Hormonal değişim uykuyu etkiliyor

Uyku Tıbbı Uzmanı Prof. Dr. Derya Karadeniz, kadınların menopoz, hamilelik, lohusalık ve regl dönemlerinde rahat uyku uyuyamadıklarını belirtiyor. Sıcak basmaları, emzirme dönemi ve gece ped değiştirmek için uyanmak kadınların kabusu oluyor

Liv Hospital Uyku Kliniği'nden Uyku Tıbbı Uzmanı Prof. Dr. Derya Karadeniz, kadınların özel dönemlerine yönelik uyku sorunlarını anlattı:
Herkes yeni bir güne başlarken, deliksiz ve harika bir uykunun ardından güç toplamış, enerji depolamış ve güne hazır hissederek uyanmayı ister.
İyi bir gece uykusu almazsak daha az zinde oluruz. Bu da gün içinde enerjimizin düşük olmasına ve duygusal olarak daha hassas olmamıza yol açar.
Kadınların uykuya dalması ve uzun süre uyuması erkeklere kıyasla daha zordur. Bunun temel sebebi; farklı dönemlerde yaşanan hormonal değişimlerdir. Hormonal değişimlerin yoğun olduğu hamilelik, lohusalık, menopoz gibi dönemlerde ve özellikle reglinin belli zamanlarında kadınların uyku problemi yaşamaları sık görülen bir durumdur.

REGL AĞRISI OLAN SIK UYANIYOR

Kadınlar bu dönemlerde, geceleri daha sık uyandıklarını ve rüyalarını daha yoğun bir şekilde yaşadıklarını belirtir. Aynı zamanda bu dönemlerde uykuya normalden daha çok ihtiyaç duyduklarını da söylerler.
Ağrısı ve krampları olan kadınlar, uyku süresi boyunca daha hareketli olmaya ve daha hafif uyumaya meyillidirler. Regl dönemi boyunca yaşanan uyku bölünmelerinin çoğu hormonal değişime ve bu değişimlerden kaynaklı tedirginliklere bağlıdır.
Kadınların uykuları, östrojen ve progesteron gibi hormonların seviyelerindeki değişikliklerden etkilenir. Bu hormonal değişikliklere regl dönemindeki fiziksel rahatsızlıklar da eklendiğinde, uyku sık sık bölünür.
Sızıntılara karşı özel olarak tasarlanmış pedler, kadınlara geceleri ekstra koruma sağlayarak deliksiz bir uyku sundukları için tercih edilebilir.

HAMİLELERİN YÜZDE 60'I UYKUSUZ
Yapılan çalışmalar; hamilelerin, tüm gebelik sürecinde kişisel farklılıklar olmakla birlikte genel olarak yüzde 60'ında uyku bozukluğunun ortaya çıktığını göstermiştir.
Özellikle son üç ayda uyku bozukluğu sıklığı yüzde 97 gibi çok yüksek oranlara çıkmaktadır.
Hamilelikte uyku bozuklularının en önemli nedeni, ilk üç ayda ortaya çıkan hormonal değişikliklerdir. Ayrıca ikinci ve üçüncü üç aylarda bebeğin rahim içinde büyümesi sonucu ortaya çıkan fiziksel rahatsızlıklarda uyku bozukluklarına neden olur.
İlk üç ayda, hormonal değişikliklere paralel olarak uyku yapısı değişir. Bunun sonucunda da gündüz yorgunluk ve uykululuk gelişir. Progesteron seviyesinin artmasına paralel olarak, gündüz uyku isteği ve uykululuk ortaya çıkar.

SIK İDRARA ÇIKMAK UYKUYU BÖLER

İdrara çıkma ihtiyacının artması nedeniyle gece uykusu sık sık kesintiye uğrar, derin REM uykusu azalır, gece içi uyanıklık sayısı artar.
Bulantı, sabah erken uyanmaya yol açabilir. İlk üç ayda, kadınlar hem gece hem de gündüz daha çok uyuma eğilimindedir.
İkinci üç ayda, uyku ilk üç aya göre iyileşme gösterir. Bebeğin büyüklüğü, mesane sınırlarının üstüne çıkar ve bu nedenle gece idrar ihtiyacı azalır. Bu dönemde horlama olabilir ve uykuda nefes durması ile seyreden uyku apnesi görülebilir.
Üçüncü üç ayda uyku; bacak krampları, mide yanması, burun tıkanıklığı ve idrar yapma isteği ile sık sık kesintiye uğrar.
Gündüz uyku isteği ve gün içi yorgunluk hissi vardır. İstenilen pozisyonda uyuyamama, uykuya dalma ve sürdürmeyi güçleştirir. Son üç ay, özeliklle huzursuz bacak sendromu ortaya çıkar.

SIK SIK UYANMAK DEPRESYON YARATABİLİR
Menopozun en önemli belirtileri gece uykunun bozulması ve gündüz yorgunluk halidir. Menopozdaki kadınların en az yarısında uyku bozukluğu mevcuttur.
En sık görülen uyku bozukluğu uykuya dalmakta güçlüktür.
Sıcak basmaları ve gece terlemeleri uykuya dalmayı geciktirir, ayrıca sık uyanmalara neden olur. Bu belirtinin östrojen azlığı sonucu geliştiği düşünülür. Hormon tedavisi alan kadınlarda uykusuzluğun daha az görüldüğü bilinir.
Menopozda ortaya çıkan hormonal değişiklikler, bu dönemde stresle başa çıkmayı zorlaştırır. Ayrıca bazı psikiyatrik hastalıkların, kalp ve damar hastalıklarının ve şişmanlığın ortaya çıkmasına neden olur.

UYKU APNESİNE BAKILMALI

Menopozda ortaya çıkan depresyon; sık uyanmalar, kötü içerikli rüyalar ve kabuslara yol açar. Tüm bu belirtiler kalitesiz ve bölünmüş gece uykusu ile birlikte gündüz yorgunluk ve uykululuğa yol açar. Uykunun bozulması, depresyonun daha da derinleşmesine neden olur.
Menopoza girmiş bir kadında, kilo alımı ve tansiyon yüksekliği başlamış ise; uyku apne sendromu açısından mutlaka tetkik ve tedavi edilmelidir. Zira uyku apne sendromunu tedavi etmeden, ne şişmanlık ne de tansiyon yüksekliği, ilaçlara rağmen tam anlamıyla kontrol edilemez.

LOHUSALIK VE UYKU
Hormonal değişiklikler nedeniyle kaygı ve depresyona eğilim artar. Özellikle gündüz uykululuk belirgindir. Gündüz uykululuğun bir başka nedeni ise gece emzirme nedeniyle uykunun sık bölünmesi veya uyku süresinin azalmasıdır.
Buna karşın, emzirme dönemlerinin gece saatlerinde de devam etmesi, uykunun sık bölünmesine ve uykusuzluğa yatkın kadınlarda lohusalık sonrasında da devam edebilecek uykusuzluğa neden olabilir.
BİZE ULAŞIN