Herkese inat hayatını yaşıyor

Berrak Tüzünataç, önceleri hep birilerinin sevgilisi Berrak'tı. Zamanla onun adı sevgililerinden önce anılır oldu. Güzel kız kontenjanından girdiği magazin dünyasında, o artık Zeki Demirkubuz filminde, başrol oynamayı başarmış bir oyuncu. Magazin basını üzerine gitse de, o da herkes gibi kendi hayatını yaşıyor

Tüzünataçlar Yalova'nın çok eski ve köklü bir ailesi. Öyle ki; Berrak Tüzünataç'ın dedesinin babası Sefa Tüzünataç, 1942- 1950 arası Yalova Belediye Başkanı'ydı. Tüzünataçları Yalova'da tanımayan yok. Tanımayanlar bile dede Tüzünataç'ın torunu Berrak doğmadan iki yıl önce yani 1982 yılında yaptırdığı ve hâlâ açık olan Safa Yılmaz Tüzünataç Çocuk Kütüphanesi'nin isminden aşina Tüzünataç soyadına. Dede-babaanne, zaman zaman baba hâlâ Yalova'da yaşıyor. Berrak'ın babası belediye başkanı dedenin ismini taşıyan Sefa Tüzünataç, Yalova'da saygı duyulan bir isim. Hatta Berrak, yeni ünlenmeye başladığı dönemde Ayşe Arman'a verdiği röportajda babasını, "Çok etkileyici bir adam," diye tanımlıyor. Yalova'da müteahitlik yapan bu etkileyici adam, Berrak'ın annesini daha 15 yaşındayken kendine aşık ediyor. Üç yıllık flörtün ardından evleniyorlar. Berrak doğduğunda annesi henüz 18 yaşında. Berrak Tüzünataç, koloni halinde yaşayan bir ailede geçiriyor çocukluğunu. Kışları Yalova'da, yazları Yalova sayfiyesinin en eski sitelerinden Tuncelp'de yaşıyor bu büyük aile. Küçükken mutlu, meraklı ve haşarı bir kız Berrak Tüzünataç. Büyüklerin konuşmalarını dinlemeye bayılan, büyümüş de küçülmüş tiplerden. Öncü Koleji'nde okumaya başlıyor. Anne-baba-dedebabaanne üzerine titriyor Berrak'ın. O dönemler biraz tombulca. 'Şişman ama yüzü güzel,' diye seviliyor komşuları tarafından. Annesi Berrak'ı üzmemek için, "Sınırdasın, bir kilo daha alırsan tombulluktan şişmanlığa terfi edeceksin," diye uyarıyor zaman zaman.

BASKETBOL ELEMELERİNDEKİ PEMBE ŞORTLU KIZ
Berrak Tüzünataç, Tuncelp Sitesi'nde yazları çok keyifli zamanlar geçiriyor. Sahilde arkadaş grubuyla eğlenilen, bol bol denize havuza girilen günler. Kız kardeşi doğana kadar tahtını sarsan olmuyor. Küçük Naz'ın doğumu Berrak'ı hafif yollu sarsıyor ama yazlıktaki arkadaşları teselli ediyor bu tombul ama yüzü güzel kızı. Daha çok erkeklerle arkadaşlık ediyor küçükken. Büyüdüğünde de erkeklerle daha iyi arkadaş olduğu gerçeği değişmiyor. Berrak Tüzünataç, "Benim erkek arkadaşlarım kızlardan daha fazla. Aslında en yakın arkadaşlarım erkekler. Ve onlar ben güzel olduğum için değil, eğlenceli olduğum için benimle arkadaşlık yapıyorlar," diyerek o yıllarda çok toy olduğunu kanıtlıyor. 80 sonrası kuşaktan o. Televizyonun tek kanal olduğu günleri bile hatırlamıyor. Yokluk yaşamamış. Kendi cümleleriyle ifade etmek gerekirse: "Bütün dünyada şeffaflığın ve açıklığın prim yaptığı bir dönemin," çocuğu o. Berrak birine âşık olduğu güne kadar, tombul sürdürüyor hayatını. Aşk onun dönüm noktası oluyor. 14 yaşlarında âşık olunca, bir ayda 8 kilo veriyor. Berrak 15'ine geldiğinde yani 1999 depreminin yaşandığı yıl, anne ve babası ayrılıyor. Yalova'da müteahhitlik yapan babasının yaptığı evlerden bazıları yıkılınca, baba 10 gün kadar hapis yatıyor. Boşanma ve bu acı tecrübe baba Tüzünataç'ı içine kapanık biri haline getiriyor. Berrak annesiyle birlikte İstanbul'a taşınıyor. Yalova'daki büyük aile ortamından kopup, İstanbul gerçeğiyle karşılaşıyor. O yıllarda annesi Caddebostan'da, babası Etiler'de yaşamaya başlıyor. Berrak da hangisinin evi boşsa, orada kalmayı tercih ediyor. Koç Lisesi'ne başladığında tabii ki okulun en güzel kızı olarak nam salıyor. Lise basketbol elemelerine pembe şortuyla katılması, hâlâ bazı Koç Liselilerin hafızasında. Güzelliğinin farkına vardığı yıllar onlar ama o dönem kendini güzel olarak tanımlamıyor, "Yüzüm güzel, vücudum değil," diyor. Oysa tam o yıllarda, dağınık saçları, vahşi gözleri ve atletik yapısıyla maskülen kadın tipinden hoşlananların divası olacak halde.

