Sorumsuz değil hesap veren cumhurbaşkanı

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, 12 Eylül anayasasının aksine, cumhurbaşkanının dokunulmazlık zırhını kaldırıyor. 9. maddede cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu artırılıyor

Sorumsuz değil hesap veren cumhurbaşkanı
16 Nisan'da oylanacak yeni anayasa, seçilen cumhurbaşkanının cezai sorumluluğunu yeniden düzenliyor. Mevcut anayasada cumhurbaşkanının yargılanabilmesi yalnızca "vatana ihanet" suçlamasıyla sınırlı tutuluyor. Yeni anayasada ise cumhurbaşkanının dokunulmazlık zırhı kaldırılıyor ve bütün suçlar için yargılanma yolu açılıyor. 12 Eylül darbesini gerçekleştiren dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, yeni bir anayasa hazırlattı. Anayasaya, askeri yönetim üyelerinin ömür boyu yargılanmasını engelleyen geçici 15'inci madde konuldu. Cumhurbaşkanının 'vatana ihanet' dışında yaptığı işlemlerden dolayı yargılanmasının önüne geçildi.

O MADDEYİ EVREN KOYDURDU
1982 Anayasası'nda cumhurbaşkanının sorumluluk ve sorumsuzluk hali 105. maddede düzenlendi: "Cumhurbaşkanının resen imzaladığı kararlar ve emirler aleyhine Anayasa Mahkemesi dahil, yargı mercilerine başvurulamaz. Cumhurbaşkanı, vatana ihanetten dolayı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının en az üçte birinin teklifi üzerine, üye tamsayısının en az dörtte üçünün vereceği kararla suçlandırılır." Referanduma sunulacak cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ise, seçilen cumhurbaşkanının yaptığı işlemlerden dolayı hesap vermesini öngörüyor ve bütün suçlardan yargılanmasının önü açılıyor. 9. Madde'de cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu artırılıyor. Buna göre herhangi bir suç işlediği iddiasıyla cumhurbaşkanı için Meclis üye tam sayısının salt çoğunluğu ile önerge verilebilecek ve beşte üç çoğunlukla soruşturma komisyonu kurulabilecek. Cumhurbaşkanı, Meclis'in üçte iki çoğunluğu ile Yüce Divan'a sevk edilebilecek. Yüce Divan'da seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen cumhurbaşkanının görevi sona erecek.

KRİZE SOKTU, HESAP VERMEDİ
Geçmişte, cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan kişilerin sorumsuz davranışları ülke ekonomisine büyük zarar verdi. 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, 19 Şubat 2001'de Başbakan Bülent Ecevit'in yüzüne anayasa kitapçığı fırlatarak Türkiye'nin büyük bir kaosa sürüklenmesine neden oldu. Türkiye tarihinin en ağır ekonomik krizlerinden birini yaşadı. Sezer, görev yaptığı dönemde 259 mahkûmun kalan cezasını affetti. Sezer'in affettiği mahkûmlardan çoğu DHKP-C, Dev-Sol, PKK, THKP/ML ve TİKKO gibi terör örgütlerine mensuptu. Sezer, affettiği teröristlerin eylemlerinden dolayı da yargılanamadı. Oysa yeni sistem, cumhurbaşkanının Meclis'in üçte iki çoğunluğu ile Yüce Divan'a sevk edilebilmesini sağlıyor. Mevcut anayasa ise cumhurbaşkanının af yetkisinin "sorumsuz" kullanılmasına olanak sağlıyor. Öte yandan Sezer, cumhurbaşkanlığı makamını 3 ay 12 gün fazladan işgal etti ancak "sorumsuz" olduğu gerekçesiyle yargılanamadı. Ayrıca Süleyman Demirel de, cumhurbaşkanlığı döneminde "sorumsuz" davranarak ülkede siyasi krizin yaşanmasına yol açtı.

100 BİN SEÇMEN ADAY GÖSTEREBİLECEK
Cumhurbaşkanı; 40 yaşını doldurmuş, yükseköğrenim yapmış, milletvekili seçilme yeterliliğine sahip Türk vatandaşları arasından ve doğrudan halk tarafından seçilecek. Cumhurbaşkanlığına aday göstermek kolaylaşacak. Buna göre siyasi parti grupları ile son genel seçimlerde tek başına ya da birlikte oyların en az yüzde 5'inin almış olan siyasi partiler ya da en az 100 bin seçmen, cumhurbaşkanı adayı gösterebilecek. Cumhurbaşkanının partili olmasının önü açılacak.

GEREKİRSE 2'NCİ TUR...
Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday, cumhurbaşkanı seçilecek. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılacak. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış iki aday katılacak ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday, cumhurbaşkanı seçilecek. İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin herhangi bir nedenle seçime katılmaması halinde; ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılacak. İkinci oylamaya tek adayın kalması halinde, bu oylama referandum şeklinde yapılacak. Aday, geçerli oyların salt çoğunluğunu aldığı takdirde cumhurbaşkanı seçilecek.

MECLİS'İ FESHEDEMEYECEK
Yeni anayasa, seçilen cumhurbaşkanına Meclis'i feshetme yetkisi vermiyor. Cumhurbaşkanı ve TBMM, Meclis ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini yenileyebilecek. Ancak seçimlerin yenilenmesi kararını alan organ kendisi için de seçime girmiş olacak. TBMM, seçimlerin yenilenmesi kararını üye tam sayısının beşte üç çoğunluğuyla alabilecek.

MADDE 9: Cumhurbaşkanı hakkında, bir suç işlediği iddiasıyla TBMM üye tamsayısının salt çoğunluğunun vereceği önergeyle soruşturma açılması istenebilir. Meclis, önergeyi en geç bir ay içinde görüşür ve üye tamsayısının beşte üçünün gizli oyuyla soruşturma açılmasına karar verebilir. Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen cumhurbaşkanı, seçim kararı alamaz. Yüce Divan'da seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen cumhurbaşkanının görevi sona erer.

MADDE 11: TBMM, üye tamsayısının beşte üç çoğunluğuyla seçimlerin yenilenmesine karar verebilir. Bu halde Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimi ile cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır. Cumhurbaşkanının seçimlerin yenilenmesine karar vermesi halinde, TBMM genel seçimi ile cumhurbaşkanlığı seçimi birlikte yapılır. Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir.

BİTTİ
BİZE ULAŞIN