Başkanlığa şampiyonadan iki ay önce aday olmuştum

PTT Genel Müdürü Osman Tural'ın Türkiye Tenis Federasyonu Başkanlığı'na seçilmesine tepki gösterenler oldu. Özellikle sosyal medyada "Bu adam tenisten ne anlar?", "Sinan Erdem'de protesto oldu, bürokrat getirdiler," denildi. Tural da ilk defa eleştirilere cevap verdi: "Beni eleştirenlerin çoğu, tenis camiasına dün girdim zannediyor. Öyle şeyler söylemişler ki, kendileri gülünç duruma düşmüş"

Geçtiğimiz hafta farklı spor branşlarının federasyonlarında seçimler yapıldı. Koltuğunu koruyanlar veya ilk kez göreve gelenler tartışma konusu yaratırken, kamuoyu ve basında 'hükümet'in seçimlere müdahalesi konuşulmaya başladı. Tartışılan federasyonların en başında Türkiye Tenis Federasyonu (TTF) geldi. Malum son dönemde Marsel (İlhan), Çağla (Büyükakçay), Pemra (Özgen) gibi isimler yükselmeye başlamış, oldukça prestijli bir turnuva olan WTA Championship İstanbul'a gelmişti. Eski federasyon başkanı Ayda Uluç başarılı görülüyordu. 'PTT Genel Müdürü' sıfatıyla bir bürokratın yeni başkan olması, bir yandan Sinan Erdem'deki ıslıklı protestoya da bağlandı. Sosyal medyada ise Tural'ın geçen sene çekilmiş bir fotoğrafı dolaşmaya başladı. O kare üzerinden salvo yapanlar arasında akademisyenler, gazeteciler, sinemacılar vs. yer aldı. TTF Başkanı ve PTT Genel Müdürü Osman Tural'ı ekimizin dikkatli okuyucuları belki hatırlayacaktır. Geçen yılki WTA Championships öncesi Burcu Aldinç kendisiyle konuşmuş, şu satırları yazmıştı: "Erken değil, 37 yaşında tanışmış tenisle. İngiltere'de yaşadığı dönemde, her yerde tenis kortu görünce, bir raket satın almış. Kaymakamlık yaptığı dönemlerde çalıştığı ilçelere tenis kompleksileri kurmuş (Ağrı, Erzincan ve Çanakkale)." Yoğun programı olan Osman Bey'e zorda olsa ulaşma şansımız oldu, o da servisleri karşıladı!
- En temel soruyla başlamak istiyorum: Tenis oynuyor musunuz?
- Yaklaşık 20 senedir düzenli olarak tenis oynuyorum. Veteranlar düzeyindeki rakiplerim forehand'lerimin çok iyi olduğunu söyler. ("En güçlü yanınız nedir?" diye sormuştum) Şunu belirtmek isterim önemli olan tenis gibi güzel bir sporu bilinçli olarak yapmak, bundan zevk almak; yoksa yenmek ve yenilmek hiç önemli değil.
- Daha önce TT F'de yönetim kurulundaydınız ve Ayda Uluç başkandı. Şimdi o sizin yönetim kurulunuza girdi. Bunu nasıl açıklarsınız?
- Ayda Hanım'ın başkanlığında çok değerli çalışmalar yaptık ekip olarak. Türkiye'yi bir tenis ülkesi yapmak konusunda, elimizden geldiğince çaba sarf ettik. Bu bir bayrak yarışıdır. Şimdi bayrağı biz devraldık. Ayda Hanım yeni yönetimde de görev olacak; onun tecrübelerinden yararlanmaya devam edeceğiz.


SEÇİLMEMİN ŞAMPİYONAYLA İLE İLGİSİ YOK
- Başkan seçilmenizi 'Sinan Erdem'de protesto oldu. Hemen oraya bürokrat atadılar,' şeklinde yorumlayanlar var...
- Ekip arkadaşlarımın da görüşünü alarak başkanlık adaylığımı turnuvanın çok öncesinde açıklamıştım (yaklaşık iki ay önce). Benim seçilmemin şampiyona süreciyle hiçbir ilgisi yok. Daha bu bağlantıyı kuramayan insanlar var!
- 'Bazı federasyonlara niteliği olmayan insanlar atadı,' deniyor. Cidden bilimsellikten ve kurumsallaşmaktan söz edebilir miyiz?
- Öncelikle şunu söyleyeyim; Türk sporu son yıllarda hem tesis hem de organizasyon anlamında müthiş bir ilerleme gösterdi. Bakın bundan birkaç yıl öncesinde, dünya gözüyle izleyeceğimizi tahmin etmediğimiz sporcular ülkemize geliyor. Her şehirde yeni spor kompleksleri yapılıyor. Londra 2012'de atletizmde bir altın, bir gümüş madalya aldık. Atletizmde Avrupa kıtasından altın alabilen sekiz ülkeden biriyiz. Atletizmde toplam madalya sıralamasında Fransa ve Polonya'yla beraber dokuzunculuğu paylaşıyoruz. Bu küçük bir örnek. Eksiklerimiz var mı; elbet var. Ama daha iyiyi yapma yönünde çaba sarf ediyoruz.
- Şahsi fikrim bundan üç-dört sene önce Tenis Federasyonu Başkanı kim seçilse insanların umurunda olmazdı. Bu düşünceye katılır mısınız?
- Özellikle WTA Championships'in ülkemize gelmesi sonucunda mutlak bir ilgi artışı oldu. Herkesin gözü daha fazla tenise çevrildi. Federasyon seçimleri üzerine bile bu kadar fikir yürütülmesi bundandır. Sporun ve tenisin ülkede daha popülerleştiği aşikar. Biz de bu pozitif enerjiyi kullanmaya özen göstereceğiz.
- Yakın ve uzak hedefleriniz nelerdir?
- WTA Championships sayesinde ülkede tenise olan ilgi arttı. Hedeflerimiz bu tip organizasyonları ülkeye getirmeye devam etmek. Onun dışında bireysel anlamda ben çok iyi yeteneklerimiz olduğunu düşünüyorum. Rüyam kısa vadede ilk 50'de daha sonra da ilk 20'de Türk tenisçilerini görebilmek. Bunun için çalışacağız...
- ATP sezon sonu finali İstanbul'da olacak mı?
- ATP O2 Arena ile olan sözleşmesini 2015 yılına kadar uzattı. Dolayısıyla bu tarihten önce 'ATP World Tour Final'ı ülkemize getirmek mümkün değil. Sonrası için tabii ki önemli bir hedef bu. Ama öncesinde ülkemize bir ATP turnuvası kazandırmak, bu yolu açmak açısından daha önemli. WTA ile bir senelik daha sözleşmemiz var. Sonrası için planlamalarımızı arkadaşlarımızla beraber yapacağız.

