Ünlülerin derdi mesaj değil, 'Sekizmarting' mi?

8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nde ünlüler yine adet haline geldiği üzere 'mesaj kaygılı' pozlar verdi. Bazı Twitter kullanıcıları, "Ünlülerin derdi mesaj vermek değil, reklam yapmak. 'Serdarortaçing', 'Doğuşing' gibi fotoğraf çektirme trendlerinin ardından şimdi de 'Sekizmarting' moda oldu," diyor

Bir Kadınlar Günü'nü daha geride bıraktık. Bu yıl da pek çok ünlü, kadınlarla ilgili meselelerde, adet haline geldiği üzere, 'mesaj kaygılı' pozlar verdi; sergiler, paneller düzenlendi, filmler gösterildi. Televizyonlarda kadınların yaşadığı üzücü olaylar; iç karartıcı haber bültenlerinden, bülten sonrası yayınlanan tartışma programlarına 'terfi etti'. Her konuya vakıf, takım elbiseli 'ciddi adamlar', yanlarında bir kadın bile olmadığı halde, cinsiyet eşitsizliğinin nasıl ortadan kaldırılabileceğine dair afili söylevler çekti. Aslen sosyalist görüşün icat ettiği bir gelenek olan 8 Mart Kadınlar Günü (gerçek adıyla Dünya Emekçi Kadınlar Günü), kapitalizmin tezat tanımaz 'cilveleri' sayesinde tüketim bağımlılarını da tavladı. Giyim ve ev aletleri satan markalar, özel indirim kampanyaları düzenledi. Eşine belki de yıl boyunca kötü davranan bir erkek, o gün hediye aldığı indirimli mutfak robotuyla 'günah çıkardı', iyi bir eş olduğuna kendini inandırarak içini rahatlattı. Diğer yandan 8 Mart, 'sosyal sorumluluk sahibi' etiketine sahip olmak isteyen ünlüler için de bir tür 'fırsat' işlevi gördü. Örneğin artık bir klasik haline gelen 'mesaj kaygılı' fotoğraf çekimleri, bu yıl da eksik olmadı. Polisan Boya'nın katkılarıyla gerçekleştirilen 'Her Ses Bir Nefes' projesinde, tam 58 kadın bir araya geldi. Akasya Asiltürkmen, Bennu Yıldırımlar, Ece Gürsel, Sumru Yavrucuk gibi isimler iki farklı konsept için poz verdi. İlk konseptte kadınların susturulduğunu ifade eden sanatçılar, ikinci konseptte ise çığlık atıyormuş gibi poz vererek şiddete karşı olduklarına vurgu yaptı. Nereden bakarsanız bakın, yapay, duygu vermeyen vermeyi vadettiği mesajın yanına bile yaklaşamayan bir çalışma... Meltem Cumbul, Yeşim Salkım ve Zeynep Beşerler'in de aralarında bulunduğu bir başka ünlü kadın grubu ise, 'Kadına Şiddete Karşı Kanatlandılar' projesinde fotoğraf ve mesajlarıyla yer aldı. Proje, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) desteği ile hayata geçirildi. Elbette iki projeye katılan ünlülerin de iyi niyetinden şüphe etmiyoruz, ancak bu tip projeleri artık ister istemez 'halkla ilişkiler çalışması' olarak görmeye başladığımızı ünlülere hatırlatmak gerek... Kadınların yanı sıra erkekler de benzer bir çalışmaya imza attı. Aralarında Haldun Dormen, Süheyl ve Behzat Uygur, Metin Uca, Yalçın Çakır'ın da olduğu isimler, kendilerini kadınların yerine koyarak, 'şiddete uğramış' halde poz verdi. Ortaya çıkan zorlama pozlarsa ne şiddete tepki göstermenizi sağlıyor, ne de cinsiyet eşitliği konusunda duyarlılığınızı artırıyor. Bu projelerin yanı sıra bir de niyeti açıkça belli olan etkinlikler var. Nasıl bir mesaj verdiğini anlayamadığımız bu etkinliklerden biri, İzmir'deki Forum Bornova Alışveriş Merkezi'nde düzenlendi. 'Sıkıysa Topuklu Giy' adlı etkinliğe katılan Nuri Alço, Barbaros Şansal, Şenol İpek gibi ünlüler, topuklu ayakkabı giyerek kadına yönelik şiddeti güya 'protesto etti.' Penti'nin Berna Laçin, Çağatay Ulusoy, Kenan Doğulu ve Pelin Karahan'ın da aralarında bulunduğu isimlere çorap tasarlattırması da benzer nitelikte bir çalışma. Ancak en azından bu çalışmadan elde edilecek gelir, şiddet gören kadınlara aktarılacak. Ünlülerin neyi hedeflediği belli olmayan bu projelere katılması, bazı Twitter kullanıcıları arasında da alay konusu oldu. "Onların derdi mesaj değil, 'Sekizmarting'. 'Serdarortaçing' ve 'Doğuşing' gibi poz verme trendlerinin sonuncusu bu," diyen kullanıcılar, ünlülere sosyal sorumluluk sahibi olmanın pek de sandıkları kadar kolay bir iş olmadığını hatırlattı.

HAŞMET BABAOĞLU DA YAZMIŞTI
SABAH yazarı Haşmet Babaoğlu da geçen çarşamba yayımlanan yazısında ünlülerin katıldığı kadına şiddet konulu fotoğraf kampanyalarının amacına ulaşmadığını yazmıştı. 'Bu fotoğraflar kadına şiddeti anlatabilir mi?' başlıklı yazıda, şu satırlar yer almıştı: "Allah aşkına! Söyleyin şimdi... Beren Saat veya başka bir ünlünün stüdyoda çekilmiş fotoğraflarındaki mağdur ve mahzun rolü yapan gözleriyle gerçek şiddet kurbanları arasında nasıl bir bağ olabilir? Fotoğraflarda dudakların üzerini kapatmış bantlar gerçekten aile içi şiddet karşısında kadınların suskun kalmaya zorlanışını anlatabilir mi? (...) Bu öyle hassas bir dava ki, her gün tv'de binbir kılık içinde gördüğümüz insanların 'mış gibi' yapmasıyla sembolleştirilemez!

REKLAM KOKAN HAREKETLER
Bu yıl bir de 8 Mart'ı kullanarak adlarını duyurmaya çalışan derneklerle tanıştık. Onlardan biri, Mağdur Erkekler Derneği'ydi. Başkan Feridun Irak, erkeklerin de kadınlar kadar şiddete maruz kaldığını söyleyerek, "Kadın erkek eşitliği söz konusu değilse bu erkeklerin aleyhindedir" açıklamasını yaptı.

BİZE ULAŞIN