İLHAN MANSIZ'IN 18'LİK AŞKI
Bu güzelliğin efsanesi, lise koridorlarında sır olarak kalmıyor elbette. Bir arkadaş ortamında, o dönemin en parlak futbolcularından İlhan Mansız'la tanışıyor. Berrak Tüzünataç'ın ilk ünlü sevgilisi İlhan Mansız oluyor. Dünya Kupası'ndan sonra sadece Türkiye'de değil, Kore'den Japonya'ya kadar birçok genç kızın hayallerini süsleyen Mansız'ın rüyalarının kızı Berrak oluyor. 'İlhan Mansız'ın 18'lik aşkı,' diye anılıyor Berrak. İlişki gözlerden uzak yaşanıyor. Çağla Şikel'in İlhan Mansız'a attığı bir mesaj yüzünden ilişkinin bittiği yazılıp çiziliyor magazin basını tarafından. Berrak Tüzünataç, Mansız'ın ardından, gözler önünde bir ilişkiye başlıyor, turizmci Volkan Büyükhanlı ile. İlişki o kadar göz önünde ki, "Berrak bugünkü şöhretini bu ilişkiye borçlu," desek abartmış olmayız. Büyükhanlı'nın o dönem sahibi olduğu Bodrum'daki Fuga Otel'de boy boy fotoğrafları çekiliyor Berrak'ın. Güzel kız kontenjanından gazetelerin ikinci sayfalarını süslemeye işte o zaman başlıyor. Yeşilçam klişelerini aratmayan 'meşhur' olma hikayesinin kahramanı, fotoğrafçı Zeynel Abidin Ağgül. Ağgül'ün Fuga Otel'de bir fotoğraf çekimi sırasında, çekimi kenardan izleyen Berrak'ı objektifinin karşısına oturtmasıyla, Berrak şöhret basamaklarını tırmanmaya başlıyor. İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümü'nde okuyan Berrak için annesinin kurduğu kariyer hayalleri de suya düşüyor. Annesinin hayalindeki gibi beyaz gömlekli, Koç Holding'de çalışan bir kadın yerine, o dergi senin bu dergi benim sayfa sayfa resimleri yayınlanan bir kadın oluyor. Elele de dahil olmak üzere dört ayrı dergide kapak olduğu dönemde ne oyuncu, ne de manken... Sadece güzel... Number One TV'de haber sunmaya başlıyor kısa süre sonra, elbette güzel kız kontenjanından... Sinem Kobal'la şu an kimsenin hatırlamadığı Yetenek Avcısı isimli programı sunması, Serdar Ortaç'ın bir klibinde oynaması da o günlere rastlıyor.

