Açılım için gitti, eylemle karşılaştı

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, 'Demokratik Açılım' çalışmaları çerçevesinde Güneydoğu'daki sivil toplum örgütleri, esnaf ve halkla görüşmek, onların görüşlerini almak için Diyarbakır'a gitti. Ancak, terörist başı Abdullah Öcalan'ın 1998'te Suriye'den çıkmak zorunda kalışının yıldönümü nedeniyle kepenk kapatma eylemiyle karışlaşan Atalay, esnafla görüşmeyi programından çıkardı. Atalay, sivil toplum örgütleriyle görüşmesinde, yaşananların herkesin ortak sorunu olduğunu ve bu nedenle herkesin elini taşın altına koyması gerektiğini söyledi.

Hükümetin başlattığı 'Demokratik Açılım' çalışmalarını yürüten İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Güneydoğu'daki sivil toplum örgütleri ile görüşmek ve bu konuda onların da görüş ve önerilerini dinlemek üzere Diyarbakır'a geldi. Hafta sonunu bölgede bu yöndeki çalışmalarla geçirecek olan Bakan Atalay, dün sabah aralarında DTSO (Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası), İHD, Baro, Tabip Odası, Mazlum Der ile vakıfların bulunduğu 39 sivil toplum örgütünün temsilcisi ile bir araya gelerek kahvaltı yaptı.

Bakan Atalay, Diyarbakır'da bir otelde sivil toplum örgütleri temsilcileriyle kahvaltıda bir araya geldi.
Atalay, burada yaptığı konuşmada, bir süredir demokratik açılım konusunda yeni bir çalışmayı yürüttüklerini, AK Parti'nin hükümet olduğu günden beri ülkede demokrasinin standartlarının yükselmesi, demokrasinin derinleştirilmesi yönünde hep ileri adımlar attıklarını kaydederek, şunları söyledi:
''Burada inisiyatif kullandık. Bu konuda Meclisin de büyük desteğini aldık. Yürüttüğümüz çalışma da, bizim ta başından beri yaptığımız çalışmaların, Türkiye'deki gelişmelerin bir başka safhası, devamı, ama bunu, biraz daha bir ivme olarak değerlendiriyoruz. Belki daha ileri bir adım, daha ileri kardeşlik atmosferini geliştirme çalışması olarak niteleyebiliriz.Çalışmadan mümkün olabildiğince toplumun her kesiminin görüşünü ve katılımını almaya çalışıyoruz. Başbakan ve hükümetimiz bu çalışmanın koordinasyonunu bana verdi. Ben de mümkün olabildiğince bugüne kadar yapılan çalışmaları ve değerlendirmeleri gözden geçirdim. Büyük bir ekiple bunları çalışıyoruz.Türkiye'de bugüne kadar kim ne demiş, nereye gelmişiz, bunları değerlendiriyoruz, hem de herkesin görüşünü almaya çalışıyoruz. Türkiye'nin her kesiminden özel bu konuda görüşü olan uzmanların görüşünü alıyoruz. Bu çerçevede başta Diyarbakır ve bölgede bazı şehirlere gideceğiz. Burada sivil toplum kuruluşlarını, vatandaşları, cadde ve sokaklarda vatandaşları ziyaret edeceğim ve onların görüşünü almaya çalışacağım.''

''GELİN BUNLARI BİTİRELİM''

Atalay, geniş bir mutabakatı aradıklarını ifade ederek, Hükümet olarak bunun inisiyatifini yürüttüklerini ve sorumluluğun kendilerine düştüğünü söyledi.Kararlı olduklarını ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da çeşitli açıklamalarında bunun görüldüğünü vurgulayan Atalay, çok detaylı, çok kapsamlı, hiç bir ayrıntıyı ihmal etmeyen bir titizlik içinde çalışma yürüttüklerini ifade etti.Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Samimi, kararlı ve cesaretli bir çalışma. Biz hükümet olarak bu kararlılığımızı ortaya koyuyoruz, ama bunun devamında da bir çağrı yapıyoruz; gelin, herkes bu taşın altına elini koysun. Bu sadece AK Parti ya da bizim hükümetimizin sorunu değil, bu, ülkemizde yaşayan herkesin sorunu, her kuruluş ve partinin sorunu. Siyasi partiler, düşünen insanlar, sivil toplum kuruluşları, hükümetler ve tabii neticede en tepede TBMM, bu sorunla ilgilenmeyecek bunu masaya yatırmayacak da neyle ilgilenecek? İçinde kan, gözyaşı, huzursuzluk, kavga, korku ve endişe olan bir konuyu masaya yatırmayacak da neyi görüşecek?
Gelin bunları bitirelim. Herkese sorumluluk düşüyor. Tabii sizlere çok sorumluluk düşüyor. Aklı başında makul, düşünen herkese sorumluluk düşüyor. Biz de bu çağrıyı yapıyoruz.''

''İNSANIMIZ ARTIK HUZURU ÖZLÜYOR''

Atalay, AK Parti ve hükümet olarak hiç bir geri plan ve hedeflerinin olmadığını, Türkiye'de hep beraber bütün özgürlüklerle, kardeşçe, huzurla yaşanmasını istediklerini ifade ederek, bu ülkenin güzel ve zengin olduğunu, herkese yeteceğini belirtti.

