Polemikte ne Hitler kaldı ne Türk Marşı

MGK'nın açılıma destek veren bildirisinin ardından MHP lideri Devlet Bahçeli'nin sert eleştirilerine dün AK Parti Grup Başkanvekili Bozdağ aynı sertlikte yanıt verdi. "Hitler de milliyetçiliği bir noktaya götürdü ama kaybeden Almanya oldu" diyen Bozdağ'a MHP kurmayları "Zurnanın son deliği" dedi. CHP lideri Baykal ise basın toplantısında "Bu süreç Türkiye'yi çatışmaya götürür" yorumu yaptı

'Erciyes değil Ankara'da ulu'
AK Parti Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, MHP'nin, demokratik açılımı vatana ihanet olarak nitelemesine, aynı sertlikle yanıt verdi. Öcalan'ın idam kararının MHP'nin iktidar ortaklığında askıya alındığını hatırlatan Bozdağ, şu değerlendirmeleri ile dikkati çekti:
MHP, şehit cenazelerinde bindirilmiş kıtalarla kurt işareti yapmayı ve orayı adeta bir partinin propaganda alanına dönüştürmeyi siyasetinin ekseni mi kabul ediyor? Asıl ihanet kanın akmasını istemektir. Albayrağa sarılı şehit cenazeleri istememek ihanet değildir.
Öcalan'ın idam dosyasının Başbakanlık'ta bekletilme kararında Bahçeli'nin imzası var. İdam dosyasının yolunu kesen Bahçeli'dir. Millet size yalvardı mı asmayın diye? Asıl Amerikan projesi, bölücübaşının idamdan kurtulmasıydı, bu projenin taşeronluğunu da MHP yaptı.
Erciyes'te kurt olup, Ankara'da kuzu olmamak lazım. Orada uluyorsan Ankara'da da uluyacaksın, Meclis'in çatısı altında da uluyacaksın. Öyle yağma yok. Milletin yanında erkek Meclis'te ürkek tavrı benimsemedik.
Hitler de milliyetçiliği bir noktaya götürdü ama kaybeden Almanya oldu. Yugoslavya'da milliyetçilik başka boyutlara gitti, kaybeden Yugoslavya oldu.
Bahçeli, Türk milletini ve devletini küçük görme, bir yabancı parmağı arama kompleksinden vazgeçmeli. Hayatları talimatla, dizayn siyasetiyle geçenlerin bağımsız bir proje karşısında komplekse düşmeleri kadar normal bir şey olmaz.
20 Ekim 1991'de DYP ve SHP'nin milletvekili sayısı koalisyon kurmaya yetmiyordu, MHP destek verdi. SHP'de Ahmet Türk de vardı.
(Belge göstererek) Öcalan'ın idamının bekletilmesi dönemin liderlerinin ortak bildirisinde var. Ancak bu kararın, terör örgütünce Türkiye aleyhine kullanılmak istenilmesi halinde, erteleme süreci kesilerek infaz sürecine derhal geçilmesi hususu o bildiride yer alıyor. Bu durum, PKK'nın ilk ve son kez muhatap alınmasıdır.

