bulundu. IMF özetle bankalardan GSYİH'nın yüzde 2-4'ü oranında vergi alınmasını önerdi. Bu, ABD için 300-600 milyar dolar arasında bir rakama denk düşüyor. Türkiye için ise 20 ile 40 milyar TL arasında bir vergi anlamına geliyor. Bunun 10-15 yıl gibi bir süreye mi yayılacağı yoksa hemen mi alınacağı yoksa daha düşük bir rakamda mı anlaşılacağı G-20 toplantısında belli olacak. Ama bu haliyle çıkarsa banka karlılıklarını alt üst ettiği için piyasalara yansıması sert biçimde olabilir. TL'nin değer kazanma eğilimi geçen hafta duruldu, yaşanacak düzeltmeyle birlikte TL de değer kaybedebilir.

Banka karları geri döndü

Krizin ardından ABD ve Avrupa'da bankalar büyük zararlar açıkladılar, birçok bankaya el kondu. Üzerinden iki yıl geçmeden yüksek banka karları geri döndü. Deutsche Bank stratejisti Jim Reid'e göre, ABD'de rekor düşükteki faiz banka karlılığını artırıyor ve krizi körükleyen dengesizliklerin benzerlerine sebep oluyor. Reid'e göre "banka karlarının 2006-2007'deki seviyelerine gelmesi inanılmaz!"

Temmuz 2008’de Reid, ABD bankalarının ekonomik büyümeye dayanarak elde etmeleri gereken kara göre 1.2 trilyon dolar fazla kar ettiğini ve karın silineceğini belirtmişti. O zamandan bu yana banka varlıkları 1.15 trilyon dolar azaldı. "Yetkililer krize sebep olan mali sistemi yeniden düzenlemek yerine sistemin güçlenmesini sağladılar" diyen Reid, regülatörlerin oluşan yeni problemleri nasıl çözeceğini zamanın göstereceğini söyledi. (www.finanstrend.com)

(Murat Arın - 25.04.10)

BİZE ULAŞIN