Toptan'dan sivil yargı yorumu

TBMM Başkanı Köksal Toptan, yasama faaliyetlerine ilişkin verilerin, TBMM'nin çalışma temposunu en açık şekilde ortaya koyduğunu, 23. Dönem başından beri Meclisin çıkarttığı kanun sayısının 233'e ulaştığını bildirdi.

Toptan, 23. Dönem 3. Yasama Yılı'nın kapanışı nedeniyle TBMM'de basın toplantısı düzenledi.
Konuşmasına, yasama yılında hayatını kaybeden milletvekili, devlet ve siyaset adamlarını anarak başlayan Toptan, helikopter kazasında hayatını kaybeden, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı ve Sivas Milletvekili merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun yokluğundan üzüntü duyduğunu ifade eti.

Toptan siyaset, sanat ve düşünce hayatında önemli katkılarda bulunan İstanbul milletvekilleri Osman Yağmurdereli ve Gündüz Suphi Aktan ile Meclisin 11. Başkanı Sabit Osman Avcı'yı da rahmetle andığını kaydetti.

Kurtuluş Savaşı'nın son gazisi Mustafa Sekip Birgöl'ün 14 Kasım 2008'de Meclis'te büyük bir katılımla düzenlenen törenle son yolculuğuna uğurlandığını anımsatan Toptan, ''Böylece bize gurur ve onur duyacağımız bir tarih bırakan kahramanlardan olan son gazimize milletimizin şükran duygularını Meclisimiz olarak sunmuş olduk'' dedi.

TOPTAN'DAN ASKERE SİVİL YARGI YOLUNU AÇAN YASA YORUMU

TBMM Başkanı Köksal Toptan, yasama faaliyetlerini değerlendirirken rejim ve darbe tartışmalarına değindi. Toptan, rejim tartışmalarını, "Bir kısım aydınlar veya elitler bazı soyut kavramlar üzerinde fırtınalar koparabilir ama bu milletin izanı ve irfanı bir çözülmeye ya da bölünmeye asla izin vermez" şeklinde değerlendirdi.

Toptan, 23. Dönem 3. Yasama Yılı'nın kapanışı nedeniyle TBMM'de düzenlediği basın toplantısında son günlerin en büyük tartışma konusu olan darbe ve rejim tartışmalarını değerlendirdi. Toptan, Türkiye'nin demokrasisi kökleşmiş, yüzünü batıya dönmüş ve uluslararası topluma entegre olmuş bir ülke olduğunu vurguladı.

REJİM TARTIŞMALARINA 16 "YILDIZLI" YORUM



Rejim tartışmalarını Meclis'in sembolik avizelerinden örnek vererek değerlendiren Toptan, "Meclis Genel Kurulumuzdaki ve Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldız, Milletimizin tarihte kurdukları devletlerin sembolüdür. Böylesine köklü geleneğin mirasçısı bir ülkede her gün yetki tartışması ve rejim sorunu yaşanıyor görüntüsünün, bu şanlı geçmişimize yakışan bir durum olmadığını düşünüyorum" dedi.

Toptan, tartışmalara neden olan ve askere sivil mahkemelerde yargılanma yolunu açan yasaya atıfta bulunarak, "Zamanın getirdiği şartlara uygun düzenlemeler yapılırken, bazı sancıların yaşanması ve tartışmaların olması olağandır. Ama bunların esastan kaynaklanan bir ihtilafmış gibi gösterilmesi bize ve geçmişimize yakışır bir durum değildir" diye konuştu.

DARBE TARTIŞMALARINA "ASKERLİ" YANIT


TBMM Başkanı Toptan darbe tartışmalarına yönelik değerlendirmelerde bulunurken "askere" şu mesajı verdi; "

Son dönemde ağırlık kazanan darbe tartışmalarına gelince, zaten bu lafın kendisi hukuktaki deyimiyle 'keenlem yekundur' yani yok hükmündedir. Göz bebeğimiz Silahlı Kuvvetlerimiz, zamanın şartlarına uygun yapısal dönüşümleri gerçekleştiren en aktif kurumlardan biri olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetim kademesinin, bugünün modern orduları gibi devlet sistematiği içindeki normalleşmiş yerini alma isteği takdire şayandır. Türkiye demokrasisi kökleşmiş, yüzünü batıya dönmüş ve uluslararası topluma entegre olmuş bir ülkedir."