BU SEKİZLİNİN ARASINDA HERKESİN ELİ AYAĞI DOLANIR
- Bir önceki WTA'da çekilen o meşhur fotoğrafın hikayesi nedir, aniden araya mı girdiniz?
- O fotoğrafta anormal olan nedir anlamadım. Beni ve duruşumu eleştirenlerin çoğunu alıp dünyanın en iyi sekiz kadın tenisçisinin arasında fotoğraflarını çeksem, elleri ayakları birbirine karışır! Aniden araya girmek gibi bir durum yok. Dedim ya ilişkilerimiz çok iyidir diye. Hatta geçen sene turnuva öncesi İstanbul'daki PTT merkezimizde bir sabah kahvaltısı bile organize etmiştik, bütün sporcular seve seve katılmış, müzemizi de gezmişlerdi. Merak etmeyin, iletişim yeteneklerim iyi düzeydedir.
- O fotoğrafa bakıp uluslararası anlamda gücümüz olamayacağını savunanların sayısı da az değil...
- Şahısların gücüne değil, temsil ettikleri kurum ve ekip arkadaşlarından aldıkları güce inanırım. Türkiye çok büyük bir ülke. Sporun her dalında da büyük olmaması için hiçbir sebep yok. Bu teniste de böyle. Amacımız, tenisin var olan ivmesini kullanarak daha da büyük hedefleri gerçekleştirmek.



SPORCULARA YAKLAŞIMIMI MERAK EDENLER, İPEK'E, MARSEL'E SORUN
- Başkan figürü, sporcuları pek dinlemez bu ülkede. Burada sizin tarzınız nedir?
- Yönettiğim her kurumda fikirlerin dinlenmesi taraftarıyım. Bu yaştan sonra da çok değişiklik olacağını düşünmüyorum. Bu işe gönül vermiş herkesi dinleyeceğiz, bütün fikirleri alıp yararlı projeler üreteceğiz. Benim sporculara olan yaklaşımlarımı merak edenler doğrudan İpek'e (Şenoğlu), Çağla'ya (Büyükakçay), Marsel'e (İlhan) sorabilirler. İlk ağızdan onlar anlatabilir. Zaten yıllardır benim sporcularla ilişkim yönetici-sporcu ilişkisinden ziyade; ağabey-kardeş şeklinde olmuştur. Tabii ki onların tecrübelerinden faydalanacağız. Karşılıklı iletişim kanallarını açık tutup daha iyiye ulaşmak noktasında çaba harcayacağız.

KAYMAKAMLIK YAPTIM KADIN ELİ SIKMAM DİYE KURALIM OLABİLİR Mİ?
- 'Kadın tenisçilerle el sıkışmıyordur,' diyenlere cevabınız nedir?
- Şampiyona için buraya gelen kadın tenisçilerle iletişimim iyiydi gibime geliyor. Ayrıca yıllarca kaymakamlık yaptım; kadını, erkeği, yaşlısı, genci... Onların hayatlarına bizzat temas ettim. Sizce kadın eli sıkmam diye bir kuralım olabilir mi? Bunları okuyunca tebessüm ediyorum...
- Sosyal medyadaki eleştirileri nasıl yorumluyorsunuz?
- Eleştiri herkesin hakkı, yapılabilir. Ama fikir beyan edebilmek için öncelikle bilgi sahibi olmak gerekiyor. Beni eleştirenlerin çoğu, tenis camiasına dün girdim zannediyorlar. Sen araştır, bugüne kadar neler yapmışız, ne gibi çalışmalarımız olmuş bunları öğren; önce eleştireceğin kişiyle ilgili bilgi topla, sonra eleştiri hakkını sonuna kadar kullan. Bunla ilgili herhangi bir itirazım olmaz. Ama öyle şeyler söylemişler ki, kendileri gülünç duruma düşmüş.


BİZE ULAŞIN