Dengesiz hava tükenmişlik sendromuna yol açıyor

Dünyanın pek çok ülkesi iklim değişikliğine bağlı olarak oluşan seller, fırtınalar, orman yangınları ile mücadele ediyor. Sıcak havalar kadar yaşanan bu olaylar da psikolojimizi bozuyor, saldırganlığı artırabiliyor

Dengesiz hava tükenmişlik sendromuna yol açıyor
Dengesiz hava, insanların ruh halini de dengesizleştiriyor. Sabah günlük güneşlik olan hava, öğleden sonra yerini şiddetli yağmura bırakıyor. Hatta geçen yıl yaşanan dolu olayı herkesi öyle çok korkuttu ki, bu yıl meteorolojinin dolu uyarısından sonra insanlar araçlarını yorgan, halı, seccadelerle korumaya alınca ortaya ilginç görüntüler çıktı… İstanbul Aydın Üniversitesi VM Medical Park Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Tiryaki, iklim değişikliklerinin psikolojimizi nasıl etkilediğini anlattı…

İNSANLAR EVSIZ KALDI
Her yıl hava sıcaklığı yeni bir rekora doğru koşuyor. Yazın ortasında sel baskınlarını, doluları konuşur olduk. Nisan ve Mayıs aylarında aniden patlayan sağanak yağış ve fırtınalar, ABD'den Afganistan'a, Hollanda'dan Türkiye'ye kadar birçok ülkeyi sular altında bıraktı. Yunanistan yangına teslim oldu. Son olarak geçtiğimiz günlerde Antalya ve Ordu'da yaşanan sel baskını binlerce kişiyi evsiz ve işsiz bıraktı.

BEDEN SAĞLIĞI BOZULUR
Ruh sağlığını belirleyen en önemli değişkenlerden biri, beden sağlığıdır. İklim değişikliğine bağlı fiziksel hastalıklardaki olası artışın, ruh sağlığı sorunlarında artışla sonuçlanacağını tahmin etmek işten bile değildir.
Özellikle iklim değişikliğine bağlı doğal felaketlerin artışı; uyum bozuklukları, travma sonrası stres bozukluğu ve depresyona yol açabiliyor. Bu değişikliğe bağlı fiziksel sağlık sorunlarının artışı da ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkilere sebep olabiliyor.
2100 yılına kadar küresel sıcaklığın 4 derece daha artması bekleniyor. Su kaynaklı enfeksiyonlar, beslenme sorunları ya da yaralanmalar başta olmak üzere artışı beklenen sorunların gelişmekte olan ülkeleri daha fazla zorlayacağı tahmin ediliyor.

SALDIRGANLIK ARTABİLİR
Isı dalgalarının olduğu dönemlerde psikiyatri hastanelerine yatışlardaki artış, benzer şekilde kalp-böbrek sorunları ile yatışlarla benzerlik gösteriyor. Bu durumda risk grupları; bunaması olanlar, duygu durum ya da bunaltı bozukluğu olanlar olarak düşünülebilir. Aşırı ısı artışlarının fiziksel tükenme gibi ruhsal tükenme ile de bağıntılı olduğu söylenebilir.
Sıcak yaz ayları gibi ortam ısısının yükseldiği dönemlerde saldırgan davranışlarda artışlar görülebilir.
Ağır intihar girişimlerinin, sıcaklık yükselmesi dönemleri ile bağıntısını gösteren çalışmalar da söz konusudur.

TRAVMA SONRASI STRES
İklim değişikliğine bağlı seller, fırtınalar, orman yangınları; stresle ilişkili ruhsal bozuklukları tetikliyor. Bu doğal felaketlere maruz kalarak ya da tanıklık eden ve yaşamları tehdit altında kalan insanlar; ani stres bozukluğu, uyum bozukluğu ya da travma sonrası stres bozukluğu açısından risk altında olurlar. Olayla ilişkili kaygı bozukluklarında artış beklemek doğal bir sonuç olarak görülebilir. Bu olaylarda evlerini, yakınlarını kaybeden insanların yas yaşamaları, depresyona girmeleri kolaylaşacaktır.

SICAK İŞ YERLERİ DE STRES KAYNAĞI
Çalışma ortamlarındaki aşırı ısının da çalışma stresini artırdığını ve daha yüksek psikolojik strese kaynaklık ettiğini gösteren çalışmalar mevcuttur. Ortam ısısı özellikle çalışma mekanları açısından da önemlidir. Çalışanların uygun iklimlendirme yapılmamış, klimasız ortamlarda, yüksek ısıda uzun süre çalışmaları verim kaybına, işle ilgili artan strese, fiziksel tükenmeye, uyku sorunlarına yol açarak süreçte artan ruh sağlığı riskleri ile ilişkilenebileceğini söylemek yanıltıcı olmaz.

KLİMANIZI DÜZENLİ OLARAK TEMİZLEYİN
Yaz aylarında serinlemek, kış aylarında ısınmak için kullanılan klima veya iklimlendirme sistemlerinin bakım ve temizliği çok önemli. Uzmanlar, bakım ve temizliği yapılmayan klimaların, lejyoner hastalığı olarak bilinen zatürre etkeni bakteriler için uygun üreme ortamı sağladığına dikkat çekiyor. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Yakup Hakan Başaran, klimaların önemli sağlık sorunlarına yol açtığını belirterek önemli uyarılarda bulundu...
Klimalar veya iklimlendirme sistemleri, lejyoner hastalığı olarak bilinen, çok ağır seyredebilen ve ölüme neden olabilen zatürre etkeni bakteriler için en uygun üreme ortamlarıdır.
Özellikle merkezi iklimlendirme sistemlerine sahip binalarda olmak üzere, bu hastalığın ve etken bakterinin yayılımını önlemek üzere Sağlık Bakanlığı tarafından ciddi önlemler alınmıştır ve takibi sıkı olarak devam etmektedir.

FİLTRELERİNİ DEĞİŞTİRİN
Faydalı olan bu icadın zararsız bir şekilde kullanımı için basit kontrol önlemlerine uymakta fayda var.
Öncelikle evde kullandığımız klimanın su hazneli soğutma sistemlerinde mutlaka yaz başı ve yaz sonunda klima bakımının, temizlik ve dezenfeksiyonunun yapılması, filtrelerinin temizlenmesi veya değiştirilmesi gerekmektedir.
Sulu sistem ile çalışan taşınabilir klimalar için de aynısı geçerlidir. Split denilen, gazlı iklimlendirme yapan sistemlerde ise bakım ve temizlik yeterlidir. Bu önlemlere dikkat ederek ve aşırı kullanımdan kaçınarak klimaların konforundan azami fayda görmek mümkündür.
BİZE ULAŞIN