VERİMLİ BİR YASAMA YILI

Meclisin yasama, denetim ve yönetim faaliyetleri bakımından verimli bir yasama yılını geride bıraktığını belirten Toptan, Meclisin en üst yönetim organı olan Başkanlık Divanının, bu yasama yılında yaptığı toplantılarda 20 karara imza atığını bildirdi.

Toptan, Meclisin, ana işlevi olan yasama alanında oldukça yoğun çalışmalar yaparak ülkenin ve milletin sorunlarının çözümü için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeleri hayata geçirdiğini ifade etti.

Yasama faaliyetlerine ilişkin verilerin, TBMM'nin çalışma temposunu en açık şekilde ortaya koyduğunu dile getiren Toptan, bu yasama yılında Meclise 92 kanun tasarısı, 168 kanun teklifi verildiğini, tasarı ve teklifler sonucunda toplam 117 kanun çıkartıldığını kaydetti.

Toptan, bu yasama yılında kanun tasarılardan 110'u, kanun tekliflerinden 44'ü olmak üzere toplam 154'ünün kanunlaştığını, bu tasarı ve tekliflerin bir kısmının komisyonlarda birleştirildiğinden kanunlaşan işlerin sayısı ile çıkan kanunların sayısı farklılık arz ettiğini söyledi.

''MECLİS, 233 KANUN ÇIKARTTI''

23. Dönem başından beri Meclisin çıkarttığı toplam kanun sayısının 233'e ulaştığını belirten Toptan, şöyle devam eti:

''Bu kanunlardan biri 3. Yasama Yılı'nda, olmak üzere 3 tanesi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından bir kez daha görüşülmek üzere Meclisimize iade edilmiştir. Toplam 194 yasama dokunulmazlığı tezkeresi gelmiş, böylece 23. Dönemde gelen tezkere sayısı 415'e yükselmiştir. Ayrıca bu yasama yılında alınan 17 TBMM kararıyla birlikte 23. Dönemde toplam karar sayısı 50'ye ulaşmıştır.

Meclisimiz tarafından çıkarılarak yürürlüğe giren Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine İlişkin Kanunun başta parlamentomuz olmak üzere toplumumuzda geniş kabul görmesi ve uygulanmasından duyduğum memnuniyeti özellikle belirtmek istiyorum. Parlamentomuzda milletvekillerimizin ve çalışan personelimizin bu yasaklara uyması örnek alınabilecek ve takdire değer bir davranıştır.

Geleceğimiz ve toplum sağlığımız açısından büyük önem taşıyan bu yasanın sigara tekellerinin tüm engelleme gayretlerine rağmen hayata geçmesinden de mutluluk duyuyorum.

Sigara yasağı kapsamının 19 Temmuzdan itibaren genişlemesi nedeniyle bu konuda başta spor kulüplerinin yöneticileri olmak üzere herkesin daha duyarlı davranacağına da inanıyorum''

93 BİN SAYFA TUTANAK TARİHE GEÇTİ

Köksal Toptan, Genel Kurulun, yasama faaliyetlerini gerçekleştirmek için 111 birleşim, 496 oturum yaptığını, 583 saat 40 dakika çalıştığını, bu faaliyetlerin 28 bin 61 sayfa tutanakla tarihe kaydolunduğunu bildirdi.

Toptan, Meclisin ana çalışma birimleri olan komisyonların da toplam 452 saat 39 dakika çalıştığını ve 8 bin 25 sayfa tutanak tutulduğunu kaydetti.

23. Dönemin başından beri Genel Kurul'un bin 425 saat 10 dakika çalıştığını ve 67 bin 816 sayfa tutanak tutulduğunu belirten Toptan, bu rakamlara komisyonların çalışmaları da eklendiğinde Meclisin toplam 3 bin 91 saat 23 dakika çalıştığını ve 93 bin 476 sayfa tutanak tutulduğunu söyledi.

