İnme hastalığında ümit veren gelişmeler

İnme hastalığında ümit veren gelişmeler

İnme tedavisi, zamana karşı verilen gerçek bir yarış. Öyle ki, kaybedilen her bir saatte hastanın tedaviden elde edeceği yarar yüzde 10 azalıyor. Ortalama 30 dakikada bir, Türkiye'de yaşayan bir kişi inme nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Ölüm bir yana, inmenin yol açtığı en büyük sorun aslında sakatlık ve başkalarına bağımlı bir yaşamdır. Erişkin yaşta inmeye bağlı sakatlıklar, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de sakatlıklar arasında ilk sırada geliyor. İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Florya Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Yakup Krespi, inmede en yeni araştırmaların umut verici sonuçlarıyla ilgili bilgiler verdi...

KORUNMAK TEDAVİDEN KOLAY

Yaş, inmenin en önemli risk faktörü olsa da asıl önemli olan değiştirilebilen ya da kontrol altına alınabilecek hipertansiyon, şeker hastalığı, sigara kullanımı, yüksek kolesterol, şişmanlık, hareket azlığı, kalp ritim bozuklukları (atriyal fibrilasyon) gibi durumlardır. Bu inme risk faktörlerinin farkında olunması, uygun şekilde tedavi veya yaşam tarzı değişikleriyle kontrol altına alınması; inme riskini yüzde 80 oranı gibi çok yüksek bir oranda azaltabilir. İnme, önlenebilir en önemli nörolojik hastalıktır.

ZAMANLA YARIŞ BAŞARININ SIRRI

İnme tedavisinin omurgasını oluşturan 'Zaman beyindir' saptaması; günümüzde tedavi başarısının, inme şikayetleri yani felç geliştikten sonra tedavinin ne kadar çabuk uygulanabildiği ile ilişkili olduğunu vurgulayan etkileyici bir motto. 1995 yılında toplardamardan uygulanan pıhtı eritici yani 'trombolitik tedavinin' ilk üç saatte etkili olduğu, daha sonraki yıllarda da bu yararlı etkinin ilk 4.5 saate kadar uzayabileceği öğrenildi. Bu öyle bir zamana karşı yarış ki, tedavi eğer ilk 1.5 saatte uygulanabilirse üç kişiden biri iyileşebiliyorken üçüncü saatte bu sayı sekiz hastanın birine düşüyor.
Aynı yarış anjiyografik tedaviler için de geçerli, tedaviye ilk altı saatte başlanmış olunmalı. Çünkü tedaviye ulaşmada kaybedilen her bir saat, tedaviden elde edilecek yararı yüzde 10 civarında azaltıyor.

HERKESİN HASAR SAATİ FARKLI

İnme tedavisinde zamanı durdurmak mümkün değil ama hatrı sayılır sayıda hastada tıkalı damarın beslediği beyin hücresi çalışamaz duruma gelmişken, yani felç ortaya çıkmışken, bu çalışamayan hücrenin ölümü uzun sürebilmektedir. Biz bu hastalara 'doku hasar saati uzun' hastalar diyoruz.
İnme hastalarının tedavisinden elde edilen deneyim ve bilgiler hastaların birbirine benzemediğini göstermektedir; bazı hastalarda damar tıkandıktan çok kısa bir süre sonra hızlıca büyüyen ve genişleyen bir hasar yani enfarktüs ortaya çıkmaktayken, bazı hastalarda beyin dokusundaki hasar, zamana direnircesine yavaş gelişmektedir. Yani karşımıza çıkan her hastanın doku hasar saati farklıdır. O halde, altı saatten sonra da tedavi edilebilecek bir hasta grubu olabilir!
Felç başladıktan sonra, 6 saat geçtikten sonra acile gelen hastalar içinde zamana direnen ve tedaviden faydalanabilecek hastaları, gelişmiş inme merkezlerinde tanımak artık mümkün olmaktadır.
Hızlı hasarlanan hastalarda damar tıkandığında o damarın beslediği beyin dokusuna tali yollardan kan akımı gitmezken, zamana direnenlerde bu tali yollar daha iyi gelişmiştir. Tabii ki bu durum sonsuza dek süremez, eninde sonunda hasar alanı genişler. Bu hastaları ancak gelişmiş inme merkezlerinde yapılabilen incelemelerle tanıyabilmek mümkündür. Bu hastaları tanıyabilmek amacıyla ham haldeki MR ve bilgisayarlı tomografi görüntülerini işlemede etkinliği gösterilmiş bazı son teknoloji ürünü otomatik bilgisayar yazılımlarını kullanmak gerekmektedir. Bu teknolojiler sayesinde erkenden enfarktüs gelişmiş beyin dokusunun elektrik üretemediği için çalışamayan ve felce yol açan ama damar açılırsa yeniden eskisi gibi çalışmaya başlayabilecek, canlılığını korumakta olan bir doku tarafından çevrelendiğini görebilmekteyiz.

