Eskrim, hayallerimin gerçek dünyaya yansıması

Rusya’nın Sochi kentinde düzenlenen Yıldızlar ve Gençler Avrupa Eskrim Şampiyonası’nda yıldız kadınlar kılıç kategorisinde 17 yaşındaki milli sporcu Deniz Selin Ünlüdağ, Avrupa Şampiyonu oldu, Türkiye’yi gururlandırdı. Madalyasını da Afrin’deki kahramanlara armağan eden Ünlüdağ ile eskrim tutkusunu ve gelecek hayallerini konuştuk

Eskrim, hayallerimin gerçek dünyaya yansıması

10 yaşında Karayip Korsanları filmindeki kılıç sahnelerinden çok etkilendi, anne ve babasına "Eskrimci olacağım!" diye tutturdu. Bunu da başardı. Yedi milli sporcu. O eskrim için hayatını değiştirdi, hayalleri için İzmir'den Ankara'ya yerleşti. Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi'nde sabah akşam antrenman yaparak çalıştı, milli kampta antrenörlerinin bir dediğini iki etmedi. Uluslararası arenada başarılar elde etmek için sosyal hayatından ödün verdi, emeğinin karşılığını da aldı.
Onun adı Deniz Selin Ünlüdağ. Başarıdan başarıya koşan milli sporcu Ünlüdağ Rusya'da Yıldızlar ve Gençler Avrupa Eskrim Şampiyonası'nda yıldız kadınlar kılıç kategorisinde altın madalya kazandı, Avrupa Şampiyonu oldu, Türkiye'yi gururlandırdı. 95 yıllık eskrim tarihinde kadın olarak bir ilki başaran Ünlüdağ "Şampiyon olacağıma inanıyordum. Altın madalya almak muhteşem bir duygu" diyor. Yıldızlar ve Gençler Avrupa Eskrim Şampiyonası'nda ise Yıldız Kadın Kılıç Milli Takımı olarak Avrupa Üçüncüsü olmayı da başardılar, bronz madalyayı kazandılar, tarihe geçtiler. Biz de 28 kez milli olan, 23 madalyası bulunan başarılı milli sporcu ile hayatını, eskrim tutkusunu, şampiyonluğu ve gelecek hayallerini konuştuk.

- Nasıl bir ailede büyüdünüz, spora ilgili bir aile miydi?
- Sporu seven ve ona ilgi duyan bir ailede büyüdüm. Babam da gençliğinde birçok spor dalıyla uğraşmış hatta şu an aktif olarak dalgıçlık ve dalgıç antrenörlüğü yapıyor. Bu nedenle beni her zaman destekleyip yanımda oldular.



- Eskrime ilginiz nasıl başladı? Karayip Korsanları filminden etkilenip eskrime başlamışsınız, doğru mu?
- Evet, belirttiğiniz gibi Karayip Korsanları serisi, benim çocukluk yıllarımın en sevdiğim filmlerindendi. Bu filmdeki kılıçla dövüş sahneleri çok ilgimi çekiyordu. O dönemde ailemle birlikte İzmir'de yaşıyordum. Aynı yıllarda, Türkiye Eskrim Federasyonu okuduğum okulda bir eskrim tanıtımı yaptı. Tanıtım ilgimi çekti. Annemle babama "Ben eskrimci olacağım" diye tutturdum. Onlar da beni kırmadılar ve İzmir Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Kulübü'ne eskrim sporcusu olarak kaydettirdiler. O gün hayalim olan eskrim, bugün tutkum haline geldi.



ESKRİM HAYALLERİMİN YANSIMASI

- Çok bilinen bir spor değil eskrim, bu tutkunuz nasıl karşılandı?
- Doğrusu gerek arkadaş çevremde gerekse de yakın aile çevremde, eskrimin nasıl bir spor olduğunu tam olarak bilmeyen çok kişi vardı. Çoğu insan da kılıç hamlelerinin kişiye zarar verip vermediğini merak ediyor, daha doğrusu endişe ediyordu. Uzun bir süre eskrimin nasıl bir spor olduğunu, insana herhangi bir zararı olmayacak şekilde koruyucu malzemeler kullanıldığını anlattım. Şimdi ise birçok insan benim ve diğer arkadaşlarımın başarılarından ve medyada eskrimin yer bulmasından etkilenip çocuklarını eskrime başlatıyor.
Bizim geçen yıl kazandığımız Avrupa ve Dünya şampiyonluklarından sonra, Antalya'da yapılan Uluslararası Çocuk Kupası'na 2 bin civarında çocuk katıldı. Bu rakam bir önceki senenin neredeyse iki katı. Bu da, bizlerin başarısının eskrimi Türk halkına sevdirdiğini gösteriyor.



