Rüya değil kabus

Sokaklarında tifo yayılsa da, siyahiler atların arkasına bağlansa da, göçmenlerin cansız bedenleri karaya vursa da, ırkçılar katliamlar yapsa da fark etmiyor... Ne yapıp ne ediyorlar ‘Rüya ülke Amerika’ imajını koruyorlar

Rüya değil kabus
Söz konusu Afrika, Ortadoğu ya da Asya olunca gözümüzün hep aynı tarz fotoğraflar geliyor. Bombalardan yıkılmış evler, yokluk içindeki bir çocuk ya da göç yolundaki insanlar... Bunun en önemli nedenlerinden biri Batı'nın bu coğrafyaları sürekli böyle görmek ya da göstermek istemesi diyebiliriz. Aslında kendi ülkelerinde de en az bu bölgelerdeki kadar trajik olaylar yaşanıyor. Ancak medya gücünü elinde bulunduran Batı, kendi topraklarında yaşanan vahşet anlarını çabuk unutturabiliyor. Rüyalar ülkesi Amerika örneğin. Sadece bu hafta içinde bile öyle fotoğraflar çıktı ki ortaya her biri 'Gerçek ABD'nin simgesi olabilecek güçteydi. Ancak en fazla bir gün konuşuldular. Son zamanlarda yaşananlar üzerinden, ABD'nin gösterilmeyen tarafına bir yolculuğa çıkalım...

FİLM DEĞİL GERÇEK!
Hollywood filmlerinden alışık olduğumuz bir sahne sanıyorsunuz ilk başta, ama değil. ABD'nin Teksas eyaletinde geçtiğimiz salı günü yaşandı bu olay. İki atlı beyaz polis, siyahi bir şüpheliyi iple atın arkasına bağlayıp karakola götürdü. Tepkiler gelince özür diledi polis amiri. Ama Polis Birliği, "O an yeterli araç yoktu, prosedür bu, doğru olanı yaptılar" sözleriyle atlı polisleri savundu. Kölelik dönemini anımsatan bu fotoğraf çok rahat bir şekilde "ABD'de siyahilere bakış açısının değişmediğini kanıtlayan kare" olarak simge olabilir. Fakat fotoğraf çoktan unutuldu bile.

AYLAN AKILLARDA VALERIA UNUTULDU
Acı her yerde aynı. Gözyaşı sahipleri hep anneler. Yok olan ise hep çocuklar... Aylan Kurdi'nin kıyıya vuran minik bedeni hâlâ akıllarda. 23 aylık Valeria ise konuşulmuyor bile. Haziran ayının sonunda babası Oscar Alberto Martinez Ramirez ile cansız bedenleri ABD-Meksika sınırında kıyıya vurmuştu. El Salvadorlu baba-kızın fotoğrafları, bir ya da en fazla iki gün ABD basınında yer buldu. Sonrasında internetin arşivine gömüldü cansız bedenleri...

2700 ÇOCUK ANNESİNDEN KOPARILDI
ABD Başkanı Donald Trump'ın izlediği sert göçmen politikası sürekli tartışma konusu oluyor. Ülkenin sınırlarına dayanan Latin Amerikalı göçmenlere yapılan kötü muamele ise çok konuşulmuyor. Aç ve susuz kalan çok sayıda çocuk hayatını kaybetti. Ya da binlerce çocuk annelerinden koparıldı. Los Angeles Times'taki habere göre geçen yıl sınıra gelen göçmenlerden 2 bin 700 bebek annesinden alındı. Bazıları 'bezi değiştirilmemiş' gibi saçma gerekçelerle annelerinden koparılan çocukların yüzlercesinin akıbeti bilinmiyor. Honduraslı anne Sandra Sanchez ile 2 yaşındaki kızı Yanela'nın ABD'li sınır polisleri tarfından birbirlerinden ayrılma anlarını gösteren bu kare ise diğer fotoğraflara göre kısmen biraz daha uzun konuşuldu.

HASTANEDEN ATTILAR
ABD'deki en ciddi problemlerden biri de sağlık sistemi. Dört kişilik ortalama bir ABD'li ailenin yıllık sağlık harcamaları 28 bin doları buluyor. Bunu karşılayamayan ve sigortaları yetmeyen aileler de hastanelere borçlanıyor. Ülkede her altı kişiden birinin bölgesindeki hastanelere ciddi sağlık borcunun olduğu biliniyor. Maryland Eyalet Hastanesi'nin önünde kaydedilen bu görüntüler ise adeta ABD'de yoksul halkın çektiği sıkıntıların özeti gibi. Sağlık sigortası bittiği için hastaneden atılan bu genç kızın trajedisi sadece ABD'deki yerel gazetelere konu oldu diyebiliriz.

BAKALIM NE KADAR SÜRECEK
ABD denilince akla ilk gelenlerden biri artık toplu katliamlar oluyor. 2017 yılında örneğin 32 silahlı saldırıda 225 kişi ölürken, 2018'deki 25 saldırıda 140 kişi öldü. Bu yılın ilk yedi ayında ise gerçekleştirilen 23 silahlı saldırıda 131 kişi öldürüldü. Son yıllardaki toplu katliamların arkasından sürekli beyazların üstünlüğünü savunan ırkçı teröristler çıkıyor. Ancak ABD basını bir türlü 'beyaz teröristler' demiyordu. Son olarak geçtiğimiz hafa sonu 13 saat içinde gerçekleştirilen ve 22 kişinin öldürüldüğü iki saldırının da arkasından yine ırkçılar çıkınca, ABD basınında "Saldırganlar Müslüman olsaydı yer yerinden oynardı" şeklinde eleştiriler gelmeye başladı. Ancak bakalım beyaz ırkçı teröristler konusunun üstü ne zaman kapatılacak.

SOKAKLAR TİFO KOL GEZİYOR
327 milyon nüfuslu ABD'de tahminlere göre 700 binden fazla kişi evsiz yaşıyor. 56 bin kişinin evsiz olduğu Los Angeles sokaklarında ise tifo salgını yayılmaya başladı. Ancak ABD'li evsizlerin dramı sadece istatistikler üzerinden haber oluyor.

BİZE ULAŞIN