2018'DE DEVRİM BEKLENİYOR

2017 yılının sonuna yaklaştığımız bugünlerde tanık olduğumuz gelişmeler, 2018'in inme hastaları için tedavide bir dönüm noktası olacağı sinyalini vermektedir. DAWN çalışması, yakınmaları başladıktan sonraki 6-24 saat aralığında başvuran, ana damarı tıkalı olan hastalarda da anjiyografik pıhtı çıkartıcı tedavilerin ilk altı saatle aynı yarara sahip olduğunu göstermektedir. Altıncı saatten sonra bile tedavi edilen her üç hastanın bir tanesinin hayatını eskisi gibi bağımsız olarak sürdürebildiğine işaret etmektedir.
DEFFUSE 3 çalışması ile ilgili ilk haberler de sonuçların aynı yönde olduğunu düşündürmekle birlikte, hekimler olarak inme tedavisinde yeni bir sayfanın açılacağı günü, Şubat 2018'de Amerikan İnme Birliği toplantısında sonuçların açıklanacağı anı bekliyoruz.
'DAWN' İngilizce'de 'tan ağarması' anlamına gelmektedir; inmeli hastaları tedavi açısından tan ağırması gibi gittikçe daha aydınlanmakta olan gün gibi bir gelecek beklemektedir.

UYKUDA İNME GEÇİRENLER İÇİN UMUT IŞIĞI

ALTI saatten sonra gelen hastalar içinde tedaviden yararlanabilecek en büyük hasta grubu felçle uyanan hastalardır. Günümüzde inme başlangıcından hastane aciline gidene kadar geçen süreyi ancak inme başlangıcına tanık olunmuşsa kesin bir şekilde belirleyebiliyoruz. Dolayısıyla, tedavide ilk hedef başlangıcına tanık olunmuş ve altı saatten sonra acile başvuran hastalardır. DAWN çalışmasında 10 hastanın dördü bu gruptadır. Pratikte ise bu tedaviden yararlanabilecek en büyük hasta grubu, uykuda inme geçiren hastalardır. Bilindiği gibi, inme gece uykuda bile gerçekleşebilir. Normal olarak uykuya yatan bir insan, uykusunda inme geçirerek felç halinde uyanabilir. Tedaviyi 6-24 saat aralığındaki hastalara uygulayabilmek demek, önce sağlam olduğu bilinen hemen hemen tüm hastaları tedavi açısından değerlendirip uygun özellikler taşıyanlarına girişim yapabileceğiz demektir. DAWN çalışmasında 10 hastanın altısı bu gruba girmektedir. Bu, tedavide çok önemli bir gelişmedir.

6-24 SAAT ARASINDA GELEN HASTALARDA TEDAVİ

İlk altı saatte olduğu gibi daha geç gelen hastaların tedavisinde de amacımız, damarı tıkayan pıhtının ortadan kaldırılmasıdır. Bu grup hastada damar yolu ile verilen pıhtı eriticileri uygulayamıyoruz çünkü bu ilacı ilk 4.5 saat sonrasında kullanamıyoruz. Bu hastalarımızda tedavinin temeli anjiyografik pıhtı çıkarma işlemi, yani trombektomidir.

BİZE ULAŞIN