- Eskrim sporu ne anlam ifade ediyor sizin için?
- Her insanın kendi yaşamında hayal dünyasının yansımalarını bulursunuz. Kimi hayal dünyasındakileri gerçeğe dönüştürmüş, kimileri ise gerçekleştirememiştir. Ben ilk gruba giriyorum. Eskrim, benim açımdan hayallerimin gerçek dünyaya yansıması...

- 17 yaşında genç bir milli sporcu olarak bir ilki başardınız. Avrupa Şampiyonluğu'nu kazanınca neler hissettiniz?
- Son tuşu aldığımda duygu boşalması yaşadım. Aslında biz, geçtiğimiz yıl bu final pistlerinde oynayabileceğimizi hem dünyaya hem kendimize ispatlamıştık. Bu yıl da pistlere bu özgüvenle çıktım. Ama ne kadar özgüven olursa olsun, ne kadar ilk olursa olsun kazandığınız her madalyanın ayrı bir anlamı ve değeri var. Hele de bu madalya altın madalya ise... Bayrağımızı göndere çektirecek olmak ve milli marşımızı o büyük salonda herkese dinletecek olmak, muhteşem bir duyguydu. Şampiyonluk anında bütün bunlar gözümün önüne geldi, büyük bir gurur yaşadım.



- Nasıl bir hazırlık süreci geçirdiniz peki?
- Türk eskrimciler olarak bizim en büyük şansımız, dünyanın en iyi eskrim antrenörlerinden biriyle çalışıyor olmak. Valery Shturbabin harika bir antrenör. Bugüne kadar bilmediğimiz birçok şeyi ondan öğrendik. Hocamızın Türkiye'ye getirilmesinde Türkiye Eskrim Federasyonu'nun büyük emekleri var. Federasyonumuza da teşekkür ediyorum. Gençlik ve Spor Bakanlığımızın ve Spor Genel Müdürlüğümüzün Türkiye Olimpiyat Hazırlık Merkezi (TOHM) projesinin de çok büyük katkısını görüyoruz. Şampiyonaya hazırlık sürecimde talihsiz bir sakatlık yaşadım. Buna rağmen, Avrupa Şampiyonu olacağımı geçtiğimiz ay milli takım antrenörümüz Recep Koç'a söylemiştim. İnanıyordum yani! Hazırlık ise çok yorucu geçti. Sabah çok erken saatte kalkıp antrenmanlara başladık; taktik antrenmanlar da fizik kondisyon antrenmanları da yaptık. Eğitimime de devam etmek zorundaydım. Antreman salonu ve okul arasında gidip gelmem yorucu bir sürece neden oldu.



PİSTE ÇIKTIĞIMDA TAM DA BEN OLUYORUM

- Eskrimin hayatınızdaki avantajları ve dezavantajları neler?
- Çok bilinen bir spor olmaması, belki üzerimizde mutlaka kazanma baskısının olmamasını hatta belki de medya baskısı olmamasını sağladığı için avantajlı. Ama yeteri kadar bilinmemesi de, başarılarınızın yeterli karşılığı ve değeri görmemesi anlamında dezavantajlı.



- Pistte nasıl bir kişiliğe bürünüyorsunuz, Deniz Selin Ünlüdağ değişiyor mu o an?
- Eskrim pisti çok farklı bir ortam. Hele final pisti, tarif edilemez. Benim açımdan o piste çıkmak, kıyafetlerimde ve maskemde taşıdığım Türk bayrağının sorumluluğunu taşımakla eşdeğer... Eskrim zaten özel motivasyon gerektiren bir spor branşı. Ben, eskrim pistinde farklı bir kişiliğe büründüğümü düşünmüyorum. Tam tersine, o piste çıktığımda tam da ben oluyorum.



ALTIN MADALYAM MEHMETÇİĞE ARMAĞAN

- Altın madalyayı Afrin kahramanlarına armağan ettiniz. Neler dersiniz?
- Ben askerlerimizin, Mehmetçiklerimizin nerede görev yaparlarsa yapsınlar, bizim ve bizden sonraki nesillerin rahat uyku uyuyabilmesi için görev yaptığına inanıyorum. O nedenle, yaptıkları görevin çok kutsal olduğunu düşünüyorum. Şu anda da Afrin'de ülkemizin huzuru için canını feda eden ve etmeye hazır olan Mehmetçiklerimiz, tüm Türk vatandaşlarının dualarını alıyor. Ben, tüm kalbimizle Mehmetçiklerimizin yanında olduğumu ama bu başarımı da özellikle onlara armağan etmek istediğimi belirttim. İnşallah hepsi sağ salim yuvalarına başarıyla dönerler.

BİZE ULAŞIN