“Keşke o graffitileri çizmeseydim”

Şubat 2011’de henüz 14 yaşındayken Suriye’deki savaşı başlatan duvar yazılarını yazan Muaviye Syasneh, “Biz sadece eğleniyorduk. Eğer olayların bu hale geleceğini bilseydim, o grafitileri çizmezdim” diyor

“Keşke o graffitileri çizmeseydim”
Suriye'de 500 bine yakın kişinin yaşamını yitirdiği ve 10 milyondan fazla kişinin evini terk etmek zorunda kaldığı iç savaş, uzun bir süredir sadece terör örgütü DEAŞ ile anılıyor. Dünyanın dört bir yanında savaşı DEAŞ gibi terör örgütlerinin başlattığı ve Beşar Esad rejiminin suçsuz olduğu düşünülmeye başlandı. Gerçekler unutuldu diyebiliriz yani. Ancak olaylar aslında basit bir duvar yazısı ile başlamıştı. Esad rejiminin zulmü de ülkeyi kan gölüne çevirdi. Emmy ödüllü yapımcı Jamie Doran, The Boy who started the Syrian War / Suriye'de Savaşı Başlayan Çocuk isimli belgeselinde savaşın nasıl başlayıp yayıldığını tüm dünyaya hatırlattı. Gelin şimdi Doran'ın anlattıklarına bir bakalım: Şubat 2011'de henüz 14 yaşında olan Muaviye Syasneh ve üç arkadaşı, Dera kentindeki okullarının duvarına Esad rejiminin baskılarını karşı şakalar içeren yazılar yazdı.
Ancak Esad'ın Şebbiha milisleri, Muaviye Syasneh ve arkadaşlarını tutukladı. Babaları çocuklarının akıbeti sormak için rejimin kara delikleri olarak bilinen hapishanelerden birine gittiklerinde ise aldıkları cevap, "Bu çocuklarınızı unutun. Eve gidip yeni çocuklar yapın. Eğer siz yapamazsanız, eşlerinizi bize gönderin, sizin yerinize biz çocuk yaparız" oldu. Bunun üzerine Dera'da Esad'ın diktatörlüğüne karşı barışçıl gösteriler başladı.

ÖZGÜR SURİYE ORDUSU'NDA...
Aslında ilk başta Dera halkı sadece çocukların serbest bırakılmasını istedi. Ancak çok geçmeden rejimin askerleri halkın üzerine kurşun yağdırmaya başladı. İlk kayıplar bir Cuma namazı sonrası düzenlenen gösterilerde verildi ve iki kişi öldü. Bir gün sonra düzenlenen cenazeye de ateş açılması sonucu bir çocuk yaşamını yitirdi. Yaralılar tutuklandığı için Dera'daki Hz. Ömer Cami'si hastaneye dönüştürüldü. 23 Mart sabahı Şebbiha milisleri camiyi basarak biri doktor olmak üzere yedi kişiyi daha sorgusuz sualsiz öldürdü.
Bu sırada Muaviye Syasneh ve arkadaşları 45 gün boyunca ağır işkenceye maruz kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Ancak Hamza El Hatib isimli çocuğun vücudu işkencelere dayanamadı. Dera halkı, üst üste gelen ölümler ve çocuklara yapılan işkencelerden sonra seslerini yükseltmeye başladı. Artık gösterilerde taşınan pankartlarda yıllardır Şebbiha milislerinin kızları kaçırması, erkeklerin işkenceye uğraması ve mallarının gasp edilmesine dair öfkeler yer almaya başladı. Ancak Deralıların ağzında hâlâ 'barış' sözü vardı.
Buna rağmen, rejim askerleri kan kusmaya devam etti. Dera'dan yayılan kanlı görüntülerle artık gösteriler Suriye'nin dört bir yanına yayıldı. Esad'ın askerlerine karşı ilk silahlı mücadele de Nisan 2011'de Özgür Suriye Ordusu tarafından Dera'nın Naima köyünde başlatıldı.
Suriye'deki savaşı başlatan graffitileri çizen Muaviye şimdilerde Özgür Suriye Ordusu saflarında mücadeleye devam ediyor.

İLK KEZ KONUŞTU: HAYALLERİM VARDI
Al Jazeera'da yayımlanan belgeselde dünya ilk kez Muaviye'nin kendi anlattıklarını duydu. "O zaman tek amacımız biraz eğlenmekti. Ama tutuklandık. Ve çok ağır işkence gördük. Serbest bırakıldığımızda bizim için yapılan gösteriler hoşumuza gitti" diyen Muaviye sözlerine şöyle devam ediyor "Ama olayların bu noktaya gelmesini kimse istemezdi. Savaşta babamı kaybettim. Ayağımdan vuruldum. Hayallerim vardı. Üniversite okumak istiyordum. Ama hiçbir zaman sivil halka bunların yapılacağını düşünmemiştim. O zaman kimse olayların bu noktaya geleceğini hesap edemedi. Eğer tüm bunların olacağını bilseydim o duvara yazıları yazmazdım."
BİZE ULAŞIN