'Bizi anlayacak zekâları yok'
AK PARTİ sözcüsünün açıklamaları üzerine MHP'de olağanüstü toplantı yapıldı. AK Parti'li Bekir Bozdağ'ı muhatap almamayı benimseyen MHP kurmayları, şu açıklamaları yaptı:
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural: "İt ürür kervan yürür." O gün MHP'nin de içinde olduğu hükümetin, uluslararası taahhütlerine uygun olarak hukuka uygun davranması ama süreç sonunda mutlaka infazının yapılması yönündeki kararlılığı mı suç? Başbakan, ABD'ye adamlar gönderip, 'sifonu çekmeyin' dedirtti. Nasıl ve kimlerce kullanıldığı görülüyor. Milleti 36 etnik gruba bölüp, milleti birbirine kırdırmak isteyen bu zihniyete geçit vermeyeceğiz.
MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı: Bozdağ'a yanıt vermeye değmez. Kendisi bu konuda bizim muhatabımız değil. Zurnanın son deliği. Bizi anlayacak zeka düzeyinde değiller. Bu açılım ülkeyi bölünmeye götürür.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır: Partisinin içine düştüğü ihanet çukurundan çıkmak için çırpınışlar sergiliyor. Bozdağ'ın iddialarını ciddiye almıyoruz, komik buluyoruz, boz bulanık hezeyanlar olarak değerlendiriyoruz. Biz, diyoruz ki Türkiye'nin sorunlarını bir etnik kimlik özelinde tartışmaya açarsanız, bulacağınız çözüm bu ülkeyi ayrıştırır, kan akmasına sebep olursunuz. Bu, ihanet olur. AKP, Sayın Başbakan başta olmak üzere, içine düştüğü ihanet çukurundan çıkış telaşı içerisinde etrafına çatmaktadır. MHP'ye laf söylemek için boz bulanık Bekir'in 2 defa değil, 12 defa düşünmesi gerekir. Kendisini uyarıyoruz. (Bozdağ'ın gösterdiği belge) Konu Abdullah Öcalan'ın asılması ise biz kendilerine teklif ediyoruz: Meclis'te 7 yıldır tek başına iktidarlar, buyursunlar assınlar. (Ankara'da ulumak sözü) Bu sözleri Bozdağ'a iade ediyorum.
MHP Bursa Milletvekili Hamit Homriş: Bozdağ Kürt açılımının ateşli savunucularından biri olarak öne çıktı. Kendisi bu fikirlerini herkesten önce milletvekili seçildiği Yozgat'taki vatandaşlarımıza anlatsın. Türk dünyasının başbuğu merhum Alparslan Türkeş'in de milletvekilliğini şerefle yaptığı Yozgatlılar bu açıklamaları merakla beklemektedir. Bütün Türk milleti gibi yiğit Yozgatlıların da kendisine duygu ve düşüncelerini gerektiği şekilde ileteceklerine hiç şüphe yoktur.

'Sürece kimse angaje olmasın'
CHP lideri Deniz Baykal Türkiye'nin ayrışma sürecine, çatışma ortamına sürüklendiğini savunduğu basın toplantısında şunları söyledi:
CHP olarak hangi limana demirleyeceğini, rotasını bilmediğimiz gemiye binmeyiz. Sürecin ucu açık, kapsamı belirsiz. 'Anaların gözyaşının dineceği, terörün sona ereceği, barış ortamının gerçekleşeceği' ifadesi aldatmaca.
ABD'deki Atlantik Konseyi isimli kuruluş 13-15 Nisan 2009 tarihinde Washington'da toplantı yaptı. Toplantıya, 14 Türk ve Iraklı siyasetçi katıldı. Türkiye'den giden kişiler, 'Anayasadaki Türklükle ilgili maddenin değiştirilmesini' önerdiler. Raporda, 'PKK üyelerine kademeli af çıkarılması, Ceza Kanunu'nun çeşitli maddelerinin kaldırılması' var. 'Ankara Öcalan ile görüşmeyi kabul etmeyebilir ama DTP'liler etkili muhatap olabilir' denildi.
Türkiye'de düğmeye basılmışcasına bir ay önce harekete geçilmesinin ve İçişleri Bakanı Atalay'ın işini gücünü bırakıp gece gündüz bu işle uğraşmaya yönelmesi bir tesadüf değil. Bunun altında Türkiye'ye yönelik bir yol haritasının uygulanması beklentisi vardır.
Süreç, ülkedeki ulusal beraberliğin, birliğin sarsılmaya başlamasına yol açtı.
MGK bildirisi, 'bu amaca yönelik çalışmaları destekliyoruz' diyor. Şimdi çalışmalar o amaca mı yönelik, başka amaca mı yönelik yarın hangi noktada ortaya çıkacak bunu kimse bilemez. Bilmeden o sürece angaje olmak yanlıştır. MGK'nın bütün üyeleri bu süreçten ne çıkacağını biliyor mu? 'Canım biz azınlıktayız, biz düşüncemizi söyledik' denilmiş olması yetmiyor. Kimse bu sürecin parçası haline gelmesin.
Terörle müzakere platformuna geçmeye başladıklarını görüyoruz. Süreç, 'herkesten görüş istiyoruz' diye kamufle ediliyor.
Yapılmakta olan belli bir etnik kimliğe siyasi, milli bir kimlik kazandırmak girişimidir.
Mozart, Türk marşını Viyana Kuşatması sırasında Türklerle karşı karşıya geldikten sonra yazdı. Farklı etnik unsurların tümüne Türk dedi.
Sürecin içinde şu projeler ortaya çıkacaktır: "Üniversitelerde ana dilde eğitim için kürsü kuralım. Milli Eğitim'e bağlı okullarda anadili öğretelim. Ana dilde eğitim yapalım." İşte bu Türkiye'yi ayrıştırma projesidir.

BİZE ULAŞIN