Bahçeli'den sert açıklamalar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ''AK Parti, başarısızlığını başarıya dönüştürememenin ezikliği ve hırçınlığı içindedir'' dedi.

Bahçeli, MHP Sakarya 9. Olağan İl Kongresi'nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin iyi yönetilmediğini, suni gündemlerle oyalandığını savundu.

Devlet Bahçeli, ''Ülkemiz milletimizin asli meselelerinin çok ötesinde, zaman zaman sanal olarak gündeme taşınmış, ancak AK Parti ve yandaşı medya tarafından abartılarak toplumun gündemini meşgul eden konularla oyalanmaktadır'' dedi.

AK Parti'nin, iktidara geldiği günden itibaren millete vaat ettiği hiçbir şeyi başaramadığını iddia eden Bahçeli, şöyle konuştu:
''Bu başarısızlığın ezikliğini, sağlamış olduğu iktidar imkanını aşırı derecede partisi için kullanarak, yandaş medyanın olağanüstü desteğini sağlayarak, karşı duruşları sindirerek örtmeye çalışmıştır. Ama bugün nereden bakarsanız bakın, AK Parti bu başarısızlığını başarıya dönüştürememenin ezikliği ve hırçınlığı içindedir. Sayın Başbakan halen hırçınlığını siyasi üslubuyla sürdürmekte, siyaseti kirletmekte, üslubu çirkinleştirmekte ve halen yanlış bilgilere dayalı karalamayla rakiplerini de sindirmeye çalışmaktadır. Bütün bunlara rağmen bunda da başarı sağlayamamaktadır.''

''AK BİR PERDE ÖRTMEYE ÇALIŞIYORLAR''

AK Parti'nin ruhen çöküntü içinde olduğunu öne süren Bahçeli, şöyle devam etti:
''AK Parti gelecekte parçalanmanın sancılarını taşıyacak bir başarısızlığın işaretlerini sürdürmektedir. 7 yıllık süreçte, Cumhuriyetin kuruluş felsefesi, ilkeleri ve bütün temel değerlerinin horlandığı, birleştirici, bütünleştirici millet anlayışını esas alan milli devlet ve üniter siyasi yapının tartışılmaya açıldığı, etnik bölünmeyi amaçlayan, kanlı terörün tahriklerinin çok tehlikeli boyutlar kazandığı, etnik bölücülük ve terör sorununun siyaset rahlesine taşındığı, uluslararası sorun haline dönüştürülmesi hatasının işlendiği bir iktidar zihniyetini ortaya koymuştur.''

AK Parti'nin gerilim ve kamplaşma stratejisi yürüterek başarısızlığının üzerini örttüğünü öne süren Bahçeli, şunları söyledi:
''Kamplaşmanın yarattığı iki kutup arasında bir gerilim stratejisiyle kendisinin başarısızlığını, Türkiye'nin asli gündemini ortadan kaldırmasını sağlayan bir anlayışı medya desteğiyle gerçekleştirerek AK Parti olmasına rağmen, Türkiye'nin üstüne kendilerinin anlayışıyla ak bir perde örtmeye çalışıyorlar. Adalet ve Kalkınma Partisi adını kısaltılmış olarak AK Parti olarak nitelendiren Recep Tayyip Erdoğan.. 'Sen aklanmadan AK Parti diyemezsin'. Adalet ve Kalkınma Partisinin kısaltması milletin algısıyla 'Aldatma ve Kandırma Partisi' olarak anlaşılır hale gelmişken, bunu fark eder etmez 'Ben AK Parti'yim' diyerek kendini aklayamazsın. Aklayabilmen için dokunulmazlıkların kaldırılması lazım. Kaldır dokunulmazlıkları, aklanmanın yolunu açan yüce adaletin önüne çık, orada aklandıktan sonra MHP olarak sayın Tayyip Erdoğan bundan sonra biz de 'AK Recep, AK Parti' demeye başlayacağız.''

''DOLMABAHÇE SARAYI'NDAKİ GÖRÜŞMEYİ AÇIKLAMADAN...''


Adli ve sivil yargı ikilemiyle demokrasi adına ayrışma yaratıldığını öne süren MHP lideri Bahçeli, şöyle konuştu:
''Türkiye'nin her yerinde ateş çemberi var, her konuda ayrışmanın yolu aranıyor. Kim çıkartıyor? Bugünkü iktidar. İktidarda sensin muktedir değil misin? 338 tane milletvekilin var Meclisi çalıştır, darbecileri yakala ve ifşa et. Oturduğun kapılar ardında ne konuşuyorsun belli değil. Dolmabahçe Sarayı'ndaki görüşmeyi açıklamadan darbecilerle mücadele edeceğine bizleri inandıramazsın Sayın Erdoğan.''
''TSK'ya karşı onur kırıcı söylemlere zemin hazırlayan yaklaşımlarla Türkiye'de demokrat olunamaz'' diyen Bahçeli, şöyle devam etti:
''TSK bu ülkenin kurumudur, iktidar da bu ülkenin kurumudur. Birisi TSK'dır, birisi siyasi iktidardır. Bunları birbirleriyle çatıştırır hale getirerek 'Aradan ben çıkarım' mantığıyla davranmak Türkiye'de kurumlar arasındaki gerginliği arttırmak olur. Bu yanlıştır. Bu gibi uygulamalardan vazgeçmelisiniz. MGK toplanıyor, sonra kalkıyorsunuz mini zirve adı altında yine bir toplantı daha yapıyorsunuz. 1 saat 20 dakika sürüyor. Ne konuşuluyor? Adli ve sivil yargı ikilemi konuşuluyor. İktidar orada, Genelkurmay Başkanlığı orada, iktidarın Adalet Bakanı orada, devletin tekliğini savunan Cumhurbaşkanı da orada oturup görüşüyorsunuz, ama halen Cumhurbaşkanı ne zaman onaylayacak diye uzatıyorsunuz, uzatıyorsunuz, yasamanın sonuna doğru geliyorsunuz, tereddütler giderilmek kaydıyla onaylıyorsunuz. Bu görüşmelerde tereddütleri giderememişseniz, tereddütleri öteleyerek halen kurumlar arasında çatışmayı körükleyen hataya Cumhurbaşkanı olarak nasıl düşüyorsunuz?''

