Rio 2016 için şimdiden çalışmaya başlamak lazım

Olimpiyatlar'da sporcularımızın başarısız sonuçlarından sonra sarf ettikleri sözler, Türk sporundaki önemli bir eksikliği ortaya koydu: Spor psikoloğu. Bu dalın gelişmesi için uğraşan Dr. Ceren Tokdemir, uzun vadeli çalışmaların, performansları olumlu etkileyeceğini söylüyor

Ceren Tokdemir, her türlü sporu takip eden ama futbolla ilgilenmeyen bir babanın kızı. Ortaokuldan itibaren hedefini, futbolla ilgili bir meslek sahibi olmak diye koyacak kadar yeşil sahalara tutkun. (İkinci çocuğu neredeyse Florya Metin Oktay Tesisleri'nde doğacakmış!) Boğaziçi Üniversitesi'nde psikoloji okurken, spor üzerine uzmanlaşmak istiyor. 2002 yılında bilime bağlı çalışmasından etkilendiğini söylediği Fatih Terim'in isteğiyle, Galatasaray altyapısında çalışmaya başlıyor. Milli Takım'da da görev yapan Tokdemir'in kadın olmasına vurgu yapmak lazım çünkü erkek diliyle konuşan bir güruhta kendini kanıtlamak, kabullendirmek kolay değil. Futbol yorumcusu Ahmet Çakar'ın Tokdemir'le çıktığı bir programda sergilediği "Kadın yapamaz bu işi," tavrıyla sık sık karşılaştığını tahmin etmek zor değil. 36 yaşındaki 'Doktor Hanım'la, 2012 Londra Olimpiyat Oyunları'yla ilgili konuşmak için buluştum. Sporcularımızın bangır bangır bağıran özgüven eksikliğini anlamak ve sizlere anlatmak için. Galatasaray'dan ve diğer konulardan da konuştuk ama spor ve psikoloji üzerine çıkardığım notlar şöyle. Cümle çözümlemeleri açısından Tokdemir'in kitabından da kopya çekmiş oldum!
"Türkiye'de özellikle futbolda bazı kişiler nereden aldıkları belli olmayan sertifikalarla yaşam koçu, danışman hatta spor psikoloğu gibi çalışıyor. Bu durum sporcularda hasar bırakan sonuçlara neden olabiliyor. Yönetici eksikliğimiz o kadar bariz ki."
"Olimpiyat gibi organizasyonlarda teknik, taktik çalışmalar üst düzey sporcularda, takımlarda neredeyse aynı. İşte burada spor psikolojisi üzerine çalışmalar fark yaratabilir. Yetenek elbette önemli ve her şey psikolojiye bağlı demiyorum. Ama psikolojik destekle yüzde 100'e yakın performans sağlanmaya başlandı. En azından sporcular kötü gidiş sonrası toparlanmayı, stresi tolere etmeyi öğreniyorlar."

ANTRENÖRLER İNANMIYOR
"Antrenörler spor psikolojisini desteklemiyor. Öncelikle buna inanmıyorlar. Onlar da psikolog eşittir hasta gözüyle bakıyorlar. 'Ne gerek var, ben hazırlarım. Benden daha iyi kim motive eder?' diyorlar. Halbuki antrenörün de psikolojik destek alması lazım. Sporcular genelde hocalarının yüzüne bakar. Onlarda bir kaygı, endişe görmemeleri lazım. Sporcuları, antrenörleri geçtim; Londra'da seyircilere psikolojik destek eğitimi verildiğini öğrendim. Britanyalı sporcuları nasıl cesaretlendirmeleri gerektiği öğretilmiş!"

GEL Bİ KONUŞ DA KÜME DÜŞMEYELİM!
"Bir dahaki Olimpiyat için şimdiden çalışmaya başlamak lazım. Ne yazık ki bir ay kala 'Haydi birşeyler yapalım,' diyecekler! Beni bir kez bir takımın küme düşme maçından önce çağırdılar. 'Gelin bir konuşma yapın,' diye. Kabul etmedim. Bu zahmetli, uzun ve planlı bir proje. Sporcunun sizi tanıması ve güvenmesi lazım."
"Kanada yeni metodlara milyon dolarlık yatırım yaptı. ABD'de geri planda 250 spor psikoloğu çalıştı. Kafilede altı spor psikoloğu vardı. Ayrıca o sporcuların kendi terapistleri var. Başarılı olmuş tüm ülkelerde veriler ortada. Bizim tek istikrarımız istikrarsızlık!"
"Her branşın ayrı psikoloğu olmalı. Branşın özelliklerini bilmeli, sporcularla iletişim kurabilmelisin. Ben ilk başladığımda, hatta şimdi de ilk testimi futbol üzerine yapıyorlar!"

BİZE ULAŞIN