AİLESİNE GURURLA İZLETTİĞİ İLK İŞİ KISKANMAK FİLMİ
Berrak'ın içinde oyunculuk hayali hep var ama fırsat çıkmıyor; ta ki Yılmaz Erdoğan'ın Organize İşler filmine kadar. Filmde tam da kendine yakışır vahşi bir rolde kameraların karşısına geçiyor. At üstünde göründüğü dakikalarla sınırlı rolü, izleyenin ağzını açıkta bırakmaya yetiyor. Ardından Beyza'nın Kadınları'nda boy gösteriyor... Rolü yine küçük ama Berrak yine etkileyici. O dönem adı Okan Bayülgen'le anılıyor. Bu sırada mesleki anlamda henüz büyük bir başarısı olmasa bile sokakta Berrak Tüzünataç'ı tanımayan kalmıyor. Elveda Rumeli isimli dizide Hande Subaşı'nın yerine diziye girdiğinde belki de ilk kez oyunculuğunu gösterme şansı buluyor. Hem beğeniliyor hem eleştiriliyor ama dizideki erkeksi karakteri ona çok yakışıyor. O sırada belki de ilk kez, herkesin kendisine yakıştırdığı bir ilişki de yaşamaya başlıyor. Yakışıklı oyuncu Nejat İşler, kendi gibi özgür ruhlu bu kadından çok etkileniyor. İlişki magazin basınının da onayını alıyor. Öyle ki ikilinin özeline bile saygı gösterir oluyor paparazziler... Onlar adına evlilik tarihleri belirleniyor. Berrak Tüzünataç, Etiler'den Cihangir'e transfer oluyor. Aşk öyle başını döndürüyor ki Tüzünataç'ın, kariyerindeki en önemli adım olan, çekimleri Makedonya'da yapılan Elveda Rumeli'den Nejat İşler'in hasreti yüzünden ayrılıyor. Zeki Demirkubuz'un yönettiği Kıskanmak'ta başrol oynaması hayatının dönüm noktalarından biri oluyor. Ünlü yönetmenin tedrisatından geçmek Berrak'a çok şey katıyor. Bir anlamda 'level' atlıyor. Hatta ailesine "N'olur birlikte izleyelim," dediği ilk işi. Bu sırada Nejat İşler'le ilişkileri ikilinin ruh hali gibi inişli çıkışlı, darılmalı barışmalı sürüyor. Ejder Kapanı isimli filmde birlikte kamera önüne geçiyorlar. Ardından, Bu Kalp Seni Unutur mu? isimli dizide solcu bir karakteri canlandırıyor. O dönem kendisinin de başka türlü şeyler öğrendiği, hayatı farklı algılamaya başladığı bir süreç. Öyle ki röportajlarında Trevanian'dan, Kosinski'den söz etmeye başlıyor, şöyle cümleler kuruyor: "Oblomov okuyorum bu ara, 'Aaaa bizim bilmem kim bu!' diye başlayıp, 'Ben de biraz Oblomov'um,' diye giden tatlı bir süreç yaşıyorum." Nejat-Berrak ikilisi ayrıldıkları dönemde, Ezel'de rol alıyor Berrak Tüzünataç... Tam o dönemde magazin figürü her Türk kadınının yaşadığı 'travma' çıkıyor karşısına. Nasıl 'tost' denince Çağla Şikel akla geliyorsa, 'balkon' denince akla Berrak Tüzünataç gelir oluyor. Şahan Gökbakar'la evinin balkonunda verdikleri görüntü, Berrak'ın hayatının en büyük skandalı oluyor. O güne kadar tam anlamıyla aşama aşama inşa ettiği kariyeri bir gecede başına yıkılıyor. Üç gün, üç gece bu görüntüler yüzünden ağladığı iddia ediliyor. Daha ziyade alkole dayanıklı olmayan bir kadının, üstüne gelen adama karşı mücadelesi olarak tanımlanacak görüntüler üzerine yorum yapmayan kalmıyor. Mahkeme kararıyla o görüntülerin ve fotoğrafların yayınlanması yasaklanıyor ve o gece orada aslında neler olduğu hiç konuşulmuyor. Olay alkolü fazla kaçırmış bir kadının 'tacize' uğramasımı mı, yoksa değil mi, bir soru işareti olarak akıllarda kalıyor. Berrak Tüzünataç'ın, oyunculukta topladığı karizma yerle bir oluyor. Bir Avuç Deniz isimli bir filmde rol alıyor, bir süre sonra da kendisine benzediği iddia edilen bir karakterle ekrana dönüyor. Son dizisinde karşımıza çıktığında özel hayatını toparlıyor, işine odaklanıyor. Herkesin Berrak için, "Kendini topladı," dediği bir süreç bu, ama uzun sürmüyor. Çeşme'de Çağatay Ulusoy'la şezlongda öpüşürken yakalanması Berrak'la ilgili kasetin başa sarmasına neden oluyor. Böyle bir malzemeyi bulan magazin basını, ister istemez 'Balkon'dan şezlonga' diye başlık atmayı kendinde hak görüyor. Bu görüntünün ertesi akşamı Kaan Urgancıoğlu'yla öpüşürken çekilen görüntüleri basına yansıyınca insan "Yok artık!" diyor. Kaldı ki o görüntülere bakıp öpüştüklerini söylemek gerçekten güç. Sözün özü; Berrak her şeye rağmen yol almayı başardı, güzel kızdan bir oyuncu çıkardı. Berrak Tüzünataç çocukluğunda olduğu gibi, şeffaf yaşamayı seven bir isim. Bu zaman zaman başına iş açsa bile...

BİZE ULAŞIN