Dilaltı hapını gerekirse doktor vermeli!

Dilaltı hapını gerekirse doktor vermeli!

Kalp sağlığı şakaya gelmez. Kalbinizi kulaktan dolma bilgilerle korumaya çalışmayın. ‘Kalp krizi geçiriyorum’ diyerek hemen dilaltı hapı kullanmanız, size daha büyük zararlar verebilir

Her bildiğimiz doğru mu ya da aslında doğru bildiklerimizi yanlış mı uyguluyoruz? Yeni Yüzyıl Üniversitesi Gaziosmanpaşa Hastanesi'nden Kardiyoloji Uzmanı Dr. Ayhan Atakan, kalp sağlığımız hakkında doğru bilinen yanlışlar ile ilgili bilgi verdi… Sağlık, en çok ilgi çeken konulardan olmuştur her zaman. Bu nedenledir ki herkesin söyleyecek bir sözü vardır bu konuda. Peki, her söylenen doğru mu? Kardiyologların en sık karşılaştığı, bazen bizleri bile hayrete düşüren, kızdıran ve düzeltmek için sürekli çalıştığımız, toplumda doğru kabul edilen yanlışları sorgulayalım…

ÖNCE DİYET VERİLİR

Kolesterol zararlıdır, bu nedenle herkesin kötü kolesterolü düşürülmelidir:
Kolesterol vücudumuzun işleyişi için önemlidir. 40 mg/dl düzeyi bile işleyişin devamı için yeterlidir. O zaman herkesin kötü kolesterolünü bu düzeye düşürülelim mi? LDL karaciğerimizde yıkılır. Herkesin yapısı ve kötü kolesterolü yıkma hızı farklıdır. LDL ne kadar yükselirse kalpdamar hastalıkları riskinde o kadar artış olur. Hiçbir risk faktörü olmayan kişide 190 mg/dl'ye kadar ilaca gerek yokken, diyabet ve kalp-damar hastalığı olanlarda LDL'nin son verilere göre 70 mg/dl'nin altına çekilmesi önerilir. Hastanın risk faktörleri ortaya konulmalı, bunlara göre risk oluşturacak düzey belirlenmeli, öncelikli seçenek diyet olmak kaydıyla riskli seviyelerde olanlara tedavi başlanmalıdır.

GEREKLİYSE KULLANILMALI

Kolesterol ilaçlarının zehir gibi yan etkileri vardır:
Kolesterol ilaçları, üzerinde çok çalışma yapılan, etki ve yan etkileri iyi bilinen ilaçlardır. Bu ilaçların; damar duvarlarında yüksek kolesterol başta olmak üzere birçok nedenle oluşabilen plak dediğimiz darlıkların durdurulması ve geriletilmesinde başarılı olduğu gösterilmiştir. En sık bilinen yan etkileri; karaciğer ve kas yıkımıdır. Bu oran yüzde 5'in altındadır. İlaç başlandıktan sonra kolesterol düzeyi ile karaciğer ve kas enzimi kontrolü yapılarak yan etkinin gelişip gelişmediği anlaşılabilir. Yararı net bir şekilde gösterilmiş, yan etkileri iyi bilinen ve kolaylıkla takip edilebilen bu ilaçları gerekli durumlarda kullanmamak büyük bir hata olacaktır.

Yumurta kan kolesterol düzeyini çok yükseltir:
Kan kolesterol düzeyini doymuş ve trans yağlar yükseltir. Bir yumurtanın içinde yaklaşık olarak 200 mg. kolesterol bulunmakla birlikte bunun kan kolesterol düzeyini yükseltmesi sınırlı düzeydedir. Ayrıca yumurtanın içinde B2, B12, D vitaminleri, folik asit ve birçok mikro besleyici bulunur. Bu mikro besleyicilerden hafıza koruyucu etkisi ile kolin, görme kaybını engelleyici etkisi ile lutein en başta gelir. Kalpdamar ve şeker hastalığı olmayanların, yağda kızartmamak kaydıyla günde bir yumurta yemesinde sakınca yoktur. Bu tür hastaların ise haftada üç yumurtadan fazla yememeleri önerilir.