TAKDİRE ŞAYANDIR

TBMM Başkanı Köksal Toptan, ''Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetim kademesinin, bugünün modern orduları gibi devlet sistematiği içindeki normalleşmiş yerini alma isteği takdire şayandır'' dedi.

Toptan, 23. Dönem 3. Yasama Yılı'nın kapanışı nedeniyle TBMM'de düzenlediği basın toplantısında, milletin her ferdinin, yüzyıllardan beri aktarılan kültürel birikim ya da genlerinden gelen ''makulü arama'' ve ''birlikte yaşama'' konusunda olağanüstü beceri sahibi olduğuna inandığını kaydetti.

''Bu ülkede bütün olumsuz çabalara rağmen, terörün de nihai hedefi olan bir toplumsal çatışma ve bölünme olmuyorsa, bunun nedenini insanımızın bu erdeminde aramak gerekir'' diyen Toptan, şunları kaydetti:

''Bir kısım aydınlar veya elitler bazı soyut kavramlar üzerinde fırtınalar koparabilir ama bu milletin izanı ve irfanı bir çözülmeye ya da bölünmeye asla izin vermez.

Göz bebeğimiz Silahlı Kuvvetlerimiz, zamanın şartlarına uygun yapısal dönüşümleri gerçekleştiren en aktif kurumlardan biri olmuştur. Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetim kademesinin, bugünün modern orduları gibi devlet sistematiği içindeki normalleşmiş yerini alma isteği takdire şayandır.
Son dönemde ağırlık kazanan darbe tartışmalarına gelince, zaten bu lafın kendisi hukuktaki deyimiyle 'keenlem yekundur' yani yok hükmündedir.

Türkiye demokrasisi kökleşmiş, yüzünü batıya dönmüş ve uluslararası topluma entegre olmuş bir ülkedir.

Anadolu'da bir deyiş vardır: 'Allah gördüğünden geri koymasın'. Bu millet demokrasi kültürünün, kaderini kendi tayin etme özgürlüğünün tadını almıştır, bundan da asla geri dönmeyecektir.

MİLLETİMİZ BUNU FAZLASIYLA HAK ETMEKTEDİR

TBMM Başkanı Köksal Toptan, ''Parça parça iyileştirmeler yapılmaktansa bütüncül bir yaklaşımla ruhu demokratik ve sivil olan bir Anayasa değişikliğinin zamanı gelmiş ve geçmektedir. Ülkemiz ve milletimiz bunu fazlasıyla hak etmektedir'' dedi.

Toptan, 23. Dönem 3. Yasama Yılı'nın kapanışı nedeniyle düzenlediği basın toplantısında, TBMM'de hayat bulan milli iradenin önderliğinde bağımsızlığına kavuşan Türkiye Cumhuriyeti'nin, 3 bin yıllık devlet geleneğinin mirasçısı olduğunu ifade etti.

Meclis Genel Kurulundaki avizeler ve Cumhurbaşkanlığı forsundaki 16 yıldızın, Türk milletinin tarihte kurduğu devletlerin sembolü olduğunu anımsatan Toptan, ''Böylesine köklü geleneğin mirasçısı bir ülkede her gün yetki tartışması ve rejim sorunu yaşanıyor görüntüsünün, bu şanlı geçmişimize yakışan bir durum olmadığını düşünüyorum'' diye konuştu.

Zamanın getirdiği şartlara uygun düzenlemeler yapılırken bazı sancıların yaşanması ve tartışmaların olağan görülmesi gerektiğini belirten Toptan, ''Ama bunların esastan kaynaklanan bir ihtilafmış gibi gösterilmesi, bize ve geçmişimize yakışır bir durum değildir'' dedi.