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e seslenen Bahçeli, şunları söyledi:
''Tereddütün varsa, gönder Meclise, milletin vekilleri tartışsın, ne tür tereddüt varsa ortadan kaldırsın. Bir yandan onaylıyorsun, iktidarı aklınca hoşnut ediyorsun, öte yandan tereddütleri gidermek için tavsiyede bulunuyorsun, TSK'yı yatıştırmaya çalışıyorsun. Önümüzdeki günlerde tereddütlerin nasıl giderileceği konusu ülke gündeminde devam edecek ve ülkemiz bu siyasetle hiçbir zaman huzur, barış içinde yaşayan ülke konumundan çıkmayıp her konuda tereddüt duyan toplum haline dönüşecek. Bu da birilerinin isteği olacak demektir. Cepheleşmenin, kamplaşmanın gerilim stratejisinin yanında olanlar bunu çok iyi kullanacaklardır. Bir yanlış olmuştur, bu yanlış tereddüt kavramıyla gerilimi, kaosu, kargaşayı ötelemekten başka bir şeye yaramamış, ülke gündeminde yargı tartışmasını sonlandıramamıştır. Tereddütlere son vermek için konuyu getirin Meclise, MHP mührünü vurarak tüm tereddütleri ortadan kaldırsın.''

Ekonomideki dar boğazın devam ettiğini belirten Devlet Bahçeli, ''Ülkemizde 2009 yılının ilk çeyreğinde ekonomik büyüme eksi yüzde 13'tür. Üretim canlanamamıştır, istihdam artırılarak işsizlik çözülememiştir. Esnaf, emekli dul ve yetimler, memurlar, işçiler önemli sıkıntılar yaşamaktadır. 25 günden beri bir imza üzerine günler tükenmiş, 20 günü aşkın süre adli yargı, askeri yargı kavramıyla Türkiye meşgul olmuş, ama işsizlik, yoksulluk ve yokluk devam ediyor'' dedi.

''UYGUR TÜRKLERİ''

Çin Halk Cumhuriyetinin Uygur Türklerine yönelik ''etnik temizlik'' yaptığını belirten Bahçeli, şöyle konuştu:
''Çin Halk Cumhuriyeti, Uygur Türklerini imha etmenin faaliyeti içindedir, 60 yıldan bu yana zaman zaman bunu yapmaktadır. 5 Temmuzdan bugüne bölge kan gölü haline dönmüştür. Dökülen kan Uygur Türklerinindir, döken Çin Halk Cumhuriyetidir. Televizyonlarda etnik çatışma diye milleti kandırmaya hakkınız yok. Orada bir zihniyet ve yönetim etnik temizlik yapmaktadır.''

Devlet Bahçeli, şunları kaydetti:
''Sayın Başbakan Hamas'a dayılık yapıyorsun, Filistin'in emmi çocuğu oluyorsun, her şeyi herkesten fazla düşünüyorsun, one minute kavramıyla İsrail'e ders verdiğini zannediyorsun, Türkiye Cumhuriyeti Devletini milletinle beraber yanına alıp, Uygur Türkleri, Kerkük'teki katliamlara niye sesin çıkmıyor? Sayın Başbakan size görev düşüyor. Uygur Türkü'nün mutluluğu ve huzuru, varlığı için atacağın her adımda söyleyeceğin her 'one minute'da MHP hep yanında olacaktır. G8'lerde dolaşıyorsun, özel görüşmeler yapıyorsun, görüşmelerin bir saniyesini Uygur Türklerine ayır, orada kime neyi anlatacaksan anlat. Bu etnik temizliğe mutlaka son verecek bir tarzda Türk milletini yanına alarak, Türkiye Cumhuriyeti'nin bölgesel gücünü ortaya koyarak dünyadaki varlığını ve ağırlığını hissettirerek olayların üzerine gitmenizde yarar vardır. Biri çıkmış televizyonda ikide bir konuşuyor. Kimmiş bu? Türk Çin İş Konseyi ikinci başkanıymış. Eğer Çin'i kızdırırsak ilişkilerimiz bozulacakmış. Yürü şuradan zavallı, menfaatinden başka bir şey düşünmeyen hain insan.''
BİZE ULAŞIN