Murat Arın: İyimserlik var, iyileşme yok

ABD seçimleri yaklaşırken küresel piyasalarda iyimserlik havası korunuyor. Piyasaların sorunları göz ardı etme, kötü haberleri görmeme, iyi haberlere sarılma durumu aylardır devam ediyor ve 6 kasımda yapılacak ABD başkanlık seçimleri öncesinde bu trend iyice güçlendi. İMKB yükselişini sürdürürken, euro ve dolardan oluşan döviz sepeti, risk algısı sınırında işlem görmeye devam etti; sepet için 2,05-2,07 denge seviyesi olarak kabul edilebilir, sepet eylül başından bu yana denge seviyesinin etrafında dalgalanıyor. Küresel piyasalarda siyasi ve ekonomik sorunların bir süre için dondurulmuş olduğu havası hakim, hatta iyimserlik dalgası birçok sorunun çözüldüğüne yönelik açıklamalar yapılmasına neden oluyor. Piyasa baskısının azalması nedeniyle sorunların aşıldığı yanılmasını yaşayanların başında da Avrupalı politikacılar geliyor. Heyecanla beklenen bir Avrupa Liderler Zirvesi daha bol vaat, az icraatle tamamlandı. Avrupa'da banka birliği uygulamasına yılbaşında geçilecek ama içi boş olarak. Avrupa bankalarının kontrolü AB Merkez Bankası'na girecek ama bankaların mali yapısının düzelmesi için yardım fonlarından desteklenmesi belirsiz ileri bir tarihe bırakıldı. Zirvede İspanya'nın kurtarma istemesi gündeme gelmedi, Yunanistan'ın durumu "iyi niyet" açıklamalarıyla geçiştirildi. Yunanistan'ın 31 milyar euro tutarındaki yardım dilimini alması için pazarlıklar aylardır sürüyor ve hala bir sonuca ulaşılmış değil. AB, IMF ve ECB yetkililerinden oluşan Troyka heyeti raporunu yazabilirse bunun üzerinden karar verilecek. Eylülde çıkması gereken rapor kasıma kadar ötelenmiş durumda. Kasım ayı son, çünkü gelecek ay Yunanistan'ın ödemeleri yapmak için parası kalmayacak. İspanya bir haftayı daha kurtarma istemeyerek kapattı. Durumun trajikomik yanı ise eylül ayının ikinci haftasından bu yana İspanya'nın kurtarma isteyeceğine dair bir haber uçurulması ve borsaların bu haberle yükselmesi. Ardından İspanya'nın yardım istemediğini açıklaması ve yükselen borsaların bulunduğu seviyeleri koruması. Bu oyun hafta içinde de tekrarlandı. Borsalar bu eğlenceyi birkaç hafta daha sürdürebilir ama İspanya her geçen gün biraz daha batağa gömülüyor. İspanyol bankalarının bilançosunda üç ay üst üste temerrüde düşen kredilerin oranı yüzde 10.5'e çıktı ve 170 milyar euro'yu aştı. Ekonomi daralır ve işsizlik yükselirken batak büyümeye devam edecek. İspanya ve ülkede riski bulunan Avrupalı bankalar için kaçınılmaz olan son çok tatsız olacak ve ne yazık ki bütün dünya ekonomisini yeni bir daralmanın içine sokacak. Büyük iflaslar olmadan Avrupa borç krizinin sona ermeyeceği görüşüm değişmedi, zamanın akıp geçmesi kimseye kazandırmadığı gibi yaşanacak kaosun şiddetini de artırıyor.

İMKB'yi mıst sürüklüyor
İMKB bu yıl çok iyi bir performans sergiledi ve gelişen ülke borsalarının hemen hepsini açık ara geride bıraktı. MSCI endekslerine göre Türkiye borsasının performansı, gelişen ülkeler endeksinin performansını yüzde 30 oranında geride bıraktı. Çin, Hindistan, Rusya ve Brezilya'dan oluşan BRIC ülkeleri genelde kötü bir yıl geçirirken İMKB'nin yükselişi daha da dikkat çekici. İMKB'nin bu performansında Türkiye'nin, geleceğe dönük beklentisi yüksek ülkelerle birlikte gruplanmasının önemli bir payı bulunuyor. BRIC ülkeleri, büyüme süreçlerinde belirli bir doygunluk noktasına ulaştıkları için yatırımcılara artık eskisi kadar cazip gözükmüyor. Bu dörtlünün arkasından aynı potansiyeli vadeden 10-12 ülke sayılıyor. Bunlar arasında Meksika, Endonezya, Güney Afrika ve Türkiye'den oluşan dörtlü grup beklentiler açısından diğer ülkelerin önüne geçiyor. Özellikle son aylarda Meksika ve Türkiye borsaları birbirine yakın bir performans sergiliyor. Bu dörtlü içinde fiyatlanmanın, yükselen piyasada fazlasıyla olumlu bir etkisi oldu. Ancak düşüş trendinde bu bir dezavantaja dönüşebilir, çünkü Türkiye gibi diğer ülke de ekonomilerinde yapısal sorunların üstesinden gelmiş değil. İyi değil kötü günde sıcak paranın tepkisini görmek gerekecek.

BİZE ULAŞIN