BAŞARILARI KİMSENİN GÖLGELEMESİNE MÜSAADE ETMEMELİYİZ

Toptan, Türkiye Cumhuriyeti'nin büyük badirelerin, yaşanan acıların ve birbirinden çetin destansı mücadelelerin sonucunda hayat bulmuş bir devlet olduğunu vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu ülkeyi kuranlar, etnik kökenleri ne olursa olsun koca bir imparatorluğun yıkılışına hep beraber şahit olmuştur. Bu yıkılışa şahit olanlar, yine hep birlikte koca bir imparatorluğun külleri üzerinde Türkiye Cumhuriyeti'ni kurma başarısını göstermişlerdir. Zaman zaman yaşanan ortak acılar, bu ��lkenin kurucu kahramanlarını endişelendirmiş, bu nedenle de 'güvenliği önceleyen' bir devlet anlayışını benimsemişlerdir. Şunu vurgulamak isterim ki; ülkemiz o badirelerin bir çoğunu atlatmış, demokrasisini kökleştirmiş, dünyanın en büyük ekonomileri arasına girmiş, uluslararası çapta düşünürler, yazarlar ve sanatçılar çıkarmaya başlamıştır. Ülkemizin çok kısa sayılabilecek bir sürede her alanda gösterdiği bu ilerlemeler olağanüstü başarılardır. Bu başarıları kimsenin gölgelemesine müsaade etmemeliyiz. Günümüz gençlerini gördüğümde, çok iyi yetiştiklerine olan inancımın her geçen gün artmakta olduğunu belirtmeliyim. Türkiye Cumhuriyeti'nin önceliği vatandaşlarına sosyal refah sağlayan dünyaya entegre bir ülke yaratmaktır.''

''TAM DEMOKRASİNİN TÜM KURALLARIYLA YERLEŞMESİ...''

Dünyadaki gelişmiş, kalkınmış çağdaş değerleri özümsemiş devletlerin demokrasiyle yönetildiğini ifade eden Köksal Toptan, nerede sefalet, baskı ve zulüm varsa orada antidemokratik yönetimlerin olduğunun görüldüğünü söyledi.

Dünyadan kopmuş, ülkesi dışındaki gelişmelere kapalı, küresel finansal sisteme entegre olamayan, uluslararası ilişkilere uzak duran ülkelerin yaşama şansının çok az olduğunu dile getiren Toptan, ''Ülkemizin mutlak istikameti, katılımcı tam demokrasinin tüm kurallarıyla yerleşmesi yolunda olmalıdır. Demokrasinin iyileştirici, normalleştirici ve pozitif iklimine hepimizin ihtiyacı var'' dedi.

ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ

Ne kadar ağır ve güç olursa olsun, demokrasi içerisinde çözülemeyecek sorun, aşılamayacak engel olmayacağını belirten Toptan, kurumlar ve kurallar manzumesi olan demokrasinin ''bir anlayış biçimi ve yaşam tarzı'' olduğunu ifade etti. Toptan, şunları kaydetti:

''İnsanların birlikte yaşayabilmelerini sağlayan değerlerle örülmüş demokrasinin toplumsal hayatın ve yönetim yapımızın her noktasında işlemesi gerekmektedir. Başta siyasetin kendi işleyiş biçimi olmak üzere karar alma ve seçim süreçlerinde, demokratik yöntem ve anlayışlar daha etkin bir şekilde hayata geçirilmelidir. Bu anlamda parça parça iyileştirmeler yapılmaktansa bütüncül bir yaklaşımla ruhu demokratik ve sivil olan bir Anayasa değişikliğinin zamanı gelmiş ve geçmektedir. Ülkemiz ve milletimiz bunu fazlasıyla hak etmektedir. Demokrasiyi ve özgürlükleri geliştirdiğimiz sürece bugün yaşanan pek çok sorunun da gerilerde kaldığını hep beraber göreceğimizden herkes emin olmalıdır.

Önümüzde, Aziz Atatürk'ün hepimize gösterdiği çağdaş uygarlık hedefine ulaşma yolunda, Cumhuriyetimizin l00. Yıl vizyonu bulunmaktadır. Türkiye'de değişimin öncüsü durumunda olan Meclisimiz, ülkemizin temel sorunlarını çözme, demokrasiyle taçlanmış Cumhuriyetimizin tüm niteliklerini koruyup yaşatma konusunda çalışmaya bundan sonra da kararlılıkla devam edecektir.''

