Aradığınız CEO'lara şu an ulaşılamıyor

Birkaç yıl öncesine kadar akıllı telefon pazarının lideri olan BlackBerry, bugün dişli rakiplerine karşı hayatta kalma mücadelesi veriyor. Hafta başında eş-CEO'ları istifa eden üretici firma RIM'in hisse değeri, son sekiz yılın en düşük seviyesinde. İşte yeni CEO Thorsten Heins'ın tam bir enkaz devralmasına neden olan beş ölümcül hata

1 Ürün yelpazesini genişletmeyen ve birbirine benzeyen ürünleri ufak makyajlarla piyasaya sunan BlackBerry, uzun süredir heyecan yaratmayı başaramadı. Üretici firma Research in Motion'ın (RIM) CEO'larından Mike Lazaridis, sektörün yöneldiği noktayı önceden sezmekte başarısız oldu. Rakipleri ürünlerini daha cazip ve kullanışlı hale getiren buluşlara imza atarken, İstanbul'dan göçen bir Rum ailenin çocuğu olan Lazaridis'in en çok önem verdiği nokta pil ömrünü uzatmaktı. "İnsanların iPhone alacağını düşünmüyorum çünkü pil ömrü çok kısa," diyordu ve bu dediğine gerçekten inanıyordu.
2 Başlangıçta BlackBerry'leri popüler kılan push e-mail özelliği, artık tüm akıllı telefonlarda yer alıyor. Apple'ın iMessage'ı ve Whatsapp da, BlackBerry Messenger'ın (BBM) sıradan hale gelmesine yol açtı. Akıllı telefonları kişiselleştiren uygulamalar konusunda da, BlackBerry'nin App World'ü Android ve iOS kullanan telefonlar için üretilen uygulamaların nitelik ve nicelik açısından gerisinde kaldı.
3 BlackBerry, kullanıcılarıyla arasında bağ kuramadı. 2010'da yapılan bir araştırma, BlackBerry kullanıcılarının yüzde 57'sinin diğer akıllı telefonlardan almak istediğini ortaya koydu. Bu oran, iPhone kullanıcılarında yalnızca yüzde 11'di.
4 Pek çok şirket, çalışanlarına BlackBerry verdiği için, marka iş dünyasının soğuk yüzüyle gereğinden fazla özdeşleşti. Bu nedenle hitap edilen tüketici kitlesinin çeşitliliği de sınırlandı. Kitleyi genişletecek reklam kampanyalarına önem verilmedi.
5 RIM'in sunucularının çökmesi nedeniyle, geçen yıl BlackBerry kullanıcılarının internet bağlantısı birkaç gün kesildi. Bu durum, markanın güvenilirliğini ciddi ölçüde sarstı.

TT'den kabartmalı tanıtım

'Raskolnikov yeni giysilerini giydikten sonra masanın üzerindeki paralara baktı, bir an düşündükten sonra alıp cebine koydu onları. Hepsi 25 rubleydi. Usulca kaldırdı kapının çengelini, merdivenleri inmeye başladı. Bir dakika sonra sokaktaydı. Güneş batmak üzereydi. Eski alışkanlığıyla, dolaşmaya çıktığı zamanlar yaptığı gibi doğrudan saman pazarına yönelmişti...' Türk Telekom'un (TT) Telefon Kütüphanesi'ni, Dostoyevski'nin Suç ve Ceza kitabından alınan bu pasajı, başarılı bir canlandırma eşliğinde duyduğumuz reklam filmiyle tanıdık. Görme engellilerin ev telefonu aracılığıyla 200'den fazla sesli kitaba ücretsiz olarak erişmesini sağlayan bu sosyal sorumluluk projesi, yine en az ilki kadar anlamlı bir tanıtımla karşımızda. Fotoğrafta gördünüz ilan, görme engelli kişilerin proje hakkında bilgi alabilmeleri için kabartmalı Braille alfabesiyle hazırlanmış. Gazetelerle birlikte dağıtılacak ilan, bu sayede pek çok görme engellinin kampanyadan haberdar olmasını sağlayacak.

