Yunan mutfağının modern hali

Atina'nın en eğlenceli ve en popüler mekânlarından biri olan Milos'un şefiyle hem bu ünlü restoranın mutfağını hem de Yunan mutfağının özelliklerini ve Türk mutfağıyla olan benzerliklerini konuştuk

  1. Haberler
  2. Pazar Sabah
Cumartesi 26.12.2010 ABONE OL
Yeni yerler keşfetmeyi ve otomobile atlayıp bir yerlere gitmeyi sevenlerdenseniz, üstüne bir de Schengen vizeniz varsa, bir hafta sonu kaçamağı yapmak üzere Yunanistan sizin için iyi bir alternatif. Arabayla yurtiçinde gidebileceğiniz pek çok yerden daha yakın bir kere. Ayrıca trenle keyifli bir yolculuk da yapabilirsiniz buraya. Yaşadığı ekonomik kriz nedeniyle Yunanistan, bu sıralar özellikle Türkiye'den turist çekmek istiyor. Sadece yazları da değil. Gece hayatı, tarihi ve gastronomi turizmiyle kışın da çekici bir hale geliyor bu ülke. Bizim için en ilginç yanı da, Türklerin kendilerini yabancı bir ülkede gibi hissetmemeleri. O kadar bizden unsurlar var ki her yerde ve herkeste... Selanik zaten tıpkı İzmir. Atina ise Akropolis ve müzeleri bir yana gece hayatıyla da çekici bir başkent. Gece kulüpleri ve restoranları müthiş hareketli. Eğlenmeyi oldukça iyi biliyor, yemek ve içkilerde trendleri yakından takip ediyorlar. Mutfağı zaten bizim damak zevkimize çok yakın. Burada size Atina'nın en popüler finedining restoranlarından birinden söz edeceğiz. Hilton Atina'nın içinde yer alan Milos Restaurant, akşam eğlencesine başlamak için iyi bir ilk durak. Milos, 30 yıl önce Kanada'da kurulmuş ve bugün dünyanın önemli şehirlerinde şubeleri var. Hilton Atina'daki ise en iyi üçüncü şubesi olarak gösteriliyor ve Atina'ya gelen önemli konukları ağırlıyor. Milos'un deniz mahsulleri ağırlıklı mutfağı son derece başarılı. Fazla sos eklemeden kaliteli ana malzemenin lezzetini öne çıkarıyorlar. Başlangıçlardan carpaccio'ları harikaydı örneğin. Ana yemek olarak hazırladıkları balıklar, tam kıvamında pişirilmişti. Tatlılar arasında meyveli ve çikolatalı seçeneklerin yanı sıra çok lezzetli bir helva da dikkat çekiyordu. Bir de rakomelo dedikleri, Yunanlara özgü sıcak içkileri... Yemeğin sonunda içilen bu sert ama çok lezzetli içki, yemekte içtiğiniz şarabın rehavetini bir anda alıp sizi geceye hazırlıyor! Milos'un 30 yaşındaki başarılı ve yakışıklı şefi Periklis Koskinas'la restoranı konuştuk...
- Yunanistan'ın neresindensiniz? Eğitiminiz nedir? - Corfu Adası'nda doğdum ben. Birleşik Krallık'taki Birmingham College'ın Gıda Turizmi ve Yaratıcı Çalışmalar Bölümü'nde mutfak sanatları eğitimi aldım. O zamandan beri de İngiltere, İskoçya, Fransa, İspanya, Venezuela, Kanada, ABD ve Yunanistan'da bu alanda çalışıyorum.

CAM SERGİ VAR, MÖNÜYE GEREK YOK
- Milos'u bir Yunan kurmuş ama Kanada'da kurmuş. Nedir bu restoranın hikâyesi? - Evet. 30 yıl önce Spiliadis Costas tarafından Montreal'de yaratıldı. O zaman da, şimdi de Bay Costas'ın felsefesi müşterilerine en iyi ürünü, en basit şekilde pişirerek sunmasıydı. Milos, Montreal'de oldukça tanınmaya başladı, ödüller kazandı. Costas Spiliadis, mücadeleyi sevdiği için markasını diğer rekabetçi şehirlere de taşıdı. 1997'de New York'ta da açıldı, aynı şekilde tanınırlık sağladı ve ödüller kazandı. Hâlâ New York'un en iyilerinden biridir. 2004'te Milos, kendi köklerine döndü. Atina'daki Milos, söz konusu balık, deniz mahsulleri ve taze ürünler olduğunda şehrin en iyi restoranı olarak gösteriliyor. İlk açılan restorandan 30 yıl sonra hâlâ her açılışta aynı değerler uygulanıyor.
- Nedir peki Milos'un farkı? - Milos, balık ve deniz ürünleri restoranı aslında ama bu kadarla kalmıyor. Burada müşterilerimiz en iyi eti, en iyi zeytinyağını ve en iyi sebzeleri tatma imkânı bulabiliyor. Genel olarak taze ürünler sunarız ama tabii ki mutfağımızda büyük bir Yunan mutfağı unsuru da var. Ayrıca müşterilerimiz mekânda ürünleri görme, dokunma, koklama fırsatına sahip. Restoranımızda bulunan cam sergi alanı sayesinde Milos'ta mönü gerekli olmuyor.

BUGÜN NELER OLDU