TOPTAN, SORULARI YANITLADI


TBMM Başkanı Köksal Toptan, Türkiye'nin dokunulmazlıklar sorununu çözmesi gerektiğini belirterek, ''Dünyanın hiçbir yerinde olmayan böyle bir dokunulmazlık kavramının tamamının masaya yatırılması lazım'' dedi.

Toptan, 23. Dönem 3. Yasamı Yılını değerlendirdiği basın toplantısında, gazetecilerin çeşitli konulara ilişkin sorularını yanıtladı. Toptan, ''Dün İstanbul'da Topkapı Sarayı'ndaki konserde meydana gelen tatsız olayları nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusuna, ''Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu olsaydı, zannediyorum hepimizin duygularına tercüman olacak en büyük tepkiyi o gösterirdi'' karşılığını verdi.

İstanbul'un 2010 Avrupa Kültür Başkenti olduğunu hatırlatan Toptan, konuya ilişkin olarak şunları söyledi:

''Bu davranış, bırakınız bir hanımefendiyi, bırakınız dünyaca ünlü bir Türk sanatçıyı, bırakınız oradaki 2 bin izleyiciyi, bırakınız İstanbulluları, hepimizi ciddi şekilde yaralamıştır. Yapılan açıklamalar, en azından üst düzeydeki açıklamalar; bana göre, duyduğumuz üzüntüyü kısmen azaltmaktadır. Gençlerimizden özellikle rica ediyorum; Birbirimizi sevmeyi, birbirimize hoşgörülü ve iyi davranmayı, birbirimizi anlamayı, beğenmesek de karşı fikirlere saygı göstermeyi, beceremezsek, bunu yapamazsak, o zaman iddia ettiğimiz gibi, kendimize vizyon olarak koyduğumuz, çağın en büyük ülkesi nasıl olabiliriz? Biz, bize yakışanı yapmalıyız. Bizim kültürümüzde bu davranış kesinlikle yoktur. Bu davranış kesinlikle tasvip görmez.''

Basın toplantısında, ''Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetim kademesinin, bugünün modern orduları gibi devlet sistematiği içindeki normalleşmiş yerini alma isteği takdire şayandır'' sözlerini hatırlatan Toptan, ''Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasına ilişkin yasaya askerler karşı çıktı. Sizce bu normalleşme ile çelişen bir durum mudur? sorusuna şu yanıtı verdi:

''Değil. Komuta kademesinde yapılan açıklamalar; benim konuşmamdaki ana temayı ifade etmekte ve karşılamaktadır. Orada Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamada ifadesini bulan bir takım tereddütler vardır. O nedenle, olayı sadece o çerçevede değerlendirmek lazım.''

''DOKUNULABİLİR OLAN ÇAYCILAR VE ODACILAR...''

Bir gazetecinin TBMM Başkanlığına yeniden aday olup olmayacağı sorusuna ise Toptan, adaylıkla ilgili görüşlerini ifade ettiğini anımsatarak, görevini geçen 2 yıl içinde Anayasa ve TBMM İçtüzüğünün emrettiği şekilde gerçekleştirmeye çalıştığını kaydetti.

Toptan, ''Ben çalışmalarımda tarafsızım, Anayasa ve İçtüzüğün emrettiği şekilde...Ama sonuçta ben, TBMM'de bir partinin mensubuyum, milletvekiliyim. O nedenle, bu tür önemli kararları, parti yönetimi ve lideriyle görüşüp sonuca bağlamak ve parti kararını beklemek durumundayım. Benim siyaset anlayışım onu gerektirir'' diye konuştu.

Askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasına imkan veren yasayla ilgili bir gazetecinin ''Meclis Başkanı'nın yargılanması konusunda bir düzenleme yok, bu konuda bir düzenleme yapılmasını istiyor musunuz?'' sorusuna karşılık Toptan, şunları söyledi:

''Süreci beklemek lazım. Kamuoyu tartışıyor. Ama genelde Türkiye'nin bir dokunulmazlıklar sorunu var. Türkiye'nin bunu çözmesi lazım. Sık sık ifade ettiğim; Türkiye'de dokunulabilir olan sadece devlette çalışan çaycılar ve odacılardır. Belki bazı kurumlarda onların da dokunulmazlığı var. O nedenle dünyanın hiçbir yerinde olmayan böyle bir dokunulmazlık kavramının tamamının masaya yatırılması, bu çerçevede milletvekili dokunulmazlığı, sivil ve asker bürokrasi dahil, üniversite sistemi dahil, herkesin dokunulmazlığının masaya yatırılması ve ona göre bir sonuca varıp değerlendirilmesi lazım. Bunlar içinde belli grupları çekip alırsak, orada yanlış yere gideriz ve yanlış değerlendirmeler yaparız ve sağlıklı sonuç da çıkaramayız. Benim baştan beri söylediğim budur, bugün de aynı kanaatteyim.''

TBMM Başkanı Köksal Toptan, 2 yıllık görev süresinde güzel şeyler yaptıklarına inandığını belirterek, ''Zaman zaman, 'Keşke şunu yapmasaydım ya da şunu da yapsaydım' dediğim de olmuştur'' dedi.
Toptan, 23. Dönem 3. yasama yılını değerlendirdiği basın toplantısında, gazetecilerin çeşitli konulara ilişkin sorularını yanıtladı. Toptan, bir gazetecinin ''DTP'li bazı milletvekilleriyle ilgili ifade krizi yaşandı. Sizin talimat mahkemesine gönderdiğiniz yazı sonucu bu kriz, Eylül ayına kadar ötelendi. Bu sürede herhangi bir girişiminiz ya da yasal düzenleme yapılması söz konusu olacak mı?'' sorusuna karşılık

Toptan, şöyle konuştu:

''Aslında süreç bizi ilgilendirmiyor. İlgili mahkemeler, Ankara'daki mahkeme, talimat mahkemesi sıfatıyla bu arkadaşların savunmalarının alınması için talimat yazıyor. Bu mahkemeler ilgili arkadaşların bilinen adreslerine tebligat yapıyor. Bu arkadaşlar gitmiyor. Onun üzerine, Ceza Usulü Yasasına dayanarak mahkeme, bu arkadaşların polis zoruyla getirilmelerine karar veriyor. Fakat bu kararın gereği yerine getirilmiyor. Mahkeme bu kez bize yazı yazdı. Biz Adalet Bakanlığı ile de konuşarak biraz zaman kazanmak suretiyle, soruna temelde çözüm bulabilir miyiz diye uğraş verdik. Doğrusu o konuda şimdiye kadar mesafe aldığımızı söyleyemeyiz. O nedenle bundan sonra yapılacak olan, hukuki sürecin işlemesine fırsat vermek ve bizim görevimiz olmayan bir konuya daha fazla müdahil olmamamızdır. Bu arkadaşlarımız belki mahkemeye gidecek ve beraat edecektir. Şunu iyi ayırt etmek lazımdır. Yanlış değerlendirmeler yapılıyor. Burada 6 dosya var tartışılan. Aynı suçlamalara ve iddialarla ilgili aslında Meclise gelen çok sayıda dokunulmazlığın kaldırılmasına ilişkin tezkere var. Bu arkadaşlarla ilgili de çok sayıda var. Fakat bu iddia edilen suçlar, milletvekili seçildikten sonra işlendiği iddia edildiği için dokunulmazlık kapsamında kaldığı için bir şey yapılmıyor, dokunulmazlığı kaldırılıncaya kadar da işlem yapılması söz konusu değil.''

Tartışma konusu olan 6 dosyada iddia edilen suçların, milletvekili seçilmeden önce işlenen suçlar olduğuna işaret eden Toptan, ''Bu suçlarla ilgili de milletvekilinin dokunulmazlığının olup olmayacağı tartışılıyor. Biz o konuda, bize yapılan başvuru üzerine, Adalet Bakanlığından görüş istedik. Fakat bu arada, bu dosyalardan biriyle ilgili Yargıtay bir karar vererek, 'milletvekili olmadan evvel işlendiği iddia edilen suçlar, dokunulmazlık kapsamında olmaz.' dedi. Böyle bir Yargıtay kararı çıktığı için işlemler devam ediyor. Umarım herhangi bir hoş olmayan görüntüye neden olmayacak şekilde sorunun çözülmesidir'' diye konuştu.