Yüzük DEĞİL kamera
Gelişmiş kameraya sahip akıllı telefonlar piyasaya çıktığından bu yana, vatandaşlarımızdaki fotoğraf tutkusu Japon turistlerle yarışır seviyeye geldi. Bu nedenle Koreli Yeon Su Kim'in tasarladığı Air Clicker'ın hoşunuza gitmesi muhtemel. Baş parmağa ve işaret parmağına yüzük misali takılan iki modülden oluşan ürün sayesinde, fotoğraf çekmek için telefonu cebinizden çıkarmanıza gerek kalmıyor. Modüllerden birinde lens ve açma kapama düğmesi, diğerindeyse parmağınızın hafif bir hareketiyle fotoğraf çekmenizi sağlayan sensör bulunuyor. Çektiğiniz fotoğraflar, bluetooth bağlantısı sayesinde cebinizdeki telefona aktarılıyor. Kim bilir; belki gelecekte Air Clicker da kulaklık gibi telefonların standart donanımları arasına girmeyi başarır.

Bu makineye ancak şık kıyafetler atılır
Bugün çıkan tasarımların yarına eskidiği günlerde yaşıyoruz. Buna rağmen bazı ürünlerin tasarımı, yıllardır değişmiyor. Örnek mi? Merdane dönemi sona erdiğinden beri aynı sıkıcı, dikdörtgen şekle sahip çamaşır makineleri! Elbette ki, artık çamaşır makineleri banyoda sarhoş adamlar gibi sallanarak bir ileri bir geri yürümüyor. Ama iç aksamın yanı sıra dış görünüşüne el atılmasının vakti de çoktan gelmişti. 23 yaşındaki İspanyol tasarımcı Adrian Larripa bu durumun farkına varmış olacak ki, Ovum adlı bir çamaşır makinesi geliştirmiş. Larripa, makineyi uygun bir fiyatla piyasaya sürerse, Ovum'un gelecekte modern evlerin vazgeçilmezi haline gelmesi muhtemel. Diğer yandan makine o kadar şık görünüyor ki, ben olsam kirli çamaşırlarımı içine atmadan önce iki kez düşünürüm. http://www. larripastudio.com/

Zaten hiç sevmemiştim !
Evvel zamanlarda, aşk da aşkın acısı da efendice yaşanırdı. Popüler şarkılar, intikam planlarını değil, ayrılığın nasıl can yaktığını anlatırdı. Ancak maalesef 'Al mektuplarımı ver mektuplarımı,' günleri, tarihin derinliklerine gömüldü. O günlerin tabutuna da son çiviyi, bir ay önce açılan Never Liked It Anyway (Zaten Hiç Sevmemiştim) adlı site çaktı. Sitede eşlerinden veya sevgililerinden ayrılan kişiler, bir zamanlar aşklarının nişanesi olarak gördükleri hediyeleri satışa sunuyor. Çoğunluğu kadın olan satıcılar, ürünle birlikte ayrılık hikayelerini ve söz konusu hediyeyi satmaya neden karar verdiklerini anlatıyor. Biri, "Onun hayatımın aşkı olduğunu düşünüyordum. Beni aldattığını öğrenince ben de onu en yakın arkadaşıyla aldattım. Artık onun hediye ettiği yüzüğe ihtiyacım yok!" diyor. Düğün fotoğraflarını ilana ekleyen bir diğeri ise, "Bu gelinlik benim rüyamdı. Özel olarak yaptırdım. Keşke eski eşim de gelinliğim kadar özel olsaydı. Lanet herif, bilgisayar oyunlarını bile benden çok seviyor" mesajıyla gelinliğini satıyor. Evet dostlar; biz büyüdük ve kirlendi dünya... http://www.neverlikeditanyway.com/



BİZE ULAŞIN