Silikon vadisi şifa orucunu keşfetti

Yemek saatini sadece 15 dakika geçirince açlık krizlerine tutulanlar anlamayabilir ama dünya üç ila 10 günlük açlık süreçleriyle bedenini sağlıklı tutuyor, zihnini arındırıyor, iş verimini artırıyor. Silikon Vadisi’ndeki teknoloji devleri şifa orucunu keşfetti...

Silikon vadisi şifa orucunu keşfetti
Hiç durmaksızın tüketiyoruz. Gıda, teknolojik cihazlar, ilişkiler... Biri bitince hemen ötekine geçiyor, üstelik tüketim hızımız düştüğünde bir şeyleri kaçırdığımız endişesi yaşıyoruz. Oysa daha fazla tüketmek bizi mutlu etmediği gibi giderek yalnızlaştırıyor, depresif bir ruh haline sokuyor.
Daha mutlu ve verimli bir hayat arzulayanlar ise birbirinden farklı formüller geliştirme gayreti içinde. Psikiyatristlerin kapısını aşındıran da var, farklı spor dallarıyla sağlıklı yaşamın peşinden koşan da...
Silikon Vadisi'ndeki girişimciler de daha uzun ve sağlıklı bir hayat için son yıllarda Mezopotamya'nın kadim geleneği şifa orucunu keşfetti. WeFast adlı bir grubun üyesi olan teknoloji guruları vücutlarını 36 saatlik oruçlarla resetliyor, daha konsantre ve başarılı oluyor.
Bu oruçta ilk gün akşam normal bir yemek yeniyor. İkinci gün hiçbir şey tüketilmiyor. Oruç üçüncü gün sabah kahvaltıyla bitiriliyor. Üç günlük oruçtan sonra vücudun bağışıklık mekanizması yeni akyuvar oluşumunu tetikliyor, vücudun bağışıklık sistemi tamamıyla yenileniyor.
Üstelik bu şekilde oruç tutanlar bunu yalnız yapmıyor. Teknoloji firmaları çalışanları 36 saatlik oruçları birlikte tutuyor. Çalışanlar hep birlikte yemek yiyip kampa giriyor, önemli projeler bir bir halledildikten sonra 36 saat sonunda oruç bitiriliyor. Bu şekilde konsantrasyon ve verim artıyor, yaratıcılığın tavan yaptığına inanılıyor.
Birçok ülkede uygulanan şifa orucu adlı yöntemin Ramazan ayında tutulan oruçla hiçbir ilgisi yok. 1-35 gün arasında değişen sürelerde tutulan şifa orucu Rusya, Azerbaycan, Almanya, Bulgaristan ve ABD gibi birçok ülkede çok popüler. Bu ülkelerde oruçla tedavi yapan merkezler bulunuyor.

Faruk Günindi Selahattin Dönmez (Geleneksel Tıp Dergisi Genel Yayın Yönetmeni)
Yemek yemek vücut için büyük yük

