Büyüme sürecinin bir parçası olan ergenlik, çocuk ve ebeveyn için büyük önem taşır. Anne babalar, onu daha çok dinleyip sınırları beraber çizerse çocuğunun çözümü evin dışında aramasına mani olur. Doğru iletişim, iki tarafı da mutlu kılar.
"BİZİ HİÇ DİNLEMİYOR" TAVRINDAN KAÇININ!
Gelişim ve değişim ergenlik döneminde her açıdan zorlu geçmektedir. Gençler bu dönemi kontrol edemediklerinden duygusal ve davranışsal birçok problem yaşanmaktadır. Ergenlik, sosyal olarak akran ve okul gruplarının bir parçası olmanın öneminin arttığı bir dönemdir. Aileler tam da bu aşamada "Bizi artık hiç dinlemiyor, bizi yok sayıyor" diye düşünebilmektedir. Fakat aksine kendi yaşıt grupları genç için ne kadar önem kazanmış olsa da ailenin tutumları hâlâ ergenin oluşturduğu kişilik üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Çünkü ergen yeni hayatında öğrendiği tüm bilgileri ve deneyimleri ailesinden öğrendikleriyle bir süzgeçten geçirir ve bunun sonucunda yeni bir davranış şekli gelişir.
DUYGULARDA İNİŞLER ÇIKIŞLAR OLUR
Fiziksel değişimde en önemli haberci boyun uzaması olur. Kızlar 18-23, erkekler 25-30 cm uzarlar. Beden ağırlığında da büyük değişimler yaşanır. Vücut ağırlığı her iki cinsiyette de artışa geçer. Vücutta yağ oranı artışı ve hormanel değişimlerle birlikte de sivilce artışları görülebilir. Ergenlik döneminde fiziksel olarak birçok değişimin yanı sıra hormanların da değişimiyle duygularda çok hızlı iniş çıkışlar yaşanır.
DESTEĞİNİZLE SORUNLARINI ÇÖZEBİLİR
Yapılan birçok araştırma da bize ergenlerin, aile desteği ne kadar pozitif yönde ise problem çözme becerilerinin, uyum seviyelerinin yükseldiğini, stres ve depresyon yaşama risklerinin çok azaldığını ortaya koymaktadır. Bu durum ne kadar çok önem kazanmış olsa da, aileler bu durumu bilse de bazen işler çok karışmakta ve aileler için dayanılmaz bir hale gelmektedir. Anne babalar, ergenlerle yönergesini kaybedip nasıl davranacaklarına dair büyük bir kasırgaya kapılmaktadırlar.
6 ALTIN KURAL
1. SINIRLARI ONUNLA BİRLİKTE KOYUN: Ergenlik bilinenin aksine tamamen özgürlük ve sınırsızlık tanınan bir dönem değildir. Aynı zamanda ergenler, ne kadar sınırsızlığa ihtiyaç duysalar da ailelerin tutarlı ve mantıklı koyduğu sınırlar, ergenler üzerinde geliştirici olmaktadır. Gencin taleplerini de işin içine katarak gidiş-geliş saatleri, harçlık miktarı gibi konularda ortak sınırlar belirlenebilir. Bu dönemde bir çocuğu tamamen serbest bırakmak, yanlış akran gruplarına dahil olup çocuğun zarar görmesini destekleyebilir. Bu durumdan çocuklarımızı da uzak tutabilmek adına gencin istekleri ve duyguları göz önünde alınıp gerekli kurallar oluşturulabilir. Ve bu tür sınırlar gençlere, ailenin onu önemsediği mesajını verir.
2. ÖRNEK VERMEYİN, ÖNCE ONU DİNLEYİN: Ergenlik aşaması yaşanılan her duruma dair ailelerden tavsiye ve öğüt dinleme aşaması değildir. Ergenler, "Ben senin yaşında şunu yapardım, bu olayı ben de yaşamıştım, şöyle yapmıştım" cümlelerini dinlemeyi sevmez. Ergenlik aynı zamanda hayatı deneyimleme sahnesi olduğundan, bir ergen yaşamına dair bir olay paylaştığında sadece dinleyen olmak çocuğunuzun sizinle korkularını, kaygılarını ve düşüncelerini paylaşabilmesi için çok daha güzel bir yol olacaktır.
3.ÖZEL HAYATINA SAYGI DUYUN: Ergenlerin bu dönemde kendi bireysel sınırlarına da ihtiyacı vardır. Bu dönemde kapı kapatma durumları artabilir. Aslında bireysel sınırlar oluşturma ihtiyacında olan genci bu yönde desteklemek ilerideki hayatı için bir prova olacaktır. Bundan dolayı odasına girişlerde kapıyı çalarak girmek ailenin gence öğrettiği en güzel davranış tarzını kazandırır. Ailesi tarafından duyulan bu saygı ergenin de onlara duyduğu saygı ile şekillenecektir.