-''KENDİMİ SORGULAMIŞIMDIR, ELEŞTİRMİŞİMDİR''-

Toptan, ''İki yıldır bu görevdesiniz. Dönüp baktığınızda en zorlandığınız ve en mutlu olduğunuz anılarınız var mı?'' sorusuna, gülerek ''Var tabii...'' karşılığını verdi. Meclis başkanlığı görevinin bir siyasetçiye nasip olabilecek önemli, büyük ve çok güzel bir görev olduğunu kaydeden Toptan, ancak bu görevin getirdiği sorumluluklarla birlikte zorluklarının da bulunduğunu söyledi. Toptan, ''Güzel şeyler yaptığımıza inanıyorum. Ama zaman zaman, 'Keşke şunu yapmasaydım ya da şunu da yapsaydım' dediğim de olmuştur. Sormayın ama. Kendi kendime zaman zaman sorgulamışımdır, eleştirmişimdir. Onları da tekrarlamamaya çalışmışımdır'' dedi.

Bir gazetecinin ''Vermek istediğiniz bir mesaj var mı?'' sorusuna, gülerek ''Sakın sigara içmeyin'' karşılığını veren Toptan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Milletvekilleri, bütün dünyada halkın hep gözünün önünde olan bir işi yapıyorlar, siyaset yapıyorlar. Çoğu zaman haksız yere, zaman zaman ağır şekilde eleştiriliyorlar. Yer yer hakaretlere maruz kalıyorlar. Ama bütün bunlara rağmen milletvekillerinin kendilerini savunabilecek 1-2 enstrüman dışında mekanizmaları da yok. Ama sakin olmak, eleştiriyi hoşgörüyle karşılamak lazım. Eleştiren kişinin de bir sorununun olduğunu varsaymak lazım. Milletvekillerinin birbirleriyle olan ilişkilerinde, yarın bir gün birbirinin yüzüne bakamayacak söz ve davranışlardan kaçınmak lazım. Bunca sene siyaset yapan bir ağabey olarak özellikle genç milletvekillerimize bunun altını çizerek ifade etmek isterim. Söz ve davranışlarda çok şey söylenebilir, her şey söylenebilir. Ama yarın bir gün birbirimizin yüzüne bakamayacak şeyler söylememeliyiz.''

MİLLETVEKİLİ ÖZLÜK HAKLARI

Toptan, toplantının ardından basın mensuplarıyla sohbet etti. Bir gazetecinin, ''Meclis kapanmadan, son gece milletvekili özlük haklarıyla ilgili önergeden haberiniz var mıydı?'' sorusuna, ''Ondan da yoktu'' karşılığını verdi.

Aynı konuda TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda bir düzenleme bulunduğunu hatırlatan Toptan, ''Onun olgunlaştırılması lazım'' dedi.

Milletvekillerinin Başbakanlık Müsteşarına göre maaş aldıklarını hatırlatan Toptan, ''Devlette en yüksek maaş bu gözüküyor. Oysa Başbakanlık Müsteşarı, biliyoruz ki -bu dönemle ilgili değil, belki bu dönem hiç yoktur, onu bilemem- ama her dönemde başka yan gelirlere sahiptir. Yönetim kurulu üyelikleri vardır, bunun dışında arabası, lojmanı ve başka imkanı vardır. Onların hiçbiri milletvekili maaşı hesaplamasında dikkate alınmıyor. Bordro maaşı alınıyor. O nedenle milletvekili maaşları bu skalada çok gerilere düşüyor. Bağımsız kurullarda görev yapan arkadaşların maaşları çok yüksek'' diye konuştu.
Toptan, ''TBMM Başkanlığı için kulislerde bazı isimler konuşuluyor. Salih Kapusuz ve başka kişilerin de adı geçiyor'' denilmesi üzerine, bütün milletvekillerinin aday olabileceğini, bu konuda Meclis İçtüzüğü ya da yasalarda bir engel bulunmadığını söyledi.




BİZE ULAŞIN