Murat Arın: Kredi notu gerçekten ne zaman artar?

Küresel piyasalarda ABD başkanlık seçimleri öncesindeki bekleyiş havası sürerken, İMKB'de yabancı ülkelere asker gönderme tezkeresinin çıkmasının ardından başlayan yükseliş, geçen hafta hızlanarak devam etti. İMKB'de tezkere kararının ardından yüzde 7 civarında yükseliş yaşanırken, euro ve dolardan oluşan döviz sepeti 2.07'nin üzerindeki seviyelerini korudu. ABD seçimleri öncesinde Avrupa krizinin buzdolabına kalkacağı birkaç hafta önce belli olmuştu. Hafta içinde S&P'nin İspanya'nın kredi notunu iki basamak birden kırmasına piyasalardan hiçbir tepki gelmemesi bunun bir göstergesi gibiydi. İspanya yardım istememekte direnmeye devam ediyor, piyasalar ise İspanya üzerinde şimdilik baskı kurmuyor. Yunanistan konusundaki çözümsüzlük de kasım ayına kadar rafa kalkmış gözüküyor. Bu sessizlik sorunların aşıldığı anlamına gelmiyor.

Not beklentisi

Hafta içinde Fitch, her yıl düzenli olarak yaptığı gözden geçirmenin zamanının yaklaştığını açıkladı. Açıklamanın ardından Türkiye kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye çıkacağına yönelik spekülasyonlar arttı. S&P'nin notu yatırım yapılabilir seviyeden iki basamak, Moody's ve Fitch'in notu ise yatırım yapılabilir seviyeden bir basamak aşağıda. Üç kurumun da notu bu seviyede tutmaları için gerekçeleri aynı; döviz sorunu. Eskiden kamu finansmanındaki sorunlar notun düşük kalmasına neden oluyordu. Mali disiplinle birlikte kamu borçları sorun olmaktan çıktı, artık Türkiye'nin dış finansmanındaki dengesizlikler ciddi bir yapısal sorun oluşturuyor. Üç kurum da bu soruna dikkat çekerek kredi notunu yatırım yapılabilir seviyeye yükseltmiyor. Kredi notu "siyasi gerekçeler"le zaman zaman düşük ya da yüksek tutuluyor olabilir. Ancak not kararlarının siyasi olması, Türkiye'nin ciddi bir döviz sorunu olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Türkiye yüksek düzeyde cari açık veriyor ve bu döviz açığını sıcak para ve kısa vadeli borç girişleriyle kapatıyor. Bu yılın ilk sekiz ayında Türkiye 36.1 milyar dolar cari açık verdi. Bunun sadece 6.8 milyar dolarını net doğrudan yabancı sermaye girişiyle kapattı. 17.6 milyar dolar tahvil ve hisse senedi alımı için sıcak para girişi oldu, bankalar ve şirketler toplam 19 milyar dolar borçlandı. Döviz açığının büyük tabloda en net biçimde izlenmesini sağlayan bilgi, uluslararası yatırım pozisyonu verileri. Türkiye'nin uluslararası yatırım pozisyonu dengesi sürekli yüksek açık veriyor. Türkiye'nin yatırım pozisyonu açığı genelde yüzde 40-50 aralığında seyrediyor. Temmuz ayı itibariyle Türkiye'nin yatırım açığı 377 milyar dolar ve gayrisafi milli hasılaya oranı yüzde 48 düzeyinde. Bunun içinde sıcak para 141 milyar dolar, kısa vadeli borçlar 61 milyar dolar pay alıyor. Yani 200 milyar dolarlık bir yatırım kısa vadede Türkiye'den çıkabilecek şekilde gelmiş ve dış kaynaklı bir kriz durumunda bunun yarısının çıkması beklenebilir. Yatırım açığının gayrisafi milli hasılaya oranının yüzde 30'a kadar olması makul sınır olarak kabul ediliyor. Bu oranın üzerinde yatırım açığı olan iki gelişen ülkeden biri Türkiye. Türkiye bu yapısal döviz açığı sorununda iyileşme kaydetmedikçe kredi notunun yatırım yapılabilir seviyeye çıkması geçici bir durum olacak. Doğrudan sermaye yatırımlarının yılda 30 milyar doların üzerine çıkması, şirket ve bankaların uzun vadeli borçlanabilmesi Türkiye'nin kredi notunu yükseltecektir.

Bölgesel çatışma
İMKB tezkere ve not artırımını satın alırken, bölgede artan gerilimin olası sonuçlarını hiç dikkate almadı. Suriye'deki iç savaş, Türkiye'nin güneyindeki ve doğusundaki tüm komşularıyla ilişkilerinin bozulmasına neden oldu. Bölgesel çatışma riskleri de her geçen gün artıyor. İsrail'in İran'ın nükleer tesislerini vurma konusundaki heyecanı "şimdilik" azalmış gözüküyor ama her zaman (bu hafta sonu bile) sürpriz bir saldırının gerçekleşmesi olasılığı var. Her ne kadar borsalardaki iyimserlik dağılmasa da dünya giderek daha karmaşık bir döneme doğru ilerliyor.

BİZE ULAŞIN