''İnsanımız artık huzuru özlüyor, normal hayat istiyor. Özellikle bölgemiz, 'yatırım gelsin, işsizlik azalsın' istiyor'' diyen Atalay, kamu, devlet ve hükümet olarak elden gelen her şeyin yapıldığını ifade etti.
Kırsal kalkınma, bölge kalkınması ve insanların daha rahat yaşaması için hükümet olarak ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını, ancak güvenlik sorunu nedeniyle özel yatırımı çekemediklerini dile getiren Atalay, şunları kaydetti:

''İsterseniz her teşviki verin. Biz bu konuları arkadaşlarımızla uzun uzun çalıştık, bu süreç içerisinde. Ekonomiden sorumlu ekiple bu boyutları da çalışıyoruz. Ama hangi tedbiri alırsanız alın güvenlik konusunda endişeler çözülmedikçe özel yatırımı getiremiyorsunuz. Ama arkadaşlarımız şunu da ekliyor: Şu anda Türkiye'nin pek çok kesimi, bir kısmı yatırıma doymuş, bir kısmında da yatırım şartları biraz daha ağır. Ama bölgemiz, özellikle Güneydoğu yatırım için en uygun ve cazip bölge. İklimi, suyu, teşviki, iş gücü, çevreye ihracat potansiyeli, enerji kaynaklarına yakınlığıyla en fazla yatırım çekecek bölge, ama tek eksiği güvenlik.Biz bunları sağlamak istiyoruz. Ülkemizin her köşesinde vatandaşlarımız huzurla, kardeşlik ve dayanışma içerisinde makul bir gelirle çoluk çocuğuyla rahatça yaşasın istiyoruz.''

''İÇERDEKİ SORUNLARIMIZI ÇÖZERSEK DAHA ÇOK BÜYÜYECEĞİZ''

Atalay, Türkiye'nin giderek büyüdüğünü, bunu siyasi bir ifade olarak kullanmadığını, bütün boyutları ve içinde hissederek samimiyetle söylediğini belirterek, Türkiye'nin güçlü, uluslararası kanalda giderek sözünün değeri, gücü ve önemi artan bir ülke olduğunu anlattı.

Türkiye'nin uluslararası alanda güçlü bir aktör olduğunu, daha birkaç gün önce dünyanın bütün finans çevrelerinin katıldığı bir toplantıyı yaptıklarını aktaran Atalay, ''Türkiye böyle bir ülke. Bir bakıyorsunuz genç, dinamik Başbakanımız dünyanın en ileri ülkelerinin karar mekanizmaları olan G-20'ler içinde, bir bakıyorsunuz Birleşmiş Milletler'de önemli bir konuşma yapıyor. Biz işte böyle bir liderlikle, öyle bir ülke haline geliyoruz. Bunun kıymetini bilelim. İçerdeki sorunlarımızı çözersek daha çok büyüyeceğiz'' dedi.

İKİ ANA HEDEF

Demokratik açılım çalışmalarında ''iki özel ana hedef'' bulunduğunu bildiren İçişleri Bakanı Beşir Atalay, şöyle konuştu:''Türkiye'de terör bitsin, terör endişesi ve korkusu kalmasın. Bunun için atılacak adımları atıyoruz. Bunun pek çok boyutu var. Diplomatik ve bölge ülkeleriyle görüşmeler var. Önümüzdeki hafta yoğun bir şekilde böyle geçecek. Dış seyahatler ve toplantılar var. Hepsiyle yoğun irtibatlarımız var. Bunun içinde Kuzey Irak da dahil. İçeride ise demokrasi şemsiyesinin genişlemesi... Türkiye daha açık bir toplum oldu. Türkiye herkesin daha özgür, insan haklarının giderek genişlediği bir ülke oldu. Bu 7 yılda çok adımlar atıldı. Buna yeni halkalar ekleniyor.

Biz bunun için paket falan düşünmüyoruz, 7 yıl önce başlattığımız sürecinin bir devamı olarak düşünüyoruz. Bu süreç devam ediyor. Bu yeni bir ivme. Gelişen psikolojiyi daha iyi değerlendirmek ve daha ileri adımlar atmak istiyoruz, ama burada yoğun bir desteğe ihtiyacımız var. Sizlerin, bütün vatandaşların, bölge insanının, bütün siyasi partilerimizin ve tabii Meclisimiz. Biz bu konuyu 2 kademede büyük destek arayarak sürdürmek istiyoruz: Milletin desteği; millet mihenk taşı, millet dayanağımız. İki, milletin temsilcisi olan Meclis. Meclis bunda çatı olacak. Konuyu orada değerlendireceğiz. Meclisin desteğini istiyoruz.Bu süreci hiçbir esneme, aksama olmadan büyük bir titizlikle her safhasında Başbakanımızın başkanlığında sürekli değerlendirerek geniş bir ekiple benim koordinasyonumda değişik kesimlerle iyi analizler yaparak yürütüyoruz. Bundan emin olun. Bu yürüyor ve yürüyecek inşallah. Bu kararlılığı siz görün ve buna destek verin. Bizim talebimiz bu. Toplantıda sizin görüşlerinizi de dinleyeceğim.''

Atalay, çalışmada basının desteğini gördüklerini belirterek, özellikle yerel basına biraz da vurgu yaparak bu konuda destek istediklerini sözlerine ekledi.Toplantı daha sonra basına kapalı devam etti.

BİZE ULAŞIN