Mesleğiniz psikolojinizi etkilemesin!

Mesleğiniz psikolojinizi etkilemesin!

İş hayatımız, özel yaşamımızı etkilememeli. Ancak öğretmenler ve üst düzey yöneticiler, hakimiyet kurmaktan bir türlü vazgeçemiyor

Kişiler, iş hayatına atıldıktan bir süre sonra mesleklerinin getirdiği bazı psikolojik değişimler ve durumlarla karşılaşabilirler. İş hayatında yaşanan bazı sıkıntılar, sosyal ortamlardaki davranışlarımızı ve tepkilerimizi psikolojik yönden etkiler. Hayat standartlarımız, meslek hayatına atıldıktan sonra değişkenlik gösterebilir. Her ne kadar iş hayatında yaşadığımız sıkıntılı durumları ve alışkanlıklarımızı sosyal hayatımıza yansıtmamamız gerekse de, bunu genelde başaramayız. Klinik Psikolog Alara Köksal, psikolojik etkilere diğer meslek gruplarına nazaran daha açık olan meslekleri anlattı...

ÖĞRETMEN HAKİMİYETİ BIRAKAMIYOR
İş hayatının özel hayata yansıma şekli meslekten mesleğe değişim gösterir. Burada kişilik özellikleri, olumsuzluklara karşı mücadele etme kontrolü, aile/sosyal ilişkiler, ekonomik durum ve kriz yönetimi de önemli faktörlerdendir. Bazı meslek gruplarında bu yansımanın etkisi aşırı şekilde görünürken, bazılarında ise uyur halde kendine yer eder.
Öğretmenler, sınıf düzenini sağlamak adına öğrenciler üzerinde genelde otorite kurmalıdırlar. Bu kutsal meslekteki kişilerin bir kısmı özel hayatlarında da bu otorite kurma çabasını taşır. Mesela sosyal veya özel ilişkilerinde baskın olmaya, haklı/haksız durum gözetmeksizin hakimiyeti kendi ellerinde tutmaya çalışabilirler. Bu da belli bir zaman sonra kişilerarası çatışmaya, ilişkilerin bozulmasına neden olur. Özel hayatı ve meslek hayatında yaşadığı bu karmaşalardan dolayı motivasyon kaybı ve ilerleyen evrelerde tükenmişlik sendromu görülebilir.
Mankenler ve oyuncular, fiziksel görünüşleriyle ön plandadır. Bu meslek grubundaki korku, vücutta oluşan deformasyonlar ve toplum içerisindeki ün kaybıdır. Her zaman girdikleri ortamda ilgi odağı kendileri olduğu için belli bir süre sonra bu durumun ortadan kaybolması kişide depresyona veya anksiyeteye neden olabilir. Örneğin; kendini eskisine oranla daha az değersiz hissetme, kaygılarını kontrol altına alamamak gibi...
Avukatlar ve dedektifler, meslek hayatına atıldıktan sonra genel olarak iş ve özel hayat kavramını kaybedebiliyor. Yani kişi özel hayatındaki olayları ya da insanları sorgulayıp çevresine karşı güvensiz ve şüpheci olabiliyor. Bir avukat, mesleği gereği savunma mekanizmasını aktif bir şekilde kullanmasının sonucunda her durumda kendisini haklı görüp savunma mekanizmasını oluşturuyor. Müvekkilin hep haklı çıkma isteği ve mükemmeliyetçilik bu meslek gruplarında tükenmişlik sendromuna neden olabiliyor.

MÜDÜRLER NARSİST OLABİLİR
Müdür, CEO gibi üst düzey yöneticiler ellerindeki büyük sorumluluklardan dolayı stres altındadırlar. Bu meslek grubunda hakimiyet duygusu ön plandadır. Girilen ortamda baskın olma, dikkat çekme isteğine sahip olabilirler. Bu mesleği icra edenlerde narsizm görülebilir. Örneğin; toplum içerisinde övgüyle bahsedilme isteği gibi... Bu da toplum tarafından hoş karşılanmayıp dışlanmaya kadar giden ciddi bir duruma dönüşebilir.

AŞÇILAR SÜREKLİ ACELE EDER
Aşçılık, çok yoğun çalışan ve devamlı hareket halinde olan bir meslek grubudur. Devamlı ayakta ve seri bir şekilde çalışmakta olan bu grubun bazı bireylerinde gün içerisinde yaşanılan baskıdan dolayı stres ve sinir fazlaca görülebilir. Bu da normal hayatında aceleci ve sinirli tavırlardan dolayı olumsuz ilişkilere ve davranışlara neden olabilir.
BİZE ULAŞIN