10 yıldır Türkiye'de ev hanımları, öğrenciler, CEO'lar, doktorlar, gazeteciler, siyasetçiler Silikon Vadisi'nin yeni keşfettiği su orucuyla biohacking yapıyor. Yani metabolizmalarını sıfırlıyor.
İnsan vücudu oruç tutmaya, yemek yemekten daha yatkındır. Ben tedavi olarak iyileştirici açlığı (derviş orucu, su orucu) Aidin Salih Hanımefendi'den öğrendim. 2006'da kendisiyle hastası olarak tanıştım. Sekiz yıl dizinin dibinde talebeliğini yaptım. Bu sürede belki yüzlerce kez üç günlük (84 saat) su orucu, üç kere 10 günlük su orucu ve saymadığım kadar 36 saatlik oruçlar yaptım. Tüm bu oruçlardan sonra yemek yemenin yani sindirimin vücut için ne kadar zahmetli bir durum olduğunu fark ettim.
Hz. Adem Aleyhisselam yeryüzüne geldikten bir süre sonra karnı guruldar. Cennette böyle bir his bilmeyen Hz. Adem Aleyhisselam Allah'a yönelerek bu "derdin" ne olduğunu sorar. Bunun açlık olduğunu ve yemek ile geçeceği kendisine bildirilir. Hz. Adem kendisine gösterilenden yer. Ancak bir süre sonra da bağırsakları çalışmaya başlar ve kötü bir koku duyar. Çok utanır. Bu dert, öncekinden de fazladır. Oruçtan sonra işte sırasıyla önce midede oluşan açlığın zahmetini, sonra yemek yedikten sonra o zahmetin daha da büyüdüğünü bir Ademoğlu olarak anlayabiliyorsunuz.
Açlık, İslam'da övülen bir haldir. Allah'ın emrettiği Ramazan orucu dışında iyilik halinin sürmesi, nefsin ve arzuların eğitilebilmesi ve vücudun terbiye edilmesi için gerekli görülmüştür. Hatta uzun süre ilim taliplilerinin açlık yapmadan öğrenci olamadığı bir sistemin mirasçısıyız.
Hz. Mevlana'nın dervişleri dergaha önce mutfaktan girerdi. Mutfakta yemek pişirir ama yemezlerdi. Çünkü o mutfakta "yemek pişmez, adam pişer"di. Adamın açlıkla piştiği bir kültüre sahibiz.
Niyetli/bilinçli açlıkla, aç kalmakla arasında dev bir fark var. İnsan doğada bilinçli olarak aç kalmayı tercih edebilen tek varlık.
Aç kaldığınızda her an yiyecek bulma "korkusu" (İslam'da rızık endişesi) vücutta bazı hormonların salgılanmasıyla yıkıcı bir süreç başlatır. Teslimiyet/rıza/iç huzur ile başlayan açlık 10 gün de sürse vücuda iyilikten başka bir şey getirmez.
Açlık ile hem vücutta depolanan enerji kaynakları enerjiye dönüşür, hem de metabolik atıklar, kireçlenmeler gibi atıklar çözülerek hücresel olarak su elde edilir ve diğer kısımlar vücuttan atılır. Yani esasen açlık-oruç süresince kötü olan ne varsa vücuttan atılır. Çünkü iyileşme içeriden dışarıya doğru olur. Ruhsal iyileşme de böyledir. Cerrahi şeyhi Muzaffer Efendi İngilizce education yani eğitim kelimesinin kökü olan 'educa'nın Latincede içeriden çıkarmak anlamına geldiğini söylüyor. Çünkü insan yaratılış itibariyle iyi olmaya yatkındır. İnsan vücudu da dış etkenlerin, tercihlerin, girdilerin terk edilmesiyle düzelme eğilimi gösterir. Bu, onun yaratılışında vardır.

Selahattin Dönmez (Uzman diyetisyen)
Metabolik kalkan oluşturuyor

Kısa süreli açlık bireyin başarı performansını artırmaz. Fakat 36 saate kadar yemek alımını azaltan kişilerin metabolizmasında olumlu etkiler meydana gelir.
Kısa süreli açlık yerine bireylerin metabolik durumlarına göre sağlıklı besin seçimi ile uygun porsiyonlarda öğün planlamak başarı, dinç kalma, performans artırma hatta genç kalma açısından daha etkili. Çünkü kısa süreli açlık uzun vadede yorgunluk, halsizlik, açlık sonrasında aşırı yeme ataklarının gelişmesine neden oluyor. Yılda üç-dört kereyi geçmeyecek şekilde tutulan oruçların bedenimize etkileri sayısız.
Açlık serbest radikallerin miktarını azaltarak hastalıklar ve yaşlanma sürecini yavaşlatabilir. İnsülin direncini ve vücudumuzun enerji ocakları olarak belirttiğimiz mitokondride enerji azalmasını engelleyerek yaşlanmayı durdurabilir.
Bazı araştırmalar açlığın kronik hastalık oluşturmada görev alan genlerin çalışmasını azaltıp hastalıklardan koruyucu genlerin daha iyi çalışmasını sağlayabildiğini işaret ediyor.
36 saatlik açlık vücutta metabolik bir korumanın gelişmesine olanak sağlayabilir. Bu oruç, açlığı tetikleyen hormonları azaltıp tok kalmayı sağlayan leptin gibi hormonlarının normale dönmesine yarar, bu sayede de kısa sürede doymak mümkün olabilir.
Açlık bu sürede enerji harcamasını sağlar ve insülin seviyesini azaltarak yağ yakımını artırır. Bu sayede kan yağları düşebilir ve kolesterol yükselmesi de baskılanabilir.

Açlık Nobel getirdi
2016'da Nobel Tıp Ödülü, açlık mekanizmasının hücresel iyileşmedeki önemini ortaya koyan Japon bilim adamı Yoshinori Oshumi'ye verildi.
Hücrenin kendi kendini yemesi olarak da bilinen otofaji alanındaki çalışmalarıyla ödülü alan Ohsumi'nin buluşu açlığın kanser ve Parkinson gibi hastalıkların tedavisinde kullanılmasını öngörüyor.
Otofaji vücut stres altındayken çok daha fazla çalışıyor. Mesela oruç tutarken ya da açlık sırasında. Bu durumda hücre enerji üretimini kendi iç imkanlarını kullanarak yapmaya çalışıyor ve tabii ki ilk olarak çöpünü ve patojen bakterileri sindirerek başlıyor.
BİZE ULAŞIN