Burun damlası zararlı mı?

45 yaşında bir kadınım. İki yıldan beri burnum tıkalı ve bunun için sürekli damla kullanıyorum. Burun damlaları tehlikeli mi? B.Ç./Almanya
Burun tıkanıklığının birçok sebebi vardır. Kronik nezle, burun polipleri ve burun kemiğindeki yapısal anormallikler başta gelen nedenler arasında sayılabilir. Burun damlaları, uzun süre kullanıldığında burun zarında hasar oluşturarak koku alma hücrelerinin yok olmasına sebep olabilir. Uzun süre damla kullanan kişilerde koku alma bozuklukları gelişir. Ayrıca burun damlalarında bulunan ödem çözücü, burun boşluğunu genişletici ya da burun açıcı bileşikler, çarpıntı ve kan basıncında yükselme yapar. Sonuçta şiddetli baş ve göğüs ağrılarına bile neden olabilir.

Stresle kalp krizinin ilişkisi
40 yaşında bir kadınım. Altı ay önce kalp krizi geçirdim. Stresle kalp krizi arasında ilişki var mı? M.Y./Yozgat
Evet. Zamanla yarışan, hata kabul etmeyen, mükemmeli arayan, titiz ve duygusal kişilerde; stres sempatik aktiviteyi tetiklemektedir. Sonuçta kanda artan 'noradrenalin' düzeyleri kalp kasını kapsamakta, damarları büzmekte ve sonuçta taşikardi ya da hipertansiyona yol açmaktadır.

YÜZDE 30 FAZLA!
Özellikle 35 yaşın üzerindeki kişilerde kolesterol, kilo fazlalığı ve diyabet varsa, kalp krizi daha kolay ortaya çıkabilmektedir. 2005 yılında yayınlanan Worcester çalışmasına göre kötü komşuluk ilişkileri olan kişilerin daha az yaşadıkları, komşuları ile iyi ilişkileri olankalp krizi geçirmiş hastaların ise hayatta kalma sürelerinin diğerlerine oranla yüzde 30 daha fazla olduğu saptanmıştır. Ayrıca işsizlik gibi sosyoekonomik faktörler de ekstra stres yaratabilmekte ve bu kişilerde hipertansiyon, kalp krizi görülme oranları artmaktadır. İşsizlik ayrıca pasif hayatı, sigara ve alkol kullanımını artırabilmekte ve bu kişilerin çevreyle uyumları bozulmaktadır. İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde hipertansiyon üzerine yaptığımız bir araştırmada, hipertansiyonluların psiko-analizinin büyük çoğunluğunda öfke bulunduğu saptandı. O yüzden 'öfke ile kalkan zararla oturur' tabiri çok yerindedir.

Spekülasyonlara inanmayın!
Haberlerde kolesterol düşürücü ilaçların diyabet yaptığı söyleniyor. İlacı bırakmalı mıyım? S.M./Trabzon
Aslında bu sorun, bütün ilaçlar için geçerlidir. İdrar sökücü, tansiyon düşürücü ve immün sistemi etkileyen ilaçlar, doğum kontrol hapları ve kortizon da kan şekerinin yükselmesine yol açabilir.

SONUÇ TESADÜFİ
Oysa ki; kolesterolü yüksek olan hastaların çoğu metabolik sendrom ve insilün direnci olan hipertansiyonlu kişilerdir. Kolesterol düşürücü tedavinin bu hastalardaki hedefi; organ hasarını ve kalp-damar komplikasyonlarını önemli ölçüde azalmaktır. 2009 yılında yayınlanan Jüpiter çalışmasında beş yıl süreyle 9 bin kişi üzerinde denenen kolesterol ilacının yüzde üç oranında yeni diyabet gelişimi bildirilmiştir. Ancak bu rakam, ilaç verilmeyen grupta da yüzde 2.5 civarındadır. Bu nedenle sonucun tesadüfi olduğu görüşü ağırlık kazanmaktadır. Kolesterol düşürücü ilaçların diyabet yaptığı görüşü günümüzde spekülasyon olarak kabul edilmekte ve bu görüşü savunan araştırmacıların ilaç sanayi ile ilişkilerini sorgulamak gerekmektedir. Her duyduğunuza inanmayın!

BİZE ULAŞIN