Benim hiçbir şikayetim yok, vücudum yüksek tansiyonla yaşamaya alıştı:
Hastalarımızı tansiyon hastası olduğuna ikna etmek en çok zorlandığımız konulardandır. Hele bir de şikayeti yoksa, vücutlarının alışık olduğunu söyleyip yaşam tarzı değişikliği ve ilaç kullanımını reddederler. Yüksek tansiyon dediğimiz hipertansiyon hastalığı her zaman gürültülü bir tablo ile karşımıza gelmeyebilir. Yıllardır ciddi hipertansiyon hastası olan birinin hiçbir şikayeti olmayabilir. Hipertansiyonun vermiş olduğu organ hasarını göstermek için çeşitli tetkikler yapılır. Bunların sonuçlarına göre hasta evrelendirilir ve tedavi başlanır. Şikayeti olmayan ancak tansiyona bağlı organ hasarı olan hastalara bu durum detaylı bir şekilde anlatılmalı, tuz kısıtlamasına gidilerek ilaç tedavisi başlanmalıdır. Unutmamalı ki hipertansiyonun anlaşılabilen ilk belirtisi felç ya da kalp krizi ve bunlara bağlı ani ölüm olabilmektedir.

?ASPİRİN ALINMALI

Kalp krizi geçiriyorum, dilaltı hapım nerede?:
Çocukluğumuzdan beri izlediğimiz filmlerde kalbi sıkışan birinin dilaltı ilacının aile bireylerince yetiştirilmesi sahnesi, kalıplaşmış bir tabu daha oluşturmuştur kafamızda. Kalp krizi geçirene dilaltı verilir! Özellikle kalbin sağ tarafını tutan krizlerde, krize tansiyon düşüklüğü eşlik etmektedir. Böyle bir durumda alınacak dilaltı ilacı tansiyonu daha da düşürecek durumu daha da kötüleştirecektir. Kalp krizinden şüphelenildiğinde aspirin alınmalı ve en yakın sağlık ünitesine başvurulmalıdır. Dilaltı gerekirse doktor tarafından verilecektir.

HİPERTANSİYON İLAÇLA TAMEMEN TEDAVİ EDİLİR
Hastaların yüzde 95'inde hipertansiyona neden olabilecek başka bir hastalık yoktur. Bunlara primer (birincil) hipertansiyon denir. Geri kalan yüzde 5 hastada hipertansiyon başka bir hastalığa bağlı olarak ortaya çıkar. Bunlara sekonder (ikincil) hipertansiyon denir. Primer hipertansiyon tuzsuz diyet, yaşam tarzı değişikliği ve fazla kiloların kaybı ile düzelebilir. Tansiyon düşüklüğü oluşabilir ve başlanan ilaçlar kesilebilir. Ancak bu tabii ki ilaçların tansiyon hastalığını geçirdiği anlamına gelmez. Sekonder hipertansiyonun en sık nedeni ise böbrek ve tiroit hastalıklarıdır. Bu hastalıkların tedavi edilmesi durumunda tansiyon düşer ve tansiyon ilaçları kesilebilir.

HAPŞIRIRKEN KALP ATIŞINIZ DURUR
Hapşırırken hiçbir organımızın çalışması durmaz. Hapşırırken karın içi basıncı artar. Hava akciğerlerde sıkışır ve basınçla ağzımızdan çıkar. Bu esnada kalbe kan taşıyan damarlarda kan basıncı artar ve kalbin dinlenme dönemi, daha fazla kan akımı geldiği için uzar. Kalbin uyarı üreten sisteminde bir duraksama olmaz.

ÇARPINTIM OLDU, KALP KRİZİ GEÇİRDİM
Çarpıntı şikayeti kardiyolojik şikayetler arasında en yaygın olanlarındandır. Birçok nedeni olan çarpıntının özellikle gençlerde en nadir sebebi kalp kökenli olanlarıdır. Kalp kökenli çarpıntı anında öksürmek ve ıkınmak gibi tedbirlerle çarpıntı durdurulabilir. Kalp krizi anında çarpıntı nadirdir, ancak çoğu zaman ölümcüldür. Göğüs ağrısı sonrasında gelişen çarpıntıda ise öksürmek ve ıkınmak kesinlikle zararlıdır; en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